*Batman Çayı havzasında bugüne kadar kaderine terk edilen ve belki de kazı yapılmayan tek eski yerleşim yerlerinden biri de Elmedina’dır. Aslında Elmedina’yı diğer batık/kayıp şehirlerden ayıran çok daha önemli bir yönü vardır. Neden diye sorulursa? Genellikle batık ve kayıp şehirler çok eski zamanlarda yitmiş olduğu için, himayelerini bir efsane gibi bir efsane gibi dinleriz, okuruz. Elmedina dün gibi kaybolan bir şehir ve tanıklarından hala yaşayanların olduğunu biliyoruz. Batman Çayı’nın haritadan sildiği Elmedina ve çevresinde bugüne kadar tek bir kazı yapılmamış... Xıncıka-Diktepe Köyü’nün hemen karşısındaki tarihi ‘Kale-i Şadiyan’ tepesinde halen eski yapıların temellerini görebilmek mümkün…

*Elmedina hiçbir Batmanlı için ‘efsane’ değil. Bir yakınını kaybetmiş gibi hüzün veren yakın bir gerçektir. Elmedina’nın kalıntılarının gün yüzüne çıkarılıp bugünle tanıştırmanın da çok önemli olduğunu yazmaya gerek olmadığına yazmaya gerek olmadığına inanıyoruz. Buradan yetkililere seslenmiş olalım. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nün son yıllardaki çalışmalarının takdire şayan olduğunu ayrıca belirtmeyi de görev biliyoruz. Aynı şekilde ilgilerini de beklediğimizi de not edelim. Ne yazık ki biz burnumuzun dibindeki Elmedina ve çevresindeki tarihten yoksunuz ve bu yoksunluğun olması üzücü…

ŞEHİR ANLAMINA GELEN ELMEDİNA

Batman’ın çekirdeği olan İluh, 1926’ya kadar Batman Çayı yatağındaki Elmedina’ya bağlı 14 haneli küçük bir köymüş.

Aslında petrol şehrinin çekirdeği olan ‘İluh’un tarihi Sümerlere kadar uzanıyor.

Diyarbakır Salnamelerinde eskiden İlçe olan Beşiri-Rıdvan Köyü’ne bağlı Kale-i Şadiyan tepelerindeki küçük yerleşim birimleri de Elmedina’ya bağlıymış.

Xıncıka-Diktepe’nin hemen karşısındaki tarihi höyüğün zirvesinde ise eski dönemlerden kalma binaların temellerini görmek de mümkün.

Bu son antik yerleşim birimi 1500’lü yılların başına kadar Osmanlı’nın belgelerinde de yer alıyor.

Elmedina’ya bağlı Kale-i Şadiyan tepesinde oturanlar, yılda 500 akçe vergi veren bir yerleşim birimiymiş.

Burada oturanlar, bir zamanlar o bölgenin elit tabakası sayılırmış.

Osmanlı’nın ilk döneminde eski Diyarbakır’ın adı olan Amid’e bağlı Elmedina’nın bir diğer ismi olan ‘Beşiri-Sağir’, ‘Beşeri’ ve ‘Beşiri’  isimleri de dikkat çekiyor.

14. Yüzyılın çeyreğine kadar uzanan ve zaman içinde ‘nahiye’ ile ‘kaza’ halini alan Beşiri’nin adını taşıyan başka yerleşim birimlerinin de olabileceğini 13. Yüzyılın coğrafyacısı Yakut El-Hamavi de anlatıyor.

Kısacası burnumuzun dibinde çok önemli bir tarih var ama bu zengin tarihin farkında değiliz.

Batman için hep ‘genç şehir’ tabiri kullanılır, aslında genç olmadığı gün yüzüne çıkan eserlerden anlamak mümkündür.

Gün yüzüne çıkan her eserin dünü yakınlaştırdığı için gelecek nesillerin uzak ve yakın tarihlerini öğrenme ve geçmişlerine sarınma olanağı yaratır.

Bu konuda emeği geçecek olan herkese önceden teşekkür minnet ve teşekkürlerimizi iletmiş olalım.

500 YILLIK DEĞİRMEN TAŞI

Batman Çayı yatağındaki yerleşim birimlerinde halen Elmedina’nın bazı bulgularını görebilmek mümkün.

Geçenlerde yolumuzun düştüğü Xıncıka, bir diğer adı Diktepe’de nereden bakılırsa; 500 yıllık bir değirmen taşını evinin bahçesinde koruyan bir köy sakinine rastladık.

Değirmen taşının üst oynarı yıllara meydan okuyor.

80 ile 100 Yaşları arasındaki yaşlılar, Elmedina’nın dününe dair öykülerini, yaşam hikayelerini anlatıyor.

1900’lü Yılların başında Elmedina’nın ilk Kaymakamı Süleyman efendiymiş.

Mal Müdürü ise Mustafa Şevki, Müftü Abdülkerim Efendi, Tahrirat Katibi ise Ali Galip efendiymiş.

Kaza İdare Meclisi’ne ise bakın?

İdare heyeti şöyle oluşmuş;

“Reis Kaymakam efendi. Diğer üyeler; Naib, Müftü, Mal Müdürü, Tahrirat Katibi Hacı Reşit Ağa, Mustafa Ağa, Reşo Ağa ve Oso Ağa…

Mal Kalemi ise Mal Müdür Muavini ve Vergi Katibi, Ahmet Hulusi efendiymiş.

Nüfus Kalemi Memurları Abdulkadir Hakkı Efendi ve Katip Mustafa Zihni efendiymiş.

Tapu dairesinden sorumlu Katip ise Mahmut Zeki’ymiş.

Elmedina’da 3 polis görev yapıyormuş.

Komiser Tevfik efendi, polis memurları; Halit ve Zülfikar efendi… Tahsildarlar ise Tahsildar başı Mustafa efendi, Suavi Tahsildarı; Yusuf, Sait, Mehmet, Nuri ve Piyade Tahsildarı ise İsmail efendiymiş.

Bu kadar bilgiyi günümüze taşıyan insanların hala yaşıyor olması ne kadar etkileyici değil mi?

Onlara daha uzun ve olabildiğince sağlıklı bir yaşam dileyelim.

Kısaca; önce nahiye sonra ‘ilçe’ olan Elmedina’nın büyük bir talihsizliği ise 1926 yılındaki ‘sel’ felaketine kurban gitmesiymiş.

Batman Çayı taşınca Elmedina da yok olmuş.

Elmedina günümüzde yok ama onun bize geride bıraktığı izleri halen var.

İşte bu izlerden biri de 500 yıllık değirmen taşının üst oynarı.

***

AK PARTİ’DE KİM İL BAŞKANI OLACAK?

Batman’ın siyasetine 1984 ile 2024 Yılları arasında damga vuran eski Belediye Başkanı ve Milletvekili Ataullah Hamidi aramızdan ayrılalı 4 ay 14 gün oldu.

Kim ne derse desin Hamidi, Batman’ın siyasetine yön veren saygın bir simaydı.

35-40 Yıl öncesinin siyasetçileri aramızdan ayrıldı.

Siyasette de boşluk oluştu.

Batman siyasetinde iz bırakan ve siyasete yön veren o eski simalar da kalmadı artık.

Aktif siyasetten uzaklaşan uzaklaşana.

31 Mart yerel seçimlerinde iktidar partisinin Batman’da üçüncü parti olmasının birçok nedeni konuşuldu, tartışıldı.

Son dönemlerde Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, bunun nedenlerini araştırıyor, masaya yatırıyor.

Neredeyse 2 aya yakın bir süredir AK Parti de İl Başkanlığına kimin atanacağı konuşuluyor.

Hemen her gün bir isimden söz ediliyor.

Ortaya atılan her ismi bu sütunda dillendirmenin gereği yok.

Adı İl Başkanlığı için geçen bazı simalar son günlerde Batman-Ankara arasında mekik dokuyor.

Hatta bazı simalar, Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’nu ziyaret ederek destek istiyor.

Şu ana kadar üzerinde durulan bir isim yok.

AK Parti İl Başkanlığına sürpriz bir isim de gelebilir.

Bu hafta içi ya da bu ay sonuna kadar İl Başkanlığı ataması yapılacak gibi.

Özetle; siyasetteki gelişmeleri de izlemeye devam ediyoruz.

Bu izlemenin, magazin haberleri izlemek yerine ‘duyurulur’ olması gerektiğini belirtelim.

Tarihi değerlerimizin siyaset ve diğer güncel olaylara fide edilmeden korunup gün yüzüne çıkarılması hepimizin beklentisi ve dileği olduğunu buradan yetkililere bildirmekten beis görmüyoruz ve Gothe’nin tarihe önemini belirten “Üç bin yıllık tarihi bilmeyenler, günü birlik yaşıyor!” sözünü hatırlatarak yazımızı bitirelim.

Sağlıkla kalın.