Nereden nereye evrildi telefon teknolojisi.
Geçenlerde evi düzenlerken tam 30 yıllık bir Walkman.
Kitaplar arasında sıkışıp kalmış.
Oğluma doğum günü hediyesi idi.
Gençliğimizin elektronik aletleri,
Ateriler, Walkmanler,
Diskmenler çoktan müzelik.
Bilişim çağı,bilgi çağındayız.
Uzaktan çevrimiçi çalışma,
her şey parmakların ucunda ve ekranda.
Bu hıza ancak gençler yetişebilir.
Daha okuma yazma bile bilmeyen torunlar.
Zamane çocukları.
Sosyal medya mecralarında izleyeceğini seçiyor.
Göz ve parmak marifeti.
Geçmiş dönemlerde
Siyah beyaz televizyonlar
Her daim izlenmezdi.
Isınırdı çünkü.
Bozulursa ne yapılacaktı?
Yeni kasalı bilgisayarlar,
atariler çıktığında
az mı kısıtlamadıkçocuklarımızdan.
Odalara kitlemedik.
AKILLI TELEOFON ÇAĞI
Şimdi her şey değişti.
7 den 70’e herkesin elinde
akıllı telefonlar.
Telefonla kaç saat geçirmeli,
Hesabını soran var mı?
Çocuklarla ebeveynler arasında
en büyük çatışma sebebi.
Gerçekten bir günde insan
telefonu ile kaç saat geçirmeli?
Aşırı cep telefonu kullanılıcılığı,
telefona düşkünlük hali zihinsel olarak sıkıntılı.
Bilişsel-duygusal sıkıntılar,
aşırı uyarım,
bozulmuş zihinsel işlev.
Peşin sıra gelsin çökkünlük hali yani
depresyon veya ankisiyete.
Daha neler?
Uyku düzensizlikleri,
sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve
beyin yapısında tam bilemediğimiz değişiklikler.
Bilim de bu konulara dikkat çekiyor.
TELEFONLA KAÇ SAAT?
Akıllı telefonlar günlük kullanım süresini bildiriyor.
Dikkate almalı. Kontrol etmeli.
Şayet günde 10 saat telefon kullanımı varsa
o kişi bil ki telefon bağımlısıdır.
Ama kimse bunu kabul etmiyor.
Diyelim ki çevrim işi ile ilişkili işiniz var.
Tamam.
Zamanınızın 5-6 saatini
iş için internette sörf yaptınız.
Geri kalanı saatleri 3-4 saat.
Sosyal medya takıntıları.
Face, Instagram,WhatsApp ve Youtube.
Diyelim ki günde ortalama 7 saat.
Toplamda ayda tam 9 gün.
Her ne kadar telefon bir iş ve çalışmak,
aynı zamanda eğlence amaçlı kullanılsa bile
harcanan zaman karşısında
insan kendini suçlu hissediyor.
Biraz daha ileriye taşıyalım.
Senelik olarak bir hesap.
Ayda 9 gün,
Yapar mı senede 108 gün.
Şaşkınız değil mi?
Nerdeyse bir senemizin üçte biri.
El kadar telefona bakarak vakit geçirmek!
Can sıkıcı bir şey of of!
Anlaşılan o ki telefonlarımızda
sağlıksız ölçüde bir zaman harcaması.
Telefonlarımız hep yanımızda.
Nereye gidersek gidelim
telefonsuz bir yanımız eksik.
Hep yanımızda taşıyoruz.
Bağımlıyız desek yeri.
İşten okula her yerde.
Günlük işimiz gücümüz çevrimiçi ortamda.
Bu ortamı sağlayan da akıllı telefonlar.
Hayatımız çevrimiçi olarak devam ediyor.
Çoğumuz çevrimiçi kalmayı tercih ediyor.
Normal telefon kullanımı olarak
kabul edilecek durum ile
hastalık derecesinde akıllı telefon kullanımı
veya bağımlılığı diyelim
her iki kullanım arasındaki sınır
post modern zamanların göstergesi gibi
silik, belirgin değil.
Sanki bir sis perdesi.
Peki kurtuluş mümkün mü?
Next