18-24 KASIM 2023,
ANTİMİKROBİYAL DİRENCİ
FARKINDALIK HAFTASI.
Bütün dünyada etkinliklerle
Antibiyotiklerin uygun kullanımı,
reçete ile satılması,
direnç önlemleri husunda
kamuoyun ve insanların
dikkati çekilmeye çalışılıyor.
ANTİBİYOTİKLERİN ALTIN YILLARI
1950’li yıllar…
Aleksandır Fleming Penislin’i
bilim alemine takdim etti.
Bakteri enfeksiyonlarını tedavinde çığır açıldı.
Yıllar geçti.
Bakteri infeksiyonları kontrol altına
alınır gibi oldu.
Antibiyotik kullanımı
iki uçu keskin kılıç gibidir.
İnfeksiyonları iyileştirirken,
Antibiyoriklere karşı da
bakteriler direnç geliştirir.
Atibiyotiklerin tedavideki etkinlikleri,
bakterilerin bunlara karşı
geliştirdiği direnç nedeniyle
özellikle son yıllarda
belirgin şekilde azalmıştır.
Ne yazık ki yeni keşfedilen
ya da geliştirilen antibiyotikler
bir elin parmakları kadardır.
SESSİZ PANDEMİ:ANTİBİYOTİK DİRENCİ
Günümüzde insan sağlığını tehdit eden
en önemli tıbbi sorunlardan biri
antibiyotiklere dirençli bakteriler sorunudur.
Bu durum sessiz pandemi olarak
tanımlanmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre;
antibiyotik direnci, insan sağlığını,
besin güvenliğini tehdit eden
en faktörlerden biri.
Sayısı giderek artan
çeşitli enfeksiyonların tedavisi,
ne yazık ki antibiyotik direnci nedeniyle
çok daha güç hale geldi.
Dünya Sağlık Örgütü;
Direnç nedeniyle hastaların
hastanede yatış sürelerinin uzadığına,
ölüm oranlarının arttığına ve tıbbi
harcamaların çok arttığına
dikkat çekmektedir.
Bilimsel verilere göre;
antibiyotik direncinin,
dünya genelinde yıllık en az
1,5 milyon kadar insanın ölümüne
yol açmakta olduğu,
2019 yılında yaklaşık 5 milyon kişinin
antibiyotik direnci nedeniyle öldüğü belirtilmiştir.
ANTİBİYOTİK DİRENCİ ÇEPEÇEVRE
Antimikrobiyal dirençli hatta
çoklu ilaca dirençli mikroorganizmalar
sağlık hizmetiyle ilişkili infeksiyonlardan sorumlu.
Bunlar aynı zamanda
hastane dışındaki hastalardaki
infeksiyonlardan da sorumludur.
Ayrıca sağlıklı bireylerin
normal bakteri florasının
bir parçası olarak da bulunabilecekleri gibi,
çevrede, evcil hayvanlarda,
gıda üreten hayvanlarda ve
bazen de gıdalarda da bulunabilirler.
Antimikrobiyallerin insanlarda, evcil ve
çiftlik hayvanlarında ve tarımda
yanlış kullanımı da dahil olmak üzere
birçok faktör dünya çapında
antimikrobiyal direnç tehdidini artırmaktadır.
Dahası antimikrobiyal direncinin
yaygın olduğu bir ülkeye seyahat eden kişiler,
sağlık hizmetleriyle temas kurmadan bile
çoklu ilaca dirençli bakteriler tarafından
kolonize olarak geri dönebilirler.
Tüm bu nedenlerle antimikrobiyal dirençli
mikroorganizmalar için
ekolojik alan giderek genişlemektedir.
Bu noktada Tek Sağlık Sistemi çözüm olabilir.
Çevre Sağlığı, Hayvan sağlığı ve İnsan Sağlığı
konularındaki işbirlikleri geliştirilmelidir.
DİRENÇLİLİK FAKTÖRLERİ
Antibiyotik direncinin esas nedeni,
antibiyotiklerin uygunsuz ve
yanlış şeklide kullanılmalarıdır.
Antibiyotikler, sadece bakteriler üzerine etkilidir.
Bakterilerin yol açtığı infeksiyonlarda
hekim önerisi ile kullanılması gereken ilaçlardır.
Şu mevsimde çoğu kez virusların neden olduğu
üst solunum yolu enfeksiyonlarında
yanlış olarak antibiyotiklerin kullanılması
dirençli bakterilerin yaygınlaşmasının
önemli bir nedenidir.
PEKİ NE YAPMALI?
Kişilere düşen sorumluluklar;
• Antibiyotikleri sadece uzman hekim
Reçete etmesi durumunda kullanın,
• Antibiyotikleri hekimin önerileri doğrultusunda
doğru zaman aralıklarında ve yeterli süre kullanın,
• Enfeksiyonları önlemek için düzenli el yıkayın,
hijyenik besin hazırlayın, hasta kişilerle
temastan kaçının ve aşı olun.
Politikacılara düşen sorumluluk ve ödevler ise;
• Antibiyotik direnciyle mücadeleye yönelik
sağlam bir ulusal politik eylem planı
yürürlükte olmalı ya da girmeli.
• Antibiyotiğe dirençli enfeksiyonların
sürveyansını sağlayın
• Antibiyotik direnci önlemeye yönelik politikaları,
programları ve enfeksiyon önleme ve
kontrol önlemlerinin uygulanmasını güçlendirin
Hekimlerin sorumlulukları;
• Ellerinizin, aletlerinizin ve
ortamınızın temiz olduğundan emin olun,
• Antibiyotikleri yalnızca
gereksinim duyulduğunda
mevcut kılavuzlara göre reçete edin,
• Antibiyotiğe dirençli enfeksiyonları
enfeksiyon kontrol ekiplerine bildirin,
• Hastalarınızla antibiyotiklerin
nasıl doğru şekilde alınacağı,
antibiyotik direncive yanlış kullanımın
tehlikeleri hakkında konuşun,
• Hastalarınızla enfeksiyonların
önlenmesi hakkında konuşun
(örneğin aşı, el yıkama, daha güvenli seks ve
hapşırırken burun ve ağzın kapatılması).
ANTİBİYOTİK DİRENCİ:
HALK SAĞLIĞI SORUNU
Antimikrobiyal direncini önlemek mümkün.
Daha çok ortaya çıkmasını ve
yayılmasını önlemek için
halk, hastalar,hekimler ve
politikacılar arasında
eşgüdümlü olarak en iyi uygulamaları
teşvik edecek şekilde
ve bunlara yönelik çalışmalar
planlanmak için işbirliği yapılmalı.
İnsanların güvenliğini ve
sağlık hizmeti kalitesini
iyileştirmeye kararlı olmak;
akılcı antimikrobiyal kullanımı yönetimini ve
bu amaçlarla yapılacak araştırma ve
geliştirme çalışmalarına yatırımlar yapılması
öncelikli hedeflerden biri olmalıdır.
Türkiye’de antibiyotikler
reçeteye tabi olarak satılmaktadır.
Bu durum kısmen de olsa
antibiyotik direncinin önünde bir engeldir.
Ne var ki reçete edilen ilaçların
uygun şekilde ve uygun sürede de
kullanılması önemlidir.
Özellikle az gelişmiş, uluslararası standartlara uygun
sağlık politikaları olmayan ülkelerde
Antibiyotik direncinin artması
beklenen bir durumdur.
Çünkü antibiyotik kullanım
kısıtlamaları olmayabilir.
Gelişmiş ülkelerde antibiyotik direncinin
az olmasının nedeni kontrollü ve
denetimli sağlık politikaları ve
ayrıca uygun doz ve sürede
antibiyotik kullanımı olmasıdır.
Her şeyden önce sağlık hizmetine
erişebilirliğin kolaylığıdır.
Antibiyotikleri bir mücevher gibi saklamalı.
Ancak gerekli olduklarında infeksiyonlarda
mikroplara karşı bir kalkan olarak kullanmalıdır.
Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları
Uzmanlık Derneklerimiz de
(klimik.org.tr ve tmc-online.org )
bu haftanın önemini
basın bültenleri ile duyurdular.
Antibiyotikleri leblebi gibi tüketme.
Reçeteli ilaç kullan.
Hekimine güven.
Sağlıklı kal!
Next