Bu hafta mısır hasadı başladı artık. Batman’ın çevresi dönümlerce mısır ekili ve bugünden itibaren tarladan toplanacak. Mısır hasadı buğday ve arpaya benzemiyor. Yaprak ve sapı daha büyük olan mısır; geçmişte, bu dönemlerde Batman Ovası’na nefes aldırmayan bir üründü. 90 Bin dekarlık alanda bu yıl 100 bin ton üzerinde hasat bekleyen çiftçi çok dikkatli olmak zorunda…
Anız yangını geçmiş yıllarda görünmez kazalara yol açtığı gibi çevreye çok büyük zarar vermişti. Zaman zaman saatlerce süren yangının etrafa yaydığı küller ise işin cabasıydı. Henüz vakit varken bir kez daha uyarıda bulunmayı bir görev biliyoruz. Evet, mısır hasadı dönemindeyiz aman dikkat! Çiftçinin emeğine ve çıkarına saygımız sonsuz ve her zaman çiftçimizin yanında olup sorunlarını her platformda dile getiriyoruz. Bugün de Batman adına çiftçilerden, şehir ve çevreye karşı duyarlılık göstermesini istiyoruz.
MISIR YANGINI FELAKETE YOL AÇMASIN
5-10 Yıl önce mısır hasadı döneminde Batman Ovası cayır cayır yanardı.
Bazı bilinçsiz çiftçiler, hasadı topladıktan sonra geride kalan mısır sapları ve kozaları ateşe verirdi.
O tarlalarda saatlerce süren yangının dumanları Batman’ın üzerine yayılırdı.
Aşırı dumandan pencere ve kapılarını açamayan vatandaşlar, saatlerce evden çıkamazdı.
Nefes kesen o dumanlar, geceleri Batmanlıları uyutmazdı.
Geçmişte yaşanan şiddetli anız yangınlarına müdahale etmek tabii ki kolay değildi.
İtfaiye ekipleri günlerce ovada anız yangını nöbeti tutardı.
Geçmişteki yöneticiler, anız yangınıyla mücadele etmek için farklı yöntemlere yönelmişlerdi artık.
Hiç unutmuyorum 4-5 yıl öncesinde dönemin Batman Valisi Hulusi Şahin, Diyarbakır’ın Bismil ve Silvan ilçelerinden gelen anız yangınlarının son bulması için bir dizi toplantı düzenlemişti ve o toplantılarda istenilen sonuç elde edilmişti.
Eski Vali Şahin’e eşlik eden Batman Ziraat Odası Başkanı Nizamettin Aydiş’in de uyarılarıyla anız kabusu biraz olsun önlenebilmişti.
Kuşkusuz 5-6 yıl öncesinin anız yangınları yok ama bu konuda rehavete girmek de yanlış olur, çünkü bilinçsiz üreticiler, fırsat bulduğunda mahsulünü kaldırdığı tarlaya kolayına geldiği veya toplamayı gereksiz masraf olarak gördüğü için halen anız yakıyor.
Anızı yakarken, ovadaki bitki örtüsü ile canlıların sessizce yok olduğunu bilmediklerine inanmıyoruz, hatta bizlerden daha iyi bildiklerine inanıyoruz.
Toprak altında sayısını bilemediğimiz kadar çok can, anız yangınlarında sessizce yok oluyor.
YAPMAYIN, YAZIK GÜNAH
Mısır hasadındayız.
Gözler; biçerdöver sürücülerinde.
Sağ olsun, var olsun Batman Biçerdöverciler Derneği Başkanı Ahmet Eren de anız yangını konularında duyarlı biri.
Tarla biçerken kullandığı yöntemle birçok çiftçiyi rahatlatıyor ama birkaç kişinin gayretiyle bu iş bitmiyor.
Yangın vakalarının tam anlamıyla önlenebilmesi için caydırıcı cezalar da uygulanmalı.
Yok ettikleri canlılar, canlarını acıtmıyorsa, eminiz ki cezalar canlarını yakacaktır.
İhbarda bulunmuyoruz, cezayı teşvik ve tasvip etmiyoruz ama şahit olduklarımız bizi bu satırları yazmaya zorluyor.
Geçen yıllarda gündeme gelen; çiftçilerin destekleme primlerinin kesilmesi konusunu hatırlatmak istemeyiz ama bu duyarsızlık hali devam ederse, o yönteme başvurulacağının bilinmesini isteriz.
***
EĞİTİM SEZONU ARİFESİNDE MANZARA
Yeni bir eğitim-öğretim sezonu gelip çattı ve sınırlı gelire sahip ailelerin tedirginlikleri başladı.
8 Eylül’de eğitim-öğretim yılı başlayacak ama şimdiden kırtasiye masrafları velileri telaşlandırmaya başladı.
Önceki gün sürmanşetimizde kırtasiye fiyatlarının artışıyla ilgili haberimiz dikkat çekiciydi.
Bir öğrencinin kırtasiye maliyeti 2000 lirayı geçiyor.
8 Eylül’de açılacak okullar öncesinde şu günlerde kırtasiyelerin yolunu tutan veliler bütçelerinde büyük bir yük hissedecekler.
Birden fazla öğrenci okutan velinin vay haline.
4-5 Çocuk okutan asgari ücretli çalışan veli ne yapsın?
Kırtasiyecileri dinliyoruz… bir dert, veliyi dinliyoruz ayrı bir dert…
Kıyafet ve kırtasiye masrafı ortalama bir öğrenci için toplamda neredeyse 10 bin lirayı buluyor.
Geçen yıla oranla kırtasiye masraflarındaki artış yüzde 30 ile 35 arasında, kıyafet masrafındaki artış ise neredeyse bunun iki katı.
Batman’da sohbet ettiğimiz bir kırtasiye işletmecisi, aynen şunları söylüyordu:
“8 Eylül’de okullar açılacak. İnanın şimdiden bize fiyat araştırmasıyla gelen bazı veliler karşılaştıkları rakamları görünce deyim yerindeyse yüzlerinin aldığı acı ifade bizi derinden etkiliyor ama biz de yüzde 10-15 indirimden başka yapabileceğimiz yok. Velilerin üzüntüsünü görmek gerçekten çok acı.”
Özetle; yeni bir eğitim-öğretim yılı yaklaşıyor.
Kırtasiye ve kıyafet masrafları öğrenci velilerini bir hayli düşündürüyor.
Sahada olduğumuz için maalesef bu üzücü duruma şahit oluyoruz.
Aynı zamanda düşünüyoruz.
Acaba yetkililer, STK’lar, iş insanları birleşip, bu konular için bir havuz oluşturamazlar mı, diye öneri oluştu kafamızda.
Aynı zamanda bu önerinin karşılık bulacağı inancımızı güçlü tutmak istiyoruz.
Sağlıcakla kalın….
Next