Bu gün Kıbrıslı Türklerin söyleyişiyle
Saman Bahça mahallesindeyiz.
Kıbrıs' kültürünü anlamak ve en iyi yansıtan yerlerden biri.
Samanbahçe, Lefkoşa'nın tarihi Suriçi bölgesinde, Girne Kapısı yakınlarında.
Lefkoşa’daki ilk sosyal konut yapıları.
Bitişik nizamdaki 72 adet konut.
1917 – 1955 yılları arasında
Evkaf İdaresi tarafından inşa edilmiş.


KIBRIS TARİHİ
Kıbrıs, tarih içinde elden ele geçmiştir.
1571 yılından itibaren Kıbrıs
300 yıl Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetindedir.
Ne var ki savaşlar ve yıkımlar Osmanlı’yı sallamaktadır.
Savaşlar sonucunda bozulan ekonomiyi düzeltmek amacıyla, 1878 yılında
Britanya İmparatorluğu'na kiralanır.
300 yıl boyunca adada huzur içinde yaşayan
Türk toplumu adanın Britanyalılara devri ile birlikte sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda arka plana atılır.
Bir anda ülke yönetiminde azınlık durumuna düşerler.
Bunun sonucunda Türk toplumunu giderek fakirleşir ve halkın morali bozulmaya başlar.
Bozulan morallerin düzeltilmesi için yeni projeler gündeme gelir.
SAMANBAHÇE EVLERİ
Samanbahçe Evleri, 19. yüzyılda nüfusun hızla artması sonucunda, maddi durumu elverişli olmayanlar için tamamlanmış bir toplu konut projesidir.
Bu açıdan bakıldığında,
Kıbrıs'taki ilk sosyal konut örneğidir.
Samanbahçe evleri inşa edilmeden önce alanda
Şaban Paşa'ya ait olan ve tarihi Suriçi bölgesinde yaşayan vatandaşların sebze ve meyve ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılan bir bahçe yer almaktadır.
1905 yılında Evkaf ile Belediye arasında bir sözleşme imzalanır ve alan büyükbaş hayvan pazarı olarak kullanılmaya başlanır.
Dönemin en zengin kurumlarından olan
Vakıflar İdaresi, Samanbahçe projesini hazırlar.
Osmanlıların Kıbrıs'tan çıkışının 20. yılında,
1918-1925 yılları arasında projenin temelini atar.
Yüzlerce fakir Türk insanına ev sahipliği yapacak olan bu proje, vakıf felsefesinin en güzel örneklerinden birini teşkil eder.
Bu dönemde konut ihtiyacının artması nedeniyle konutların inşasına başlanır.
Konutlar, maddi durumu yetersiz vatandaşlar için bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında inşa edilir.
Bu nedenle, bu konutlarda yaşayanlardan cüzi miktarda kira alınması kararlaştırılır.
Bu yönüyle, şehir planlamasının ilk örneğini teşkil eder.
Eşit parsel büyüklüğüne sahip
Samanbahçe evleri birbirine bitişiktir.
Her bir ev birbirinin kopyası olacak şekilde tasarlanmıştır ve 85 m2'lik bir alan kaplar.
Kerpiç kullanılarak inşa edilen
Samanbahçe evlerinin kapıları ve pencereleri Osmanlı rengi olan yeşile boyanmıştır.
Evlerin çatıları ahşap kirişler ve hasır kullanıldığı altında, geleneksel yuvarlak çinilerle kaplanmıştır.
Her bir evin sofaya açılan 2 odası ve küçük birer iç avlusu bulunur.
Samanbahçe evlerinin bazılarında sarı taştan söveler bulunur.
Söve kilit taşında ise evin kapı numarası
Osmanlı Türkçesi olarak yazılıdır.
Sitenin ortasında, konutların su ihtiyacının karşılanması için inşa edilmiş altıgen planlı ve kubbeli bir çeşme bulunur.
Uzun yıllar Samanbahçe mahallesinde ki çeşme, bugün suyu akmasada sosyalleşme ve eğlencenin bir sembolüdür.

“Çeşme” ve “Çeşmebaşı” geleneksel kültür içinde kadınların günlük yaşantısının ev ve çevresinden bir an için uzaklaşıp konum komşu ile karşılaştığı, görüştüğü fısıldaştığı mekanlardır.
Mahallenin içinde yedi sokak bulunur.
Bu sokaklara Osmanlı tarihinden isimler verilmiştir
(İbni Sina, Piri Reis, Şaban Paşa, Fevzi Çakmak Paşa gibi).

Mekânlar insanlar için her şeydir.
İnsan yaşadığı evler, sokaklar, caddeler, çeşmelerde zamanla hatıralar biriktirir.
Bu hatıralar hayatında büyük anlam kazanır.
Artık mekanlar, sıradan olmaktan çıkıp kendinden bir parça hâline dönüşür.
Bu nedenle insanlar eskiden beri anlam kazanan, anıların biriktiği bu mekandan kopamamışlar.
Selam olsun SAMANBAHÇA mahallesine!
Next