İlk kez gittiğimiz bir bölge Dipkarpaz.
Doğa ve Kültür rehberimiz
Mehmet Aslan’ın önerisi,
Sevgili Ülker arkadaşımızın seçimi gökyüzü mavisiyle yeşilin kucaklaştığı otantik bir konaklama mekanı Elausa.
Son yıllarda bölgeye çok sayıda turistik
Konaklama tesisi yapılmış, her biri çok özel.
Upuzun önü geniş bir avluya bakan bölgeye has taş bir yapı Elausa Hotel.

İçerisi ferah, odalar temiz, personel ilgili.
Bir aile işletmesi, ailenin her bir ferdi güler yüzlü, misafirperver.
Baharda (Mart sonu) oradaydık.
Sabah cıvıl cıvıl kuş sesleri ile uyanıyorsunuz.
Rengarenk açmış, mis gibi kokan çiçekler ile tabiatın içindesiniz.
İnsanı alıp götürüyor başka dünyalara.
Kuş sesleri de olmasa sessizlik içinde bir alem.

Üstelik Altın kum sahiline, Zafer burnuna,
Manastırlara çok yakın...
Elausa konaklama yeri adı üstünde şapel ya da küçük kilise yapısı var yanında.
Elausa sadece yapısı ve bahçesi ile değil yemekleri ile de çok özel.
KIBRIS YEMEKLERİ

Kahvaltıda saydım tam 12 çeşit macunlar-karpuz, kabak, ceviz, turunç, alıç-
Kıbrıs’ı özel kılan biraz da macun kültürü.
Üstelik macunların en özeli hep misafirler için saklanırmış Kıbrıs’ta.
Kıbrıs deyince başka özel bir ürün elbette harnup pekmezi gelir akla.
Sabah sofrasında yok yok.
Dikkatimi çeken bir zeytin de ÇAKIZDEZ.
Ege’de yaptığımız kırma yeşil zeytin benzeri.
Tahin, mis kokulu çiçek balı, hellim, keçi peyniri.
Bir de mis gibi sabah sabah yapılan pişiler, zeytinli hellimli ekmeklerle mükellef bir kahvaltı…
Bize özel demleme çay yapıldı.
Aslında Kıbrıs’ta kahve kültürü çok yaygın.
Nefsine hakim olamazsa insan şişmanlamak kaçınılmaz.
AKŞAM YEMEĞİMİZ: HIRSIZ KEBABI
Kıbrıslı ablamız, gezi arkadaşımız sevgili Gülen Kandulu’nun yazışmaları olmasa böyle bir yemek yazısı yazmayacaktım.
Sağ olasın Güler abla!

Hırsız kebabı dediği için merak ettim ve bir akşam tattığımız yemekti, incik fırın kebabı diye yediğimiz.
Kıbrıs yemekleri gerçekten efsane.
Çeşit çeşit mezeler, salata ve turşular.
Akşam yemeğinde Kıbrıs’ta hırsız kebabı olarak nam salan,
Türkiye’de kuyu/küp kebabı ya da tandırı denilen yemeğe benzer.
Hırsız kebabı, Kleftiko (Rumca) olarak da bilinir.
Bir akşam hırsız kebabı yedik.
Bizdeki incik kebabına benzer ama tadına doyamadık.
Kıbrıs mutfağında kuzu/oğlak eti ve patatesle yapılan geleneksel yemek.
Etin buharında pişmesi için kuyuda veya çamurla kaplı fırınlarda, uzun süre kendi yağında yavaşça pişirilir.
Efsanesi de ilginç;
Eskiden çobanların veya hırsızların çaldıkları hayvanı, dumanı ve kokuyu gizleyerek pişirmek için buldukları bir yöntemmiş.
Kleftiko: Rumcada hırsız demek.
Böylece yeni bir yemek pişirme yöntemi geliştirilmiş.
Bizde odun/taş fırınlarında pişirilen güveç dediğimiz yemeğe de benzer.
Uygulama bugün fırın kebabı veya küp kebabı adıyla devam ettiriliyor.
Malzemelerine gelince; Kuzu budu, patates, tuz, kekik, defne yaprağı ve limon.
Fırında et kemikten ayrılacak kadar yumuşar.
Yanına bir de salçalı tavukla yapılan
Makarna bulli denilen erişte benzeri yemek konursa şaşmamalı.
Yemek çeşitli salatalarla servis edilir.
Kıbrıs’a gidip her şeyden tadımlık yemeden olmaz.
Afiyetle!
Next