Bugün (25 Kasım ) bütün dünyada kadına yönelik şiddetle mücadele günü etkinlikleri yapıldı.

Mor, etkinliklerin rengiydi.

Mor, sıradan bir renkten çok daha fazlasıdır.

Bir hikaye anlatır, bir semboldür ve bir mesaj verir.

Yıllar geçtikçe bu cesur renk bilgeliği, onuru, cesareti ve direnci temsil eder hale geldi.

Mor, özellikle toplumsal cinsiyete dayalı şiddetle mücadelede adalet, birlik ve değişim çağrısına dönüşmüş durumda.

Peki neden kadın adaleti ve eşitliği hareketlerinin seçtiği renktir?

Tarihsel olarak, bu rengi kullanarak yapılan kolektif eylemler önemli değişimlere yol açmış, bireyleri ortak bir direniş ve umut bayrağı altında birleştirmiştir.

Kadınların seslerinin bazen görmezden gelindiği bir dünyada gerçek bir değişim yaratmak için gücü bir renkle kullanmak büyük bir etki.

Mor her zaman güç ve dönüşümle ilişkilendirilmiştir.

Yüzyıllar önce, boyasının nadirliği nedeniyle zenginlik ve asaleti simgeliyordu.

Ancak modern zamanlarda mor, meydan okuma ve dayanışmanın rengine dönüştü.

20. yüzyılın başlarında kadınların oy hakkı için mücadele eden bazı kadınlar, mor rengi adalet ve onurun simgesi olarak benimsediler.

1960'lı ve 70'li yıllarda ikinci dalga feministler bu terimi yeniden kullanarak, onu daha geniş kadın kurtuluş hareketiyle ilişkilendirdiler.

Ama mesele sadece tarih değil.

Morun sembolizmi kişisel, ruhsal ve güçlendiricidir.

Renk psikolojisinde yaratıcılığı, bağımsızlığı ve hırsı temsil eder.

Manevi yönü, dönüşüm ve bilgelikle örtüşür; yerleşik toplumsal normlara meydan okumayı amaçlayan hareketler için uygun bir semboldür.

Dönüşüm geçmişinden yola çıkan mor, direnişin de sembolüdür.

Cinsiyete Dayalı Şiddeti çoğu yerde milli bir felaket.

Mor, sorun için küresel bir harekete geçme çağrısı.

Dünyanın her yerinden kadınlar, "Yeter artık" demek için moru kullanıyor.

Bu hareket, dijital platformların gerçek değişimi harekete geçirebileceğinin kanıtıdır ve profilleri mora boyanmış gördüm.

Mor, bu hareketin birleştirici gücüdür.

Morun gücü yalnızca toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ile sınırlı değil.

Birçok amaç için birleştirici bir renk haline geldi:

Bağımlılıktan kurtulma: Mor, bağımlılığa karşı mücadelede kolektif eylemi ve bireysel sorumluluğu simgeler.

Engelli hakları: Bazı durumlarda mor, engelli hakları hareketini temsil eder hale gelmiştir.

Morun çok yönlülüğü, evrensel çekiciliğini yansıtır.

Hareketler ve sınırlar ötesinde yankı uyandıran, görünürlük, adalet ve dayanıklılık niteliklerinin rengidir.

Hükümetler; Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele’ye ilişkin

Ulusal Stratejik Plan gibi mevcut mekanizmaların krizin çözümü için yeterli olduğunu savunuyor olsa da,

Mor harekâtı eylemcileri aynı fikirde değil.

Mevcut sistemlerin kadınları korumada ve failleri sorumlu tutmada başarısız olduğunu savunuyorlar.

Mor hareket, bu eylemsizliğe, statükoyu kabul etmeyi reddetmeye karşı doğrudan bir yanıttır.

Bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla

‘Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele

V. Ulusal Eylem Planı’na ilişkin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi Resmi Gazete’de yayımlandı.

Genelgede, kadına yönelik şiddetin önlenmesi çok taraflı, disiplinler arası ve bütüncül bir yaklaşım ile toplumun tüm kesimlerinin ortak irade ve sorumluluğunu gerektirdiği belirtildi.

Bu süreçte gerçekleştirilecek çalışmalarda kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör arasındaki iş birliği ve eşgüdümün sağlanması büyük önem arz ettiği vurgulandı.