Küçükken Batman kent merkezinde hemen her iş yerinde yaygın basına ait bir gazete alınırdı. Hatta evlerde de gazete bulundurulurdu. Mecmua ve dergiler de neredeyse her iş yerine ve eve ulaşırdı. O dönemlerde yaygın basında çıkan gazete sayısı iki elin parmak sayısı kadardı.

Hürriyet, Tercüman, Günaydın ve diğer gazeteler okurun vazgeçilmezleri arasındaydı. Gazetelerin özel ekleri de okurların olmazsa olmazlarıydı. Özellikle mizah eklerini bekleyen okurlar, Gırgır Dergisi’nden diğer mecmualara kadar birçok yayını takip ederdi.

Bayram Sayın-9

HÜZENLENMEMEK ELDE DEĞİL

Batman’ın eski şehir merkezinde dolaştığımızda; bazen küçücük bir detay, bazen eskiden harıl harıl çalışan işyeri, bazen de hepimizin bildiği ve her gün uğradığımız bir dükkan gözümüze çarpar, gözlerimizin dokunduğu o detay ve dükkan; çok şeye sahip olduğumuza ama bir çok şeyi de kaybettiğimizi hatırlatıyor.

Bunların yanı sıra çağın ve teknolojilerin yürürlükten kaldırıldığı meslekler ve işyerlerini görmek de bir hayli üzücü.

Şehrimizde 30 yaşın üstündeki herkesin bildiği bir mekan da yukarıda saydığımız faktörlerden dolayı kapanma noktasına gelmiş.

Bu mekan; DDY Peron Gazete bayii.

Muharrem İdman ve Cafer Gülsever ağabeylerin işlettiği gazete bayisidir.

O dükkanın önünden geçip giderken hüzünlenmemek elde değil.

Çünkü orada okuyan bir şehrin izleri vardı.

Günlük gazeteleri bekleyip sıraya giren insanlar, diğer magazin ve dergilerin sayfalarını karıştıran okurlar, dahası gazeteyi emanet alıp okuyanlar, ki bu emanet alma Cafer ağabeyin, özellikle satmak istemediği iyi okurlardı.

Onlar emanet gazetelerini alır, yandaki ‘Peron Çayevi’nde okur, aynı şekilde düzenli katlar, tezgahtaki yerine bırakırdı.

HOBİ DEĞİLDİ AMA…

Gazete okumak hobi değildi, gereklilikti.

Dünyadan haber almaktı ve kültür dağarcıklarına bir şeyler ekleme sevdasıydı.

Tabii ki kupon biriktirenler de vardı.

O da ayrı bir heyecandı.

Gülsever ailesi ve gazete özdeşleşmişti adeta.

Rahmetli Mehmet Gülsever’in gür ve caddeleri inleten sesiyle günlük gazetelerin manşetlerini haykırması herkeste merak uyandırırdı.

Günümüze baktığımızda birçok heyecan uyandıran etkinlik gibi gazete okuma alışkanlığı da erozyona uğradı maalesef.

Cep telefonları dünyayı cebimize getirdi ama bize ait olan birçok şeyi alıp uzaklara götürdü.

Anlıyoruz, çağın gerekleridir ama öyle çok uzak olmamalıydı.

Kağıda dokunarak bir yazı okumanın keyfi başkaydı, doğaldı.

Orhan Pamuk’un dediği gibi “Selüloz etkisi…” Bu arada Nobel ödüllü yazarımızın kitaplarını yazarken hala saman kağıdı kullanması bu etkinin hissedilmesi olsa gerek.

Gazete bayiinden söz ederken ilginç, belki de hiçbir yerde görülemeyecek bir durumu aktarmadan yazıyı bitirmeyelim.

SSK Caddesi’nde oturan bir aile, eğittikleri köpeğin boynuna bir sepet koyarak, onu düzenli aralıklarla almaya gönderiyorlardı. Bu eşsiz durum da bir tek Batman’a özgüydü.

Gazete Satıcısı

NEREDE O PERON?

70'li Yıllarda yaygın basının dağıtım merkezi, petrol emekçilerinin geçiş noktası olan ‘Devlet Demir Yolları’ alt geçidi olarak bilinen perondu.

Petrol emekçisi, gazete almadan evinin yolunu tutmazdı.

Tabii o dönemlerde gazetelerin özel ekleri olurdu.

Okurlar, özellikle mizah eklerine bol bol gülerdi.

Gırgır Dergisi ve mecmualar da ilgi görürdü.

Gazete; yalnızca yaşamımızı geliştiren, farklı bakış açılarına sahip olmamızı sağlayan değil, hayatımızı kolaylaştıran bir araçtı.

Bir gazeteyle çok şey yapılırdı.

Kupon almak isteyen okurlar vardı.

Özellikle ