Hep denir ya;

“Ne yersen osun.” Diye.

Ne kadar da popüler kültürde

yerini alan bir ifade!

Yine de bu ifade beslenmeye bilimsel bir yaklaşımla

dengeli beslenmenin önemini vurguluyor.

İnsan insan olalı ne bulursa yiyor.

Ot, kök, bitki, tahıl, meyve…

Yürüyen, uçan, yüzen ve sürünen ne varsa

insanın boğazından geçti ve geçiyor.

Binlerce yılın ardından insanın,

sağlığa elverişli bir diyetin

ne olduğunu konusunda tartışmalar sürüyor.

Bu gün bile düşük karbonhidratlı diyetler,

ketojenik diyetler, etobur diyetler,

düşük yağlı diyetler, vegan diyetler,

aralıklı oruç diyetleri ve

bir sürü başka diyet rejimi…

Her rejimin taraftarları olsa da,

bilim camiasının en büyük ilgisi

"Akdeniz Diyeti"ne yöneliktir.

Akdeniz çevresinde yirmi bir ülke var ve

her birinin kendine özgü bir yeme biçimi var.

Türk mutfağı imparatorluk mirasını da kapsıyor,

Osmanlı mutfağı, Çerkez mutfağı,

Levanten mutfağı, Sefared mutfağı…

Gezdiğim ülkelerin mutfaklarını düşündüm de,

ne Faslılar, İspanyollar ve Lübnanlılar gibi yiyor,

ne de Fransızlar, Yunanlılar ve İtalyanlar gibi…

Bölgesel kültürel özellikleri vardır her bir ülkenin.

Hal böyle olunca,

hangi Akdenizli ne yer?

Akdeniz diyeti denilen rejim nedir?

soruları takılıyor akla.

Uzmanların desteklediği "Akdeniz Diyeti" nedir?

Ve neden?

Bunun nedeni gayet açıktır.

İstatistiklere göre Akdeniz çevresindeki yaşam beklentisi

genellikle Kuzey Amerika'ya ve Avrupa’ya

göre birkaç yıl daha uzundur,

bu durum çoğunlukla İspanya, İtalya ve

Yunanistan gibi Güney Avrupa ülkeleri için geçerlidir.

Bu ülkelerde kalp hastalığı ve obezite oranları daha düşüktür ve

nüfus metabolik olarak daha sağlıklıdır;

bu da bel çevresi, açlık şekeri, HDL kolesterol,

trigliseritler-kan yağları-, ve kan basıncı olmak üzere

beş göstergenin optimal seviyelerde olması ve

ilaç kullanmaya gerek duyulmaması anlamına gelir.

Beslenme elbette bir faktördür,

ancak Akdeniz çevresindeki insanlar

ayrıca daha fazla yürüyüş yapar,

daha fazla sosyal bağlantıya sahiptir ve

genel olarak kaliteli sağlık hizmetlerine erişimleri vardır.

Beslenmenin bir faktördür sağlıklı yaşam için.

AKDENİZ DİYETİ

O zaman soru Akdenizlilerin aslında ne yediği oluyor.

İzmir’de yaşayan biri olarak

Akdeniz diyeti denildiği aklıma

hep GİRİT yemekleri gelir.

Genel olarak mutfaklara baktığımızda,

bol miktarda sebze, meyve, tam tahıl, baklagiller,

kuruyemiş ve balık tüketiyorlar.

Mesela İzmir’de Girit mutfağı kültürü vardır.

Hatta o kadar yabani ot tüketirler ki,

Giritli misin be kardeş! diye takılmadan edemezler.

Az miktarda kırmızı et, orta miktarda süt ürünleri

(çoğunlukla yoğurt), kümes hayvanları ve

yumurta tüketiyorlar.

Başlıca yağ kaynakları zeytinyağı.

Ancak beslenmelerinin sırrı ne yedikleri değil,

ne yemedikleri olabilir.

Aşırı işlenmiş gıdalar veya

rafine karbonhidratlar tüketmiyorlar,

işlenmiş etten uzak duruyorlar ve

şekerli içecekler içmiyorlar.

Bu beslenme modeli LDL(kötü) kolesterolü ve

kan basıncını düşürüyor,

iltihaplanma belirteçlerini azaltıyor ve

daha iyi insülin duyarlılığına ve

daha yüksek tokluk hissine yol açarak

kalori alımını azaltıyor.

Yapılan çalışmalarla Akdeniz diyeti uygulayan gruplarda

kalp krizi, inme veya kardiyovasküler ölümler gibi

büyük kardiyovasküler olaylarda azalma görülmüş.

Daha ne olsun, bu durum çok etkileyici!

Beslenme ve kanser ilişkisine gelince

Yine çalışmalara göre; kolon ve

meme kanseri gibi bazı kanser türlerinin

Akdeniz ülkelerinde Kuzey Amerika'ya göre

biraz daha düşük oranda görüldüğü biliniyor.

Bu durum, sebzelerden alınan lif ve

antioksidan miktarının artmasından kaynaklanıyor olabilir.

Beslenme ve sağlık arasındaki ilişki karmaşık olsa da,

Akdeniz diyetinin kalp-damar hastalık riskini azaltabileceği ve

aşırı işlenmiş gıda tüketiminin bu riski artırdığı konusunda

bilimsel bir fikir birliği vardır.

Her ne kadar Akdeniz tipi beslenme tarzından

100 kişiden sadece biri fayda görse de,

o kişi siz olabilirsiniz.

Bu yüzden sızma zeytinyağı, kuruyemişler,

meyveler ve sebzeler tüketin ve

cips, sosisli sandviç ve gazlı içeceklerden uzak durun.

Ancak, önemli olanın tüm yaşam tarzı olduğunu unutmayın;

bu nedenle, salatasına zeytinyağı döken veya

dondurma yerine yoğurt yiyerek

daha uzun yaşayacağını düşünen herkes yanlış yoldadır.

Sağlıklı ve uzun bir yaşam,

yaşam tarzına dikkat etmeye bağlıdır:

düzenli egzersiz, yeterli su tüketimi,

sağlıklı beslenme, yedi saat uyku ve

güçlü sosyal bağlar geliştirmek.

Hepsi bu.

Akdeniz diyeti tamam da,

Egzersiz sağlıklı yaşlanma için

en güçlü müdahale olduğunu unutmayalım.