*Her gün doğumunda iyi şeyler umut ederek işe başlıyoruz ama hep sorunlarla boğuşmak zorunda kalıyoruz. Yaşadığımız toprak parçası üzerinde aciliyet gerektiren sorunların çözüm bulması için defalarca dillendiriyoruz ama bizim ve ilgili herkesin çabasının nafile olduğunu görüyoruz. Yine toplumsal görev ve sorumluluğumuz gereği üzerimize düşeni en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz…

 *İl Genel Meclis ve Belediye Meclis Üyeleri gibi yerel parlemento işlevi gören kurulların yanı sıra, muhtarlıklar olmasına rağmen, sorunlarına tatminkâr çözümler bulamayanlar bu sorunları bizlere iletiyor. Tabi ki bizim yapabileceğimiz tek şey onların yüksek sesli dili olmak. Bundan başka yapabileceklerimiz sınırlıdır. Anlıyoruz, kolay ulaşılabilir olmamız onlara bu rahatlığı veriyor ama üzülerek belirtmeliyiz ki sorunlar böyle çözülmez.

YÜKSEK SESİN DİLİ OLMAK

Tam 6 yıldır Batman-İzmir direkt uçak seferlerinin yapılması için konuyu ekonomi bilimi ışığında bile dile getirdik ama o da işe yaramadı.

Bu gereksiz ve mantık dışı uygulamanın neden yapıldığını anlamış değiliz, eminim hiç kimsede anlamamıştır.

Geçenlerde Milletvekili Ferhat Nasıroğlu ile Vali Ekrem Canalp, uçak seferlerinin artırılması için THY Genel Müdürü Ahmet Bolat’ı ziyaret etmişti.

Genel Müdür Bolat da geçmişte olduğu gibi Batman’dan giden üst düzey yetkililere verdiği maket uçağın bir benzerini vekil ile valiye armağan etmişti.

Batman heyetine bu kaçıncı uçak maketi hediye edildiğinin sayısını unuttuk.

Ve artık bu maket uçakların Batman’da ironi konusu olduğunu yazmadan edemiyoruz.

Editörümüz Barış Arslan, o alışılagelmiş başlıklardan çok güçlü bir gündem oluşturması için büyük puntolarla ‘Maket değil, sefer istiyoruz’ manşeti atmıştı.

Bir sohbetimizde Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, Barış Arslan’ın o manşetinin hoşuna gittiğini söylemişti.

Her ay ortalama 55 bin yolcunun üzerinde kişinin seyahat ettiği Batman hava limanının sadece direkt seferlerde iki büyük İl ile sınırlı tutulması çok tuhaf.

Başka illerin limanlarına bakıyoruz, imreniyoruz, haliyle hayıflanıyoruz.

Direkt uçak seferlerinde neredeyse Muş ve Şırnak bizi geçti.

Geçenlerde Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı, tek başına Ankara’nın yolunu tuttu, ardından  mevcut seferlere yenisini ekletme becerisini gösterdi.

İlçeleriyle birlikte 650 bin nüfuslu Batman’ın iş dünyasını temsil eden STK ve Odalardan bir hareket gördünüz mü?

Onların bu sessizliği ve adım atma isteksizliğini anlamak gerçekten çok zor, hatta imkansız.

Sadece kongreden kongreye aktifleşen bazı Oda ve STK’lar var ki kongre dışı zamanlarda ise ‘Dostlar alış verişte görsün!’ etkinliği peşindeler.

Bunu yazmaktan haz almadığımızı belirtelim ama gerçek bu!

Geçen hafta seçim bölgesinde bazı STK temsilcileriyle bir araya gelen Milletvekili Nasıroğlu, ilginç bir  noktaya dikkat çekmişti.

“Sorunları yerel medyaya taşımakla hemen sorun çözülmez…” diyerek kendi sorumluluklarının farkında olmadıklarını dolaylı olarak iletmişti STK temsilcilerine.

45 YILDA ÇÖZÜLEMEYEN SORUNLAR

Şehrin yerel parlamentosu olan İl Genel ve Belediye Meclisi bir de muhtarlıkların, sorumluluk alanlarının çok geniş olduğunu belirtmiş olalım.

Sadece Batman için değil, bölge genelindeki şehirlerin yerel parlamento temsilcilerinin niteliklerine bakıldığında sorunların neden düğümlendiğini anlamış oluruz.

Muhtar seçiliyor ama semtinin sorunlarından bir haber.

Semt sakinleri, muhtarlara ulaşamayınca veya sorunlarını çözemeyeceğine inandığı için bu sorunları yerel medyaya taşıyor.

Oy verdiği muhtar, ‘Sorun beni aşıyor’ diyerek semt sakinlerine gazetenin yolunu gösteriyor.

Vatandaş da gecenin geç saatinde bir yolunu bularak bize ulaşıyor ve yardım istiyor.

45 yıldır hep aynı sorunları dinleye dinleye bezdik.

Ayrıca 45 yılda aynı sorunlar nasıl devam ediyor, bu konuda gerçekten akıl sınırlarımız zorlanıyor!

Kendimizce doğru olan yolu gösteriyoruz ama nafile.

İlçe dönemini bile arar olduk.

O eski sorumluluk bilinci yetkilileri arar olduk.

Biz de yapabildiğimiz oranda, halkın sesini duyurmaya çalışıyor ve çözüm yollarını arayıp duruyoruz.

Son olarak, bir soru sorarak yazıyı bitirelim.

45 Yıldır bu sorunlar nasıl hala güncel ve neden hala birincil yerini koruyor?

Belki birilerinin artık ‘Şapkayı önüne koyup düşünme’ vakti geldi.

Sağlıcakla kalın