Geçmişten günümüze Batman, petrolden kaynaklı birçok tehlike atlattı. 2004 Yılında yaşanan yer altına sızan yakıttın kaynaklanan patlamada sonuçları çok ağır olan o olay hala belleklerde…
1955 Yılında kurulduğundan bu yana bölgede itfaiyesi dört dörtlük olan bir kurum TPAO’nundu. O, örnek birimin 10 yıl önce itfaiye teşkilatı lağvedildi. TPAO İtfaiyesi’ne ait bazı araç ve malzemeler, Batman Belediyesi’ne bağışlamıştı...
ANINDA MÜDAHALE EDİLMEZSE
“Ateş, hastalık, yalan ve hırsızlık.”
Bu dört olgunun küçüğü olmazmış.
Büyüklerimizden ve onların yaşam deneyimlerinden süzülerek gelen bu gerçekler, hayatın süreçlerinde ispatlanmıştır.
Yukarıda saydığımız bu dört olgudan herhangi biri başlangıçta ciddi anlamda önlem alınmazsa, sonrasında engellenemez büyüklüklere ulaşıyor.
Ateş parıltıyla, hastalık belirtiyle, hırsızlık ufak bir çalmayla, yalan da basit bir kelime veya cümleyle başlar. Anında müdahale edilmezse her geçen saniye ve zamanlarda büyüdükçe büyüyor.
Genelde kimyasal maddeler, özellikle petrol en birincil maddelerdir.
Bu tür maddeler her an alev alma tehlikesi olduğu için önlemler ona göre birincil olmalıdır.
‘Birincil’ demek bu bir hızla ve saniyeler içinde önlemler alınması gerekmekte.
Çünkü kimyasal maddelerin alev alması, diğer yanıcı maddelere uygulanan söndürme metodlarından çok farklıdır
Ve en küçük bir hatayı kabul etmez.
Kimyasal madde ve ateş ikilemini yazmamızın nedeni; petrol üretim sahalarında yukarıda belirttiğimiz ciddi tehlikelere karşı önlemlerin yetersiz, hatta yok denecek kadar az olmasıdır.

GEÇMİŞİN AĞIR SONUÇLARI…
Geçmişten günümüze Batman, petrolden kaynaklı birçok tehlike atlattı.
2004 Yılındaki yer altına sızan yangın vakası halen belleklerde.
Sonuçları ağır oldu, bu ağır sonuçların yaşanmasına rağmen alınması gereken önlemlerden söz ediyorsak; bu konuda hiç mesafe kat edilmemiş olduğu görülmekte.
Kurumlar daha verimli olabileceği düşünerek bazı önlemler, birleştirilerek yapabilir ama verimli olmadığını gördüğü anda yeni yöntemlere başvurabilir.
İtfaiye hizmetlerini tek çatı altında buluşturmuş olması bu yönteme örnektir.
Önceki gün Batman-Siirt karayolu üzerindeki Mağrip’te meydana gelen yangın sonrası bu yöntemin verimliliği tartışılacaktır.
Mutlaka ama biz yapılan gelen etkili önlemlere baktığımızda; birbirine bağlı olup yangın mahalline uzak olan ekip ve araçların verimli olmadığı görülmekte.
İş, yangın, yer emniyeti ve iş sağlığı kriterleri; vakaların vuku bulduğu merkezlere en yakın birimlerde müdahale ve önlemlerin alınması gerektiği yazılmakta ve uygulanmakta olduğu görülmektedir.
Tüm bu bilgiler ışığında; İtfaiye teşkilatı olmayan TPAO yerine, çevre illerin Belediyelerin itfaiye teşkilatı araçlarının, uzak mesafedeki kuyulardaki yangın vakaları için büyük bir handikap olduğu anlaşılmakta.
Eminiz, bu yangın sonrası yapılacak toplantı sonrasında yakın yerlere; merkezlere müdahale alanları yapılacaktır.
TPAO ‘İTFAİYE’SİZ OLMAZ
Petrolle iç içe olan bir kurumun; itfaiye teşkilatı olmasa olmazdır.
1955 Yılında kurulan TPAO her yönüyle eksiksiz bir itfaiye teşkilatına sahipti.
TPAO Batman Bölge Müdürlüğü ile Tüpraş Rafinerisinin de itfaiyesi örnek gösteriliyordu.
Geçmişte Tüpraş Batman Rafinerisi'nde yangın tatbikatları yapılırdı.
Yangın tatbikatları gerçeği aratmazdı.
O tatbikatları; 2000 yılına kadar dönemin Batman Valileri de takip ederdi.
TPAO Batman Bölge Müdürü rahmetli Mehmet Yamaç, itfaiye teşkilatını önemserdi.
TPAO Bölge Müdürlüğü’ne bağlı sahaların kuyularında yangın vakaları yaşandığında; itfaiye teşkilatı anında müdahalede bulunurdu.
Raman Dağı çevresindeki meşe ağaçlarının olduğu bölgedeki yangın vakalarına; ilk müdahalede bulunanTPAO Batman Bölge Müdürlüğü’nün itfaiyesi idi.
On yıl önce itfaiye teşkilatı lağvedildi.
Neden böyle bir karar alındığını bilemiyoruz.
Yıllar öncesinde de TPAO itfaiye teşkilatının kaldırılması gündeme gelmişti.
‘TPAO'ya itfaiye teşkilatı şarttır’ diyoruz.
Önceki gün Mağrip sahasında çıkan yangından umarız, TPAO’nun yöneticileri ders çıkarmıştır.
*****

TBMM BAŞKANI İLE SOHBET
BatmanÜniversitesi’nin akademik yıl açılışının töreninde; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş vardı.
Kurtulmuş’la Batman Kitap Fuarı'nda kısa da olsa bir sohbetimiz oldu.
Batman'a bugüne kadar gelen bakanların çoğu ile üst düzey bürokratlara son eserlerimi takdim etmeyi bir görev bildim.
85-90 Yıllık bir şehir olan Batman'ın dününü bilmeyen konuklara özellikle son eserim olan ‘Sana Raman Güllük-Gülistanlık Diyemem’ kitabımı armağan etmeyi gelenekselleştirdim…
10 Yıl önce TBMM Başkanı sayın Numan Kurtulmuş'la ‘zamana meydan’ okuyan Hasankeyf Kalesi'nde koyu bir sohbetimiz olmuştu.
O sohbet, 12 bin yıllık tarihi Hasankeyf üzerineydi.
Kurtulmuş, berrak akan Dicle nehri ile tarih kokan Hasankeyf'in dünyanın eşsiz antik kenti olduğunu söylemişti.
Eserimi armağan ettiğim TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a; Türkiye'nin ilk petrol dağı olan 1.200 rakımlı Raman Dağı’na sığınan yılkı atlarını anlattım.
1955’te Belde, 1957’deİlçe ve 1990’da ‘İl’ olan Batman'ın gerçek hikayelerinin yer aldığı son eserimi ayaküstü inceleyen Kurtulmuş, 1955 yılında ‘İluh Tepesi'nden çekilen eski Batman fotoğrafına bakakaldı ve “Nereden nereye Batman” demekten alamadı kendini.
Vali Ekrem Canalp ve Milletvekilleri Ferhat Nasıroğlu ile Serkan Ramanlı’nın da eşlik ettiği Kurtulmuş, iki eserimi de okuyacağını söyleyip vedalaştık.
Şehrin dününü bugüne taşıyan gerçek hikayeler de Batman'a gelen konukları da kuşkusuz duygulandırıyor.
Sağlıkla kalın, Batman Çağdaş’la kalın…
Next