Sabah erken saatlerde gazetenin yolunu tuttuğumuzda temizlik görevlilerinin, ellerindeki süpürge ve küreklerle cadde ve sokaklarda çöp atıklarını topladıklarını görüyoruz. Yol güzergâhında, Kültür Mahallesi’nden Dörtyol kavşağına kadar günlük rutin temizliğin sık sık yapıldığına şahitlik ediyoruz. Dikkatimizi sabah erken saatlerde konteyner ve çöp kutularının neredeyse boş, çöp atıklarının ise yerde olduğu çekiyor. Temizlik görevlilerinin de kendi kendine hayıflandığını görüyoruz…
Batman’ın gözde semtlerinden Kültür başta olmak üzere, eğitim seviyesinin yüksek olduğunu düşündüğümüz diğer mahallelerde oturanların çöp atıklarını konteynerler ile çöp kutularına atmamalarına şaşırıyoruz doğrusu. Konteynerler nedense boş, çöpler ise hep yerlerde. Doğrusu, bu manzara bu şehre hiç yakışmıyor…

KONTEYNERLER BOŞ, ÇÖPLER İSE YERLERDE
Bu başlıkla önce hemşerilerimize, sonra belediyenin ilgili yetkililerine seslenelim.
Geçen günlerde parklardaki kişisel atıkları yazmıştık.
“Çevreyi temiz tutalım” tabelalarını görmemiş olmak mümkün değil.
Yıllardır her yerde gördüğümüz ve duyageldiğimiz bu cümle karşısında hâlâ yere atılan çöpleri konuşuyorsak ciddi bir problemle karşı karşıyayız demektir.
Çünkü, yere bir şey atmamak en basit ve en temel eğitimdir.
Bu eğitim ve bunca uyarı tabelası ve söyleme karşılık yerlere hâlâ çöp atılıyorsa, bu durumun artık psikoloji biliminin alanına girmiş olduğunu gösteriyor.
Tabii bu konuda çok ciddi bir eğitim sorununun olduğunu da belirtmeliyiz.
Çünkü kötü şeyler hep sokakla özdeş anlamda kullanılagelmiş: sokak çocuğu, sokak serserisi…
Evde yere atılan bir şey oldu mu hemen “Burası sokak mı?!” diye bir tepki gösterilir.
Daha buna çok şey eklenebilir.
İşte bu da sokakla ilgili eğitim sorunudur.
Yetkililerin çevre bilincini daha görünür yöntemlerle geliştirmeli; aynı zamanda çöp kutu ve konteynerlerin en kolay şekilde ulaşılabilir olması ve çöp atma rahatlığını sağlayacak şekilde donatılması gerektiğini düşünüyoruz.
Belki bu yöntem etkili olabilir.
HERKESİN SAĞLIĞINI DÜŞÜNÜN
Çevre temizliği, hijyen ve sağlıkla doğrudan ilişkilidir.
Çevreye duyarlılık, insan sağlığına duyarlılıktır.
Batman’da çevre temizlik kültürü bir türlü oturmadı.
Yerel yönetimin temizliğe verdiği önemin farkındayız ve bu şehirde mesaiye en erken başlayan da temizlik görevlileridir.
Temizlik görevlilerinin bu fedakâr hakkı ödenmez.
Onlar, görevli oldukları cadde, sokak ve güzergâhları daha temiz tutmak için bu sıcak yaz günlerinde bile güneş altında işlerini yapmak zorunda olduklarını unutmayalım ve duyarlı olalım lütfen.
Batman’ın gözde semtlerini sıraladığınızda Kültür, GAP, Gültepe, Belde ve Bahçelievler geliyor.
Son yıllarda kabuğuna sığmayan Batman’ın Tilmerç ve Korik semtlerini de bu yerleşim birimlerine ekleyebilirsiniz.
Bu şehrin ekonomik ve eğitim seviyesi görece yüksek olan insanların oturduğu bu semtlerdeki sakinlere sesleniyoruz:
“Lütfen çevreye dikkat!”
