Hakkaridağları yüce!

Vadiler derin.

Yaylalar uçsuz bucaksız,

Yemyeşil.

Bu yüzden bahar ve

yaz ayları cennetten bir köşe.

Anlatılana göre de

kış mevsimi de Cehennem.

Hava buz gibi, kar lapa lapa.

Dağlar geçit vermez.

Dağlar İnsanı sarıp sarmalıyor.

Nereye baksanız zirve.

Zirveler bulutlu.

Bu gün yolumuz Avispi vadisine,

Cilo dağları buzullarına,

Reşko yüce zirve!

Buzul dağı zirve

4135 metre.

Rehberimiz Hacı Tansu üstat.

Çıkılmadık zirve bırakmayan,

Adı gibi biliyor,

Her dağı taşı.

Kıvrıla kıvrıla çıkılan bir yol.

Yöreselde;ÇiyayeSıreBıri

dağları mevkiindeyiz.

Uzaktan Reşkozirve.

Vadilerde yankılanan

keklik sesleri.

Hakkari dağları

çiçeğe durmuş

rengarenk!

Dağ  laleleri,

Ters laleler,

Kardelenler,

Zambaklar,

Nergiz,

Sümbüller,

Menekşeler,

Şelepati,

Canamerg

Süsin çiçekleri ve

Üzerlerinde Kelebekler de

rengarenk.

Gökyüzünde kartal ve

Doğanlar kanat çırpıp

Süzülüyor aşağı yukarı.

Ciloyayaklaştıka uzaklaşan

bir dağ silsilesi.

Eteklerinde buzullar,

zirvelerinde bulutlar.

Bu sırada aklıma bir şiir düştü.

Mitolog, şair,rehber üstadımız

Rahmetli ŞadanGökovalı’dan.

“Dağlar kanatlıydı eskiden
Canları çektiğinde kalkar,
diledikleri yere konarlardı.
Dağların kalkıp konması
Toprak Ananın canını yakıyordu.
Sonunda Tanrı acıdı da toprağa,
Dağların kanatlarını kesti.
Dağların kopan kanatları bulut oldu;
bundandır bulutların

dağlaradağlara koşması!..”

Reşko’ya yaklaştıkça tabiat

aynen böyleydi.

Ayaklarımızın altında

kar ve buzullar,

dağların tepesinde bulutlar.
Yanımızda şırıl şırıl akan

Bembeyaz bir çay,

sankinehir.

Açık bir gökyüzü,

Hava ılıman.

Soğuk kesmiyor.

Keyifli bir tırmanışla

Buzul yamaçlarındayız.

Dünya gözüyle

Cilo dağlarına

Tırmanmak mutluluğu,

Bizi alıp götürdü

Başka bir aleme.

İyi ki Hakkari var.

Kalbim dağlarında kaldı

Hakkari’m!