*Belgesel ve Fotoğraf sanatçısı Şuayip Adlığ ‘Bir Babanın Sırrı’ adlı belgesel filmini 98 günde tamamlamıştı. Adlığ, babası rahmetli Mahmut Adlığ gibi bir petrol emekçisiydi. 1980 Darbesine kadar Batman Tüpraş Rafinerisi’nde bir emekçiydi ama onun gönlünde hep sinema sanatı vardı. Yılmaz Güney’in ‘Sürü’ ve ‘Umutsuzlar’ filmlerinde rol almıştı. Yıllarca Fransa’da yaşayan Batmanlı Adlığ’ı da kaybettik…

*Hafta içinde aramızdan ayrılan iki güzel sima daha vardı. 20 Yıl önce röportajı ses getiren Batmanlı Ferman Sili, Atatürk’ün kirveliğini yaptığı tek Batmanlıydı. Bir de yılları PTT’de geçen Eruhlu Şevket Bektaş… O’nu da geçirdiği kalp krizi sonucu kaybettik. Bu güzel simaları unutmak mümkün mü? Onlar bir tarihe tanıklı yapan simalardı…

SON HAYALİNİ DE GERÇEKLEŞTİRMİŞTİ

12 Eylül 1980 darbesine kadar Tüpraş Batman Rafinerisi’nde çalışan fotoğraf sanatçısı Şuayip Adlığ da bizlere veda ederek ayrıldı aramızdan.

2022’nin Kış mevsimiydi… Babası ‘Tımoklu Mahmut’un hayatını içeren ‘Bir Babanın Sırrı’ adlı belgesel için günlerce Batman’da kalmıştı Adlığ.

Babası rahmetli ‘Tımoklu Mahmut’ gibi o da Tüpraş Batman Rafinerisi eski çalışanlarındandı.

Şuayip Adlığ, Yılmaz Güney’in ‘Sürü’ ve ‘Umutsuzlar’ filmlerinde rol alınca sinemaya gönül vermişti.

Tüpraş Rafinerisi’nde görev yaptığı yıllarda Adlığ, elinden düşürmediği fotoğraf makinesi ile çektiği fotoğraflarla zaman zaman sergiler açardı.

Ama onun gönlü hep sinemada oldu ve bu alanda ‘Belgesel’ çekimlerine yoğunlaşmıştı.

Bu coğrafyada çektiği ‘Nergis Zamanı’, ‘Bir Babanın Sırrı’ adlı belgesellerin yanında yıllarca biriktirdiği fotoğraflarla da adından söz ettiren Adlığ, 40 yıl önce Fransa’ya yerleşmişti ama bir ayağı da memleketindeydi.

Şuayip Adlığ’ın son hayali ise yaşama veda etmeden hasta döşeğindeki babası rahmetli ‘Tımoklu Mahmut’un belgeselini çekmekti.

Onu da yaptı ve 98 günde tamamlamayı başardı.

2022’nin Kış mevsiminde hangi şartlar altında o belgeseli tamamladığını iyi bilenlerdenim.

YILMAZ GÜNEY SİNEMASINDAN AYRILMAZDI

Bir zamanlar Batman’ın Atatürk Parkı’na komşu olan Yılmaz Güney sineması, Turgut Özal bulvarının en renkli köşesiydi.

Batman’ın eski Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan, sinema kültürünü Batman’da yaşatan belki de tek Başkandı.

Bu arada bu hizmeti için ona teşekkür edelim. 

Özellikle 2010 öncesinde sinemanın bulunduğu o köşe, cıvıl cıvıl olurdu.

Yılmaz Güney sinemasında gişe rekorları kıran filmlerden bazıları… Kadir İnar’ın katıldığı ‘Katırcılar’ film galası… Levent Kırca’nın tek kişilik tiyatrosu ve diğer etkinlikler… Yeşil alanın köşesindeki Yılmaz Güney sinema salonu, herkesi eski sinema günlerine götürürdü.

Ne güzel günlerdi o zamanlar…

Batman’a gelen konuklar arasında o dönemler Şuayip Adlığ da vardı.

Tam bir Yılmaz Güney tutkunu olan Adlığ, kopamadığı Batman’da önce babasının belgeselini tamamlamayı kafasına koymuştu.

Ardından da projeleri arasında ‘Film festivali’ yapmak vardı.

Efsane sanatçı Yılmaz Güney’den çok etkilenmişti.

Güney’in filmleriyle yatıp kalkıyordu Adlığ…

1980 Öncesinde tütün tarlalarında çalışan işçilerin hayat hikayelerini ilk belgesel çalışmasında kayıt altına alan Adlığ, 94 yaşında yaşama veda eden babasının hayat hikayesinin de konu aldığı ‘Bir Babanın Sırrı’ adlı belgeselini tamamladıktan sonra şu mesajı vermişti;

“Bir babanın son yıllarda çektiği acı ve gerçek olayların dramını belgesel dönüştürdüm. Bundan sonra gözüm arkada kalmaz...”

68 Yaşındaki Adlığ, uzun süredir mücadele ettiği amansız hastalığa yenik düştü.

Adlığ’ın cenazesi, bugün Fransa’da yaşadığı Cherbourg kasabasında toprağa verilecek.

Mekanı cennet olsun.

CANLI BİR TARİHİ KAYBETTİK

Ferman Sili, oturduğumuz eski mahalle Bağlar semtinin ‘Ru Sipi’lerindendi.

Sözü dinlenen, sevilen bir simaydı.

Sason-Goh isyanında Balıkesir’e sürgün edilenler arasındaydı.

Çocukluğunun ve gençliğinin geçtiği Balıkesir’de geçen ‘sürgün’ dönemini Batman Çağdaş’a anlatmıştı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün kirve olduğu Ferman Sili, yıllar önce Batman’ın ilk günlük gazetesi Çağdaş’a  Balıkesir’de geçen günlerde unutmadığı anılardan bir kesit sunmuştu.

Atatürk’ün kucağında sünnet olan Kozluklu Ferman amca, Batman’ın yaşayan tarihiydi.

Düzgün şivesiyle çocukluğunda sürgünde geçen yılları, oturduğu Bağlar Mahallesi’ndeki akranlarına anlatıp dururdu.

Ne yazık ki Ferman amca da ayrıldı aramızdan.

Bir acı kaybımız da yıllarını PTT Batman Baş Müdürlüğü’nde geçiren emektar Eruhlu Şevket Bektaş’ı çevresine; ‘40 yıllık Batmanlıyım’ sözleriyle hatırlayacağız.

Bektaş da geçirdiği kalp krizi sonucu ayrıldı aramızdan.

Bir zamanlar PTT’nin eski yöneticilerinden Kaya Ayaz ile birlikte kısıtlı imkanlarla, o kurumu, özveriyle büyük bir aile ortamı yaratarak, hoşgörüyle yönetirlerdi.

1990’lı Yıllar öncesinde hoşgörü ortamının olduğu PTT gibi bir kurumu özveriyle yönetenlerden biri de Bektaş’dı.

Mekanı cennet olsun.

Böyle güzel insanları bahar mevsiminin son günlerinde kaybetmenin derin hüznünü yaşıyoruz.

Özetle; onlar bu şehrin birer tanıklarıydı.

Batman, o güzel insanları gösterecekleri vefa ile unutmayacak.