Bu gün çevrimiçi olmayanlar kimler?
Kendi adıma söyleyeyim; daima çevrimiçiyim, çevrimiçi…
Bu gün de dikkatimizi dağıtan başka durumları değerlendirelim.
Johan Hari kitabında; çevremizin onlarca farklı şekilde giderek daha dikkat dağıtıcı hale geldiğini, bunlardan en büyüğünün internet, sürekli bildirimler, son dakika haber uyarıları ve bitmek bilmeyen e-postalar gibi basit bilgi aşırı yükü olduğunu belirtiyor.
Hiçbir zaman gerçekten çevrim dışı değiliz.
Herkes neredeyse çevrim içi.
Çoklu görev genellikle bir beceri olarak övülür, ancak gerçekte bu bir efsanedir.
Beynimiz aynı anda birden fazla zorlu göreve tam olarak odaklanamaz.
Her geçiş yaptığımızda, örneğin bir mesajı kontrol etmek için bir raporu durdurduğumuzda, bir geçiş bedeli öderiz.
Bilişsel bilimciler, kısa süreli kesintilerin bile beyni yeniden yapılandırmaya zorladığını, bunun da bizi yavaşlattığını, hatalara yatkın hale getirdiğini ve yaptıklarımızı daha az hatırlamamıza neden olduğunu açıklıyor.
Johan Hari bu konuda diyor ki;
"Sürekli görev değiştirdiğimizde derinlikten ödün veriyoruz ve daha az şey öğreniyoruz."
Dikkat dağınıklığı, çalışma hafızasını zayıflatır ve dikkat süremizi kısaltır.
“Hatta bir analiz, sınavlarda mesajlaşarak çoklu görev yapan öğrencilerin, yapmayanlara göre %20 daha düşük puan aldığını ortaya koyduğunu” belirtiyor.
Tehlikeler okul veya iş hayatının ötesine uzanıyor.
Trafikteki durumu ele alalım.
Dikkatsiz/dalgın bir sürüş, ciddi kazaların yaklaşık beşte birinden sorumlu.
Tüm bunlar tek bir sonuca işaret ediyor:
Kesintiler, tamamlamaya çalıştığımız işlerde bizi daha da aptallaştırıyor.
Kesintiye uğramasını istemediğimiz tek şey kısa içerik izlemek.
Hari yine belirtiyor ki; “derin okumadaki bu düşüşün kendi kendini beslediğini belirtiyor.
Kısa ve parçalı içerikleri ne kadar çok tüketirsek, sürekli okumaya o kadar az tahammül ederiz.”
İnsan beyni bilgiyi kademeli olarak işleyecek şekilde evrimleşti, ancak artık verileri azar azar edinmek zorunda kalıyor.
NeilPostmamn’ın yine Türkçeye çevrilmiş olanTELEVİZYON:ÖLDÜREN EĞLENCE kitabında onlarca yıl önce modern medyanın parçalanmış, yüzeysel ve içerikten ziyade eğlenceye odaklanmış olduğunu, bunun da tehlikeli bir bağlam ve
tutarlılık kaybına yol açtığını dile getirmişti,
"Bu eğlence kültüründe kendimizi ölümüne eğlendiriyoruz" diyerek.
Next