Batman'ın geleceğini yazarken, 100 yıl önce Batman Çayı'nın haritadan sildiği El Medina'nın bulunduğu bölgede örnek projelerin de hayata geçirildiğini yazıyoruz. Elbette şehrin planlı büyümesine, istihdam yaratmasına ve katma değer üretmesine hep destek verdik, vermeye de devam edeceğiz…

Bu şehrin nefes alma koridorunun Batman Çayı olduğunu söyledik. Bıkmadan usanmadan bu gerçeğin altını çizdik. Batman Çayı yeni projelerle şekilleniyor. 30-40 Yıl önce hayal ettiğimiz bazı projelerin geç de olsa hayata geçirilmesi, şehir adına kuşkusuz sevindiricidir.

ANTİK KÖKENLERİ OLAN ŞEHİRİZ

Batman’ın yeni bir şehir olduğu yazılar hep bizler yazdık.

Tarih sayfalarında şehrimizin coğrafi sınırlarına baktığımızda; hiç de yeni bir şehir olmadığı görülmekte.

Tarihte etkin olan MED, SELEUKOS, PART ve PERS imparatorluğun savaştığı meydanlardan biri olması, şehrimizin antik kökenleri hakkında önemli bilgiler içermekte.

Koca imparatorlukların uğrak yeri olması şehrimizi tarih sahnesine çıkarmakta.

Batman Çayı tarih sayfalarında ‘Nimfiyus’ nehri olarak okumak bir hayli heyecanlandırdı bizi.

Batman Çayı’nın tarihi önemde bir nehir olduğunu öğrenmek ayrıca etkiliydi.

Tabii bu nehir/çay ile ilgili detayları tarihçilere bırakmak üzere buraya kısa bir not olarak eklemiş olalım.

Batman Çayı üzerindeki antik Roma döneminden kalma ‘Perpıra Köprüsü’nün tarihsel değerinin olduğu tartışma götürmez. Yakın zamanda Sırbistan-Romanya sınırında Tuna nehri üzerinde kurulmuş olan TRAJAN Köprüsü’nün açığa çıkan ayaklarının önemi bize PERPIRA Köprüsü’nün değerini hatırlattı.

Son birkaç yıldır Batman Valiliği’nin yaptığı tarihsel değerdeki çalışmalarla da Batman Çayı’nın çevresinin hak ettiği değeri bulacağına inanıyoruz.

ABD’Lİ ÜNLÜ ARKEOLOG KEŞFETMİŞTİ

Bizlere hüzün veren ‘El Medina’ ismi, bu projelerle biraz da olsa sevinç verecektir.

Böylece antik çağdan günümüze kadar zamanlar da birleşmiş olacak.

Perpıra için düşünülen ahşap yürüyüş köprüsünün bitmesiyle antik çağdan günümüze doğru yürüyüş yapacağız adeta.

Suyun fiziksel hayat veren özelliği, bu projelerin bitmesi durumunda sosyal hayat vermiş olacak.

Her zaman yazdığımız gibi tekrar yazarak hatırlatalım;

Kenarından ortasından akarsu geçen şehirler şanslı şehirlerdir.

Bu şansı sonuna kadar kullanmalıyız. Bu projelere öncülük eden, uygulayan yöneticiler ile emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.

Bu konuda teşvik edici olması adına olarak ‘Gıre Migro’da var olduğu düşünülen zamanın ibadethanesinin gün yüzüne çıkarılması çalışmasının da bir an önce yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu konuda gerekirse; tarih bölümü akademisyenleri, arkeologları, Batman’a bir an önce davet edip tarihsel bilgiler ışığında çalışmalar yapılmasının çok sağlıklı olacağına inanıyoruz.

Yapay zeka çağındayız artık; hiçbir bilgi ve eser toprağın altında kalmamalı.

Nasıl ki meraklı bir arkeolog olan Michael Rosenberg, Perpıra Köprüsünün varlığını keşfetti.

Diğer tüm eserlere örnek olması bakımından bu keşif çok önemli bir ilham kaynağı olmalıdır.

Perpıra Köprüsü (4)

ŞEHİR BU PROJELERİ HAK EDİYOR

Nereden bakarsanız bakın, 100 yıl önce Batman Çayı yatağında şirin bir kent vardı.

Bu kent, o dönemde adını dikim evi atölyeleriyle duyurmuştu.

Şimdiki tekstilin merkezi gibi o zamanlar da El Medina, Diyarbakır'ın dikim evi olan belki de tek ilçesiydi.

Diyarbakır'ın 22. ilçesi El Medina, idi… Batman Çayı kıyısında ürettiği giyimlerle bölgede isim yapmıştı. Suriye-Şam'dan getirilen ipek kumaşlar burada işlenip Diyarbakır'a ulaştırılırdı.

Nereden nereye?

Aradan bir asır geçmiş ve Batman, hem tekstille hem de diğer sektörlerle artık kabuğuna sığmayan büyük bir kent olmuş.

Tabii ki şehir büyüyünce ihtiyaçlar da artıyor.

Geçenlerde konuk olduğumuz Batman Çayı kıyısında, Kocalar Köyü'nün bitişiğindeki organize tarım bölgesinin ilk etapta 1.100 dönümlük alanı kapsayan projesinin ayrıntılarını yazmıştık.

O projenin detaylarını tekrar yazmanın gereği yok.

Fakat Batman Çayı kıyısında, El Medina'nın 100 yıl önceki ruhu yeniden yaşatılıyor adeta.

Batman Çayı’nda yaklaşık 30 kilometre uzunluğunda kanalın uzandığı kıyı şeridinde tarih de kokuyor.

Perpıra Köprüsü'ne geçenlerde konuk olduğumuzda; arkeolog ve geleceğin mimarlarıyla sohbet etme fırsatımız olmuştu.

TARİH, SU VE GEÇMİŞTEN KALAN

Batman'ın il sınırlarında müthiş bir tablo var.

Batman Çayı'nın aktığı deltaya bakın? Malabadi Köprüsü ve birkaç kilometre ötesindeki Perpıra Köprüsü, tarihin ne kadar zengin olduğunu gözler önüne seriyor.

Diyarbakır Dicle Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğrencileri tarihin ortasında ders işledi.

Prof. Dr. Meral Halifeoğlu, öğrencilerine Perpıra ve Malabadi köprülerinden kesitler anlatıyordu.

Kültür ve Turizm İl Müdürü İhsan Aslanlı da Perpıra Köprüsü'nü yeniden ayağa kaldırmaya yönelik restorasyon projesini detaylarıyla paylaşıyordu.

Düşünün, komşu Diyarbakır tarihi dokusuyla Batman'ın çok daha önünde.

Ancak öyle önemli eserler var ki… Unutulmuş ve bir kenara bırakılmış o eserlerin hikayeleri yeniden yazılıyor…

Batman henüz ‘ ilçe’ konumundayken, 1988-1990 yılları arasında ABD'li arkeolog Michael Rosenberg'in keşfettiği Perpıra Köprüsü'nün 51 ayağı artık tespit edilmiş durumda.

Bu köprünün yeniden ayağa kaldırılmasına yönelik başlatılan restorasyon çalışmaları yalnızca bizi değil, komşu illeri bile umutlandırmış.

Batman Çayı kıyısında umut veren projelerin yanı sıra tarihi dokunun yeniden canlandırılmasına yönelik çalışmalar da çok ama çok önemli.

Malabadi Köprüsü biliniyor ama bilinmeyen köprü Perpıra Köprüsü'ydü.

1 Kilometre uzunluğundaki bu köprünün 10 ayağının restorasyonu tamam gibi…

Şimdi sıra köprünün diğer ayaklarında.

Elbette Batman'da bazı örnek projeleri hayata geçirmek kolay olmuyor.

Ancak bizim için en önemlisi, tarihi dokunun korunması ve gelecek kuşaklara bu eserlerin aktarılmasıdır.

Sağlıkla kalın, Batman Çağdaş’la kalın…