Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103. Yılı.
Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.
Cumhuriyet kurulduktan sonra onu ilelebet yaşatacak gençliğe ve millete emanet etmiştir.
Atatürk bu konuyu Nutuk adlı eserinde belirtmiştir.
Atatürk cumhuriyeti kurduktan sonra demokratik bir yapıda ilerlemesini istemiştir.
Bu konuda Medeni Bilgiler adıyla yazdığı kitapta açık seçik belirtmiştir.
Atatürk’e göre demokrasi prensibi, halkçılığın bir gereğiydi.
O dönemde kimi devletlerin hükümetleri demokrasi ilkelerine dayanıyordu.
Bu devletlerde egemenlik halka, halkın çoğunluğuna aitti.
Demokrasinin en iyi uygulanacağı hükümet biçimi de şüphesiz Cumhuriyettir.
Bir asır önce dünyanın pek çok yerinde Monarşi ve Oligarşi ile yönetim biçimleri vardı.
Atatürk’e göre bunların zamanı geçmişti.
“Artık bugün, demokrasi fikri daima yükselen bir denizi andırmaktadır. Yirminci yüzyıl birçok zorba hükümetlerin bu denizde boğulduğunu görmüştür”şeklinde ifade etmiştir Medeni Bilgiler kitabında.
Örnek olarak da; Rus Çarlığı, Osmanlı Padişahlığı ve hilafeti, Almanya ve Avusturya Macaristan İmparatorlukları’nı göstermiştir.
Türkler çok eskilerden beri ünlü kurultaylarında, devlet başkanlarını seçerek demokrasiyi yaşatıyorlardı.
18.yüzyıldan itibaren konusunda genel kanı oluştu halklarda.
“Egemenlik birdir, parçalanmaz ve ayrılamaz. Egemenliğin dile getirdiği ortak istenç, onun sahibi olan kişilik, millet tarafından hiçbir zaman başkasına devredilemez, bırakılamaz”
demiştir ATATÜRK.
Demokrasi ilkesinde egemenliği kullanan araç ne olursa olsun, en temelde milletin egemenliğine sahip olmasını ve kalmasını gerektirir.
Bu açıdan bakıldığında; “Türkiye Cumhuriyeti, demokrasi ilkesine dayalı bir devlettir. Demokrasi ise temel olarak siyasi niteliktedir; fikridir ve bireyseldir, eşitlik severdir.”
Yaşasın Cumhuriyet,
Yaşasın demokrasi.
Next