Neredeyse Batman ile birleşen 2800 nüfuslu Binatlı Köyü, her yaz mevsiminde susuzluk sorunu yaşayan yerleşim birimlerinden biri.

Sıcaklar bastırınca ‘su sorunu’ yerel gazetelerin gündeminden düşmüyor. Düşünün; bir belde nüfusu kadar büyük bir yerleşim birimi şehir merkezine 7 kilometre uzaklıkta ama susuz 21’nci yüzyıl ve iletişim çağında…

*Batman’ın iki eski mahallesi, aylar önce ‘Kentsel Dönüşüm’ projesi kapsamına alınmasının sevincini yaşamıştı. Yerel yönetimin Şirinevler ve Cumhuriyet Mahallelerine yönelik Kentsel Dönüşüm için nasıl bir çalışma yapacağı konusunda sessiz kalması da iki mahalle sakinleri arasında merak konusu. Kentsel Dönüşüm, bu iki mahalleye uygulanacak mı uygulanmayacak mı? O da ayrı bir mesele. Mahalle sakinleri kadar biz de basın olarak merak ettiğimizi buraya not düşelim…

Binatlı Köyü

ÇÖZÜLEMEYEN SORUN

Batman’ın yeni imar İl sınırına komşu olan Bileyder bir diğer adı Binatlı, her yaz mevsiminde susuzlukla gündemde.

Hiç unutmuyorum, Batman Çağdaş’tan önce çıkardığımız ‘Yeni Zaman Gazetesi’nin manşetlerinde Binatlı Köyünün içme suyu şebekesi yazılıp, çiziliyordu.

46 Yıl önce çevresindeki 14 köyü de kapsayan o içme suyu şebekesi, halen sonuçlanmamış.

Bu projeye 46 yılda kavuşamamak çok komik düşünceler yarattığı herkesin malumu.

Yarım asıl!

Bir projenin bu kadar sürmesi doğrusu tuhaf. 

1993 Yılında dönemin SHP Batman İl Genel Meclis Üyesi Abdurrahman Gündem, Batman Çağdaş’a bitmeyen bu içme suyu şebekesinin hikayesini özetlemiş.

Hayatta olmayan Batman’ın son Kaymakamı Ali Ülger’in, ‘içme suyu projesin tamamlanmış’ şeklinde raporu hazırlayınca bu sorunun çözülemediğinin de altını çizen Binatlı’nın eski simalarından Gündem, hayatta.

Şimdilerde köy muhtarlığını yapan Mehmet Cemil Gündem de aynı sorundan rahatsız.

2800 Kişinin oturduğu Binatlı’da her evin sayaç çektiğinin altını da çizen muhtar Gündem, Belediye’den destek istediklerini söylüyor ve ekliyor;

“Bugün Batman ile birleşen bir yerleşim birimiyiz. Hatta ‘mahalle’ statüsüne kavuşmak için de ilgili mercilere başvurduk. Batman’ın imar alanına komşuyuz. Karşımızdaki villalarda su başta olmak üzere her türlü altyapı sorunu çözülmüş. Ama yolun karşı yakasındaki köyde yıllardır meydana gelen su sorunu çözüm bekliyor.”

1978’de Binatlı’nın içme suyu şebekesine start verildiğinde Batman ilçeydi.

Aradan geçen 46 yıldan sonra şimdi de ‘Büyükşehir’ olma yolundaki Batman kent merkezi nüfusu, yarım milyonu bulmuş.

Binatlı hariç çevresindeki İkiztepe (Gırbereşk), Aydınkonak (Korik), Demriyolu (Tilmerç) ve Ermi Köylerini içine alıp ‘mahalle’ statüsüne dönüştüren Batman, 7 kilometre uzaklıktaki koca bir yerleşim biriminin suyunu karşılamıyorsa; gerisini varın siz düşünün.

Yine OSB yolunda neredeyse Aydınkonak ile birleşen Kösetarla (Kirediye) Köyü’ne içme suyu Batman’dan veriliyorsa, Binatlı Köyü’nün içme suyunu da Batman Belediyesi karşılamalı.

Uzakta da olsa yakın mesafede de olsa ‘O köy bizim köyümüzdür’ deyip şu günlerde Kerbala’yı andıran köyü susuzluktun kurtarmak için herkese düşen sorumluluklar da var.

Batman’a el atımı uzaklıktaki Binatlı Köyü’ndeki su sorununun ciddiyetini anlamak için köye gidip, köylülerin su ihtiyacını ilkel bir şekilde giderdiğini görmek yeter sanırım.

Yöneticiler, sözlerine ‘çağdaş yaşam’ ile başlar, uygarlıkla bitirirler ama ilkel koşulların olduğu bir ortamda çağdaşlığı nasıl bağdaştırabileceğimizi gerçekten bilemiyoruz.

Şirinevler-2

İKİ MAHALLENİN KADERİ

1955’te Ülkenin ilk rafinerisi olan Tüpraş Batman Rafinerisi, üretime geçtiğin de petrol kentin gözde mahalleleri Şirinevler, Cumhuriyet ve Akyürek idi.

1960’lı Yıllarda o dönemin en güzel yapıları ve geniş avluları olduğu için mahallenin adına ‘Şirinevler’ verilmişti.

Aradan 64 yıl geçti.

Şimdilerde kentin belki de en eski yapılarının olduğu o semtte artık binaların yarısı terk edildi.

Yeşil alanın olmadığı, çarpık kentleşmenin adreslerinden olan o Şirinevler ile Cumhuriyet Mahallelerinde ‘Kentsel Dönüşüm’ umut veren tek projeydi bu semtlerde oturanlar için…

Rafineri gölgesindeki Şirinevler ile Cumhuriyet sakinleri, bir zamanlar simsiyah dumanların yükseldiği rafineri bacalarındaki zehirli gazlardan etkilenenlerdi.

Komşu iki mahallede oturanlar hep sorunlarla boğuştu.

Oradaki esnaf, 1979 ve 2004’te rafineriden kaynaklı yeraltı yangını ve LPC küresinin patlamasından kaynaklı ağır bedelin faturasını ödemişti.

2004’ten sonra iki mahallede de yoğun göç yaşanmıştı.

Şimdilerde daha çok Suriyeli mültecilerin oturduğu Cumhuriyet ve Şirinevler de 55-60 yıllık konutlar kaderine terk edilmiş.

8-9 Ay önce yerel yönetimin başlattığı  ‘Kentsel Dönüşüm’ projesi bir umut olmuştu o semt sakinlerine ama şimdi belirsizlik o mahalle sakinlerini kara kara düşündürüyor.

Geçenlerde tüm mesaimizi bu iki mahallede geçirdik.

Bazı semt sakinleri haklı olarak endişeyle soruyorlardı;

“İki eski mahallenin kaderini Kentsel Dönüşüm belirleyecek. Eğer bu proje rafa kaldırılırsa iki mahallenin geleceği de olmaz. Bu Kentsel Dönüşüm için umutlanmak istiyoruz.”

Özetle; Şirinevler ve Cumhuriyet Mahallelerinin umudu sönmemeli.