Eskiler hep akıl yaşta değil, başta demişlerdir.

Ancak yaşla birlikte akıl ve kişilik de değişir ve gelişir.

İnsan hayatında gençlik, olgunluk ve yaşlılık dönemleri vardır.

İnsanların çoğu yaş aldıkça, kişilik özellikleri yetişkinlik sorumluluklarını yerine getirmelerine yardımcı olacak şekilde değişme eğilimi gösterir.

Sorumluluk bilinci (vicdanlılık) ve uyumluluk, genç yetişkinlikten orta yaşa doğru istikrarlı bir şekilde artar.

Kariyerde ilerleme, uzun vadeli ilişkilerin sürdürülmesi ve çocuk yetiştirme süreçleri güvenilirlik ve iş birliği gerektirir; bu durumlar da söz konusu özellikleri yukarı çeker.

Aynı zamanda, nevrotiklik (duygusal dengesizlik) azalma eğilimindedir.

İnsanlar başa çıkma mekanizmaları geliştirip hayat tecrübesi kazandıkça duygusal istikrarları artar; bu da ilerleyen yaşlarda daha az şiddetli ruh hâli değişimleri ve daha az kaygı yaşamalarını sağlar.

Diğer özellikler ise biraz daha farklı bir seyir izler.

Dışa dönüklük nispeten sabit kalır; ancak yaşlı yetişkinler, temel sosyalliklerini korusalar da genellikle heyecan arama davranışlarında bir azalma sergilerler.

Deneyime açıklık özelliği tipik olarak ergenlik ve genç yetişkinlik dönemlerinde yükselir, bir yükselti çizer ve ardından insanlar tanıdık rutinlere yerleştikçe ileri yaşlarda kademeli olarak düşüşe geçer.

Zamanın yavaş akışının ötesinde, kişilik; yaşam olaylarına veya bilinçli müdahalelere yanıt olarak hızla da değişebilir.

İnsanlar ayrıca alışkanlık haline getirilmiş davranışlar yoluyla kendi kişilik özelliklerini bilinçli bir şekilde yeniden şekillendirebilirler.

Kişinin kendi kendini yönlendirdiği kişilik değişimi üzerine yapılan araştırmalar, bireylerin belirli günlük hedefler koyması durumunda birkaç ay içinde, altta yatan kişilik özelliğinin kendisi de yeni alışkanlıklarla uyumlu hale gelecek şekilde değişime uğrar.

Kişilik değişimleri her zaman deneyime açıklık, sorumluluk bilinci, dışa dönüklük, uyumluluk ve nevrotiklik özelliklerini kapsar.