Gelişi güzel biriken çöpler, yaz sıcağıyla birleşince adeta mikrop saçıyor.
Biraz da gençlerin ve çocukların sağlığını düşünün.
Şehrin eski yerleşim bölgelerinde temizlik görevlileri bir kez temizlik yapıyor ama yukarıda saydığımız yerlerde ise belki de üç dört kez mıntıka temizliği yapılıyordur.
Güneşin ilk ışıklarıyla birlikte Batman’ın gözde güzergâhlarında temizlik görevlilerinin ellerinden süpürge ve kürek düşmüyor.
Konteyner ve çöp kutularının etrafı ise ne yazık ki atıklarla çevrili.
Yazık, çok yazık…
Bu görüntüler modern semtlere hiç de yakışmıyor.
Bu yaz sıcağında atıkları gelişi güzel etrafa saçmak hiç de doğru değil.
Belki bazı çevreler eleştiriyor ama belediye itfaiye arazözü, Turgut Özal Bulvarı, Ahmed Arif Caddesi gibi şehrin kalbi olan bazı güzergâhları da suluyor.
Oysa yarım asır öncesinde Batman’ın caddeleri toz, topraktan geçilmezdi.
Belediye arazözleri o günden günümüze kadar belki de aynı geleneği sürdürüyor.
Bu şehirde temizlik seferberliği başlamalı ve herkes destek vermeli.
PARKLARDA HAYVANLAR OTLATILIYOR
Batman’ın bazı bölgelerinde hâlen besicilik yaygın.
Elbette 30-40 yıl öncesinde Belde ve GAP’taki besiciler yok ama Hilal, Bağlar ve Sağlık’ın bir bölümünde besicilik mesleğini sürdüren göçer aileler var.
Sabah erken saatlerde koyun sürülerini mısır tarlalarının çevresinde otlatmak için yola çıkan bazı besiciler de oluyor.
Besiciler, küçükbaş hayvanlarını önce etrafı açık parkların çimlerinde otlatıyor, sonra da görevlilerin uyarılarıyla kent merkezini terk ediyor.
Bu vurdumduymazlık son bulsun artık.
Yeşili korumuyoruz.
Oysa temiz bir Batman, temiz bir ortam bu şehirde yaşayan herkesin hakkı.
Kuşkusuz herkes temiz bir ortamda, temiz bir nefes almak ister.
Sabahları kalktığınızda sokağınızı, caddenizi temiz gördüğünüzde mutlu oluyorsunuz.
Kültür’de rastladığımız bazı dostlarla sabah yürüdüğümüzde soruyoruz:
“Temizlikten memnun musunuz?”
Aldığımız ilk yanıt; “Temizlik görevlileri işlerini yapıyorlar ama çevreyi temiz tutmayı bilmiyoruz.”
Aslında yaz mevsiminde temizlik ve susuzluk herkesin gündeminde.
Temiz ve sağlıklı bir Batman için büyük bir özveriyle çalışan temizlik görevlileri de var, ancak doğayı hiçe sayarak sergilenen davranışlar bizleri üzüyor.
Bir zamanlar Batman Çayı kenarı, hafriyat atıklarından geçilmezdi.
Moloz, kullanılmayan ev eşyaları ve izinsiz çöp dökümü gibi kural dışı girişimler şikâyet konusuydu.
Şimdi o şikâyetler kalmadı çünkü Batman Çayı artık örnek projelerle gündemde.
Umarız, memleketin kanayan yaralarından biri olan çöp sorunu da çözülür.
Daha temiz ve daha güzel bir Batman’ı görürüz.
Sokaklar kötülüklerin olduğu yerler değil, güzellik ve ferahlık sağlayan mekânlardır.
O yüzden sokak ve caddeleri evimiz, odamız ve salonumuz gibi temiz tutmalıyız.
Sağlıkla kalın.
Next