Batman ovası Allah’ın bize bahşettiği en değerli hazinedir… ‘Toprak Ana’ diye anıldı yüz yüz yıllarca. Beslediği ve büyüttüğü için ‘ana’ denilmiş. Batman’ın çevresinde o eski verimli arazilerde gördüğümüz manzarayı, o anayı da katlettiğimizi düşünüyoruz. Beton döküldüğü her araziyi bir daha yeşermemek üzere kurutuyor.
Batman, petrolü kadar bir zamanlar tarımıyla da bilinen şehirdi. Birkaç yıldır şehrin çeperinde kalan İrmi, kanatlı, Korik, Tilmeç ve İkiztepe-Gırbereşik gibi eski köyler, günümüzde mahalle oldu.Şimdi de ‘mahalle’ olmak isteyen Binatlı-Bileyder, petrolün başkentinin imarının içine girmek istiyor...
BETON ÇILGINLIĞI
Beton, bir veba gibi yayılıyor.
Veba bulaştığı yere ya ölüm ya da kalıcı hasar bıraktığı herkesin malumu.
Beton vebası hiçbir salgına benzemiyor, döküldüğü her araziyi bir daha yeşermemek üzere kurutuyor.
Bu duruma bir isim verilirse; “betonuntoprağıkatletmesi” olur.
‘Toprak Ana’ diye anıldı yüz yıllarca. Beslediği ve büyüttüğü için ‘ana’ denilmiş, bugün gördüğümüz manzarayı, o anayı da katlettiğimizi düşünüyoruz.
Batman Ovası Allah’ın bize bahşettiği en değerli hazinedir.
Araziye çıktığımızda bu hazinenin de nasıl katledildiğine şahit oluyoruz.
Peş peşe, ard ardına yükselen binaları gördüğümüzde gelecek umudumuzu yitiriyoruz.
Beton çılgınlığı çağında yaşıyormuşuz gibi bir hisse kapılıyoruz.
Her gün geç olmadan, günün birinde, oturup düşünecek miyiz acaba?
Beton soğukluğu bizleri korkutmayacak mı?
O zaman beklemek yerine; hemen şimdi oturup yeni kararlar alarak, ‘toprak katliamının’ önüne geçebiliriz;
Henüz geç değil!
Serbest piyasa ekonomisinin olduğu çağda yaşıyoruz.
İnsanların daha yüksek karların, hesabını yapmalarını anlayabiliyoruz.
Fakat bunun bir sınırın olması gerektiğini belirtmek istiyoruz.
Şehir planlaması, en ince ayrıntısına kadar düşünerek yapılması gereken ve birçok nesli ilgilendiren bir konu olması itibariyle kuyumcu terazisi hassasiyeti ile adımların atılması gerekmekte.

BATMAN’IN ÇEKİM GÜCÜ
Defalarca yazdık, tekrar yazmakta beis görmüyoruz;
Kentsel dönüşüm bu şehrin en acil sorunudur.
Bu sorunun çözümü aynı zamanda tarım arazilerimizin bir çoğunu da kurtaracaktır.
Eminiz ki, kurumlar ve yöneticiler bunun bilincindedir.
Batman’ın çekim gücü her geçen yıl artmakta.
Haliyle bu çekim şehrin fiziki büyümesini de beraberinde getirecektir.
Yeni binalara da ihtiyaç da aynı oranda artacaktır.
Lakin bu konut ihtiyacı, verimli tarım arazilerini katlederek giderilmemeli.
Batman’ın yakın yerlerinde dağlık, kayalık araziler vardır.
Uydu kentlerin yerinin belirlendiği kayalık bölgeler ‘konut alanı’ olmalı.
Bu sağlam zeminde binalar inşa etmek hem güvenli olacak hem de tarım arazilerimiz geç de olsa bizlere kalacak.
Umarız, bu yazımız ilgili kurum yöneticilerin dikkatini çeker.
Ve farklı kararlar almalarına olanak sağlar.
OVA BETONA DÖNÜŞTÜ
Batman'ın eski köyleri olan, yukarıda saydığımız yerleşim birimlerinin eski manzaraları hafızamızdaki yerini koruyor.
Ülkenin ilk rafinerisi kurulduğunda Batman ovası, Konya’nın ovasından farksız değildi.
Dün Aydınkonak, bir diğer adıyla Korik semtindeydik.
30-40 Yıl öncesinden söz etmiyoruz.
Daha 3-4 yıl öncesinde Korik ile Tilmeç mahalleleri arasında 40 ile 50 arasında besi çiftliği vardı. O bölgeden geçerken ahır ve besi çiftliklerinin yerini çok katlı konut sitelerinin aldığını gördük.
‘Son altı ayda nasıl bu kadar bina yapılmış’ dedik kendi kendimize.
40 Metre genişliğindeki yeni yolun, etrafında yükselen yeni binalar vardı.
Oysa bu bölgede birkaç ay öncesine kadar besi çiftlikleri bulunuyordu.
Keşke o verimli arazileri koruyabilseydik.
Bu şehrin eski mahallelerinde ‘yerinde kentsel dönüşüm’ olabilseydi.
O verimli araziler betonlaşmasaydı.
OVAYI KORUMAK DA BİR GÖREVDİR
Batman hızla büyüyor, gelişiyor.
Bu iyi, güzel ama bir o kadar da bin yılda oluşmayacak kadar verimli arazileri ne yazık ki beton alanlara terk ediyoruz.
Batman'ı anlamak için yalnızca cadde güzergahlarına ve yeni yapılara bakmak yetmez.
Bu şehrin ovasında çiftçinin izleri, emeği vardır.
Yoksulluğun içinde umudun büyüdüğü, farklı hayat hikayelerinden gelen insanların ekip biçtiği o tarım alanlarının çoğu neredeyse betonlaştı.
Batman’ın eski köyleri ile günümüzün yerleşim birimlerinin manzarasını mukayese etmek…Yalnızca geçmişi hatırlamak değil, aynı zamanda geleceğe karşı sorumluluğumuzu bilmektir.
Bu ovanın verimli topraklarını korumak da bir görevdir.
Şehir hızla büyürken bir gerçeği de hatırlayalım:
Ova tamamen elden gitmesin.
Bir zamanlar hububatın boy attığı Batman’ın ovasındaki verimli arazileri gelecek nesillere karşı taşıdığımız ortak sorumluluğun bilincinde olalım.
Sağlıkla kalın, Batman Çağdaş'la kalın…
Next