Teknoloji ilerliyor, hayata bakış ve öncelikler değişiyor. İlk 1970’li ve 80’li yılların değişmez eğlence alışkanlığı olan restoran ve sinemalar hayatımızdan çıktı. Sonrasında lunaparkların heyecan yaratan dönme dolap ve çarpışan arabaları…

1970 ve 1980’li yıllara kadar Atatürk Parkı’nda sürekli konserler vardı. Yüksel Gök’ün organizatörlüğünde Şanlıurfalı sanatçılardan tutun da ülkede tanınan birçok sanatçı Batman’a getirilirdi. O dönemin iz bırakan sanatçıları, konserlerde hayranlarının karşısına çıkardı, en güzel kostüm ve giysilerle yerlerini alırlardı. Hatta illüzyonist ve cambazlar gösteriler sunar, büyük beğeniyle ayakta alkışlanırdı…

BİR ZAMANLARIN EĞLENCE KÜLTÜRÜ

Tam 50 yıl öncesi dönemin Belediye Başkanı merhum Mustafa Ramanlı’nın, Batman’a kazandırdığı Atatürk Parkı’nda çocukluğumuzda heyecanla ve büyük bir istekle konserlere giderdik.

Günümüzde orta yerde kalan Atatürk Parkı, Batman’ın en ücra yerlerindendi.

Konserler kadar yaz mevsiminde lunaparklar da vardı.

Merhum Çadırcı Emin, merhum Ebedin Satıcı ve o dönemler bu kente mal olan bazı gençler, lunaparkların müdavimiydi.

Konserler bir başka heyecan yaratırdı.

Organizatör Yüksel Gök, o zamanlar Şanlıurfalı Kenan Temiz, İsmail Badıllı, Küçük Emrah, Hüseyin Altın ve tabii ki Batman’a mal olan Yılmaz Kurt’u da Atatürk Parkı’ndaki konserlere getirirdi.

Davet edilen sanatçılar günler öncesinde halka duyurulur, konserlerin organizasyonunu yapan Yüksel Gök, getirdiği sanatçıların alt kadrosunu bile özenle seçerdi.

Konuk sanatçılar, Atatürk Parkı’nda en güzel kostümlerle sahnede yerini alır, birbirinden güzel eserleri sunar, ayakta alkışlanırlardı.

O zamanlar Batmanlılar sevdiği ve dört gözle beklediği sanatçı için günler öncesinden konser gününü iple çekerdi.

Sanatçıları görebilmek için programın bitmesini bekler, sanatçılara tezahürat yaparlardı.

Ne kavga, ne gürültü ne de rahatsızlık duyan olurdu.

Kalabalığa rağmen her şey düzenli ve dört dörtlüktü.

Çocukluğumuzda sahne alan sanatçıları görmek için Atatürk Parkı’nın yolunu tutardık.

Sosyal hareketliliğin olduğu o Batman ayrı bir güzeldi.

Farklı rüzgârların estiği TPAO’nun site yerleşkesinde müzik, eğlence ve tiyatro daha başkaydı.

Kim bilir, belki de sınıfsal bir fark yaratmak için oradaki bütün aktiviteler değişik bir şekilde organize edilirdi.

TPAO’nun ödüllü orkestrası, sadece protokol ve üst düzey yöneticiler için özel program yapardı.

SİNEMALAR AYRI BİR DÜNYAYDI

Sinemalar bizi farklı diyarlara götüren yegane aracımızdı.

40-50 yıl önce bu şehirde 10 sinema vardı.

Hafta sonları okuldan ve matbaadan kalan zamanlarımızı sinemalarda geçirirdik.

Site Sineması, o zamanlar gösterime yeni giren ve gişe rekorları kıran kaliteli filmleri getirirdi.

Ancak kent merkezindeki sinemaların Site’deki sinemadan aşağı kalır tarafı yoktu.

Yılmaz Güney, Tarık Akan, Kadir İnanır, Hakan Balamir ve Fikret Hakan’ın da başrollerini oynadığı filmler Mehtap, Raman ve Saray sinemasının reklam panosunda boy gösterirdi.

Filmlerin afişleri tahtalara henüz asılmadığında hangi sanatçıların filmde sahne aldığını merak ederdik.

Getirilen filmlerin anonsu araçlarda hoparlörlerden duyurulurdu.

Batman’ın tarihi meydanında gösterime giren filmlerin afişleri, reklam tahtasında yerini bulurdu.

50 YIL ÖNCESİNİN GÜZEL GÜNLERİ

1990’dan Sonra önce şehir merkezindeki restoranlar kapandı, ışıkları çocuk dünyasının hayallerini süsleyen lunapark dönemi de bitti.

Eski Başbakan ve Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal, özel televizyonlara verdiği izinle sinemalar da bir bir kepenk indirdi.

Ne yazık ki her biri sosyal bağları güçlendiren ne o konserler kaldı ne de sinemalar.

O ışıl ışıl hareketli günlerin yerini modern fuar ve festivaller aldı.

Son birkaç yıldır zamana uygun fuarlar dönemi yaşamaya başladık.

Sevdiğimiz ve özlem duyduğumuz eski konser ve etkinlik geleneğinin yerini panayırlara bıraktı.

Bu panayırlarda daha çok yöresel lezzetler sunuluyor ve farklı etkinlikler düzenleniyor.

Yayınevlerinin, kitap okuma alışkanlığı yaratması bakımından stant açmasını çok önemsiyoruz.

Şehrimiz yazarlarının imza günleri düzenlemesi ayrıca takdir edilen bir etkinlik olduğunu belirtmeliyiz.

Batman’ın bir sanat sokağı var ama sanata dair bugüne kadar tek bir fuar ya da festivalin yapıldığına tanık olmadık.

Umarız 2026 baharıyla birlikte sanat sokağı, sanat alanı işlevini yerine getirecek aktivitelere tekrar ev sahipliği yapar.

2004 Yılından sonra dönemin Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan’ın ülkeye mal olmuş sanatçıları, yurt içinden ve yurt dışından şehrimize getirdiği günler de geride kaldı maalesef.

Özetle; biz eski anılarımızı tazelerken gençler artık zamanın ruhuna uygun farklı fuar ve festivallerle buluşmak istiyor.

Bugünkü yazımızın başlığında da belirttiğimiz gibi eskiden gelenek haline gelen alışkanlıklarımız birer birer kaybolmaya yüz tuttu.

Yeniden; eskinin sosyal canlılığını bugüne uyarlayarak kazandıracak yeni aktivitelerde buluşmak dileğiyle…