Günümüzde tansiyon artıyor.
Tansiyonu yükselmeyen insan yok gibi.
Günlük kaygılar, beslenme düzeni,
Sosyal-ekonomik durumlar tetikleyici oluyor.
Tansiyon insanın hayatını değiştirebiliyor.
Bazı tanıdıklar soruyor.
Düşük tansiyon mu yoksa yüksek tansiyon mu daha tehlikeli diye.
Tehlike deyince işin rengi değişir.
Hayattaki çoğu şey gibi, tansiyon da bir derece meselesidir.
"Hangisi daha tehlikeli?" sorusunun cevabı duruma göre değişir.
Yüksek tansiyon yıllarca tolere edilebilir, ancak sağlığınız için iyi değildir ve uzun vadede ömrünüzü kısaltır.
Gerçekten yüksek tansiyon hızla ölümcül de olabilir.
Düşük tansiyon ise bambaşka bir konu.
Çoğu insan düşük tansiyondan bahsettiğinde, aslında düşük normal tansiyondan bahsediyor.
Bu kişiler, sistolik kan basıncı 80-90 aralığında olduğunda gayet sağlıklı görünürler.
Pozisyon değiştirdiklerinde başları dönmez ve zihinsel yetenekleri bozulmaz.
Düşük normal tansiyon ise uzun ve normal bir hayat yaşam sürmenize yardımcı olur.
Gerçek düşük tansiyon ise kötü bir şeyden kaynaklanır ve derhal düzeltilmezse tansiyonun daha da düşmesine, yani ölüme yol açar.
Gerçekte gittikçe düşük tansiyon tıbbi bir acil durumdur.
İç kanama gibi çok yanlış giden bir şeyler olabilir ve bu durum hemen çaresine bakılmazsa öldürücü olabilir.
Düşük tansiyonun en belirgin belirtileri;
Baş dönmesi veya sersemlik,
Bayılma,
Bulanık görüş,
Yorgunluk, Konsantre olamama,
Bulantı başta aşırı bilinç bulanıklığı, soğuk, nemli ve soluk cilt, hızlı ve sığ solunum, zayıf ve hızlı nabız gibi belirtilerle kendini gösteren bir "şok durumuna" girmesidir.
Ciddi tıbbi durumu göz ardı etmemeli.
Kısmi düşük tansiyon, bir miktar tuzlu limonlu su içerek kontrol altına alınabilir.
Ama yine de bir hekime danışmalı.
Mesela pek çok kişi tanırım orta düzeyde yüksek tansiyonla yaşar ve bazıları ise bunun için ilaç kullanır.
Bu durum belirtisiz olabilir ve yıllarca, genellikle ömür boyu sürer.
Bazen yüksek tansiyon "kötü huylu" hale gelip sizi kısa sürede öldürebilir, ancak bu nadirdir.
Yüksek tansiyonun bazı belirgin belirtileri arasında; şiddetli baş ağrıları, yorgunluk veya kafa karışıklığı, nefes darlığı ve göğüs ağrısı, düzensiz kalp çarpıntısı ve atışı, görme bulanıklığı.
Hipertansiyon kontrol altına alınmazsa felç, kalp hastalığı, böbrek yetmezliği ve görme bozuklukları ortaya çıkabilir.
Bu nedenle, yüksek tansiyon derhal tedavi edilmeli ve hayati tehlike arz eden bir krize yol açabilir.
Ayrıca, tekrarlayan düzensiz tansiyon atakları meydana gelirse derhal bir hekime müracaat önemlidir.
Denilebilir ki; her ikisi de vücudumuz için eşit derecede zararlıdır çünkü zamanında tedavi edilmezse ciddi sıkıntılara neden olabilir.
İleri derecede düşük tansiyon, vücudunuzun işlevlerini yerine getirmesi için yeterli oksijenden mahrum kalmasına ve kalbinize ve beyninize zarar vermesine neden olabilir.
Yüksek tansiyon ise, uzun süre tedavi edilmezse tıkanıklık, felç, kalp hastalığı ve böbrek yetmezliği riskini artırarak yaşamı tehdit eden durumlara neden olabilir.
Next