TÜİK raporlarına göre

Türkiye’de sosyal korumacılık için yapılan harcamalar her yıl artmakta.

Engelli/malul,

Dul/yetim,

Aile/çocuk,

Emekli/yaşlı ve

Hastalık sağlık bakımı sosyal korumacılık kapsamında.

Sosyal koruma, insanların kendi kendine yetebilmesine nasıl yardımcı olur?

Bütün Dünya, yoksulluğu azaltmak için adımlar atıyor.

Bu yollardan biri de sosyal koruma politikaları.

Sosyal koruma insanların daha fazla kendi kendine yetebilmelerine yardımcı olabilir.

Sosyal koruma, sonuçta küçük bir ek gelir, emeklilik maaşı veya gıda gibi nakit veya ayni destek sağlamakla ilgili değildir.

Aynı zamanda, insanların fırsatlara, daha iyi işlere erişmelerine veya yaptıkları işte daha üretken olmalarına yardımcı olmak için istihdam ve ekonomik katılım programlarıyla desteklenmelerini de içerir.

Küçük bir kredi ile kendi işini kendi kuran insanlar buna örnektir.

Ancak sosyal korumacılık daha da geliştirilmelidir.

Kapsamı genişletilmeli ki yoksulluk, eşitsizlik azalsın.

Şeffaf şekilde ihtiyaç sahibi kişileri tespit edilmeli, zamanında ve etkili bir şekilde desteklemek için veri tabanları, dijital ödeme sistemleri gibi sosyal koruma programları altyapısı oluşturulmalı.

Birçok fakir ülkede, yardımlar çok azdır ve miktar düşüktür ki yoksulluğu giderme konusunda etkisi hiç olmaz.

Düşük yardımlar, yoksul insanları hayatta kalmaya odaklanmaya zorlar ve geleceklerini planlamak için onlara çok az imkan tanır.

Bu nedenle sağlanan desteğin yeterliliği artırılmalı.

İnsanlar ayrıca, aile içi şiddet veya ruh sağlığı sorunlarıyla mücadele için daha iyi sosyal hizmetler gibi nakit veya ayni yardımların ötesinde desteğe ihtiyaç duyar.

Ayrıca, daha iyi iş ve daha iyi kazanç için acilen daha fazla istihdam desteğine ihtiyaç vardır.

Hızla değişen bir dünyada, sosyal korumacılık politikaları daha da geliştirilmeli.

Bu günden harekete geçilmezse maliyeti yalnızca parayla değil, aynı zamanda kaybedilen fırsatlarla, gittikçe artan eşitsizliklerle ve gelecek nesiller için tükenen ümitlerle sonuçlanacaktır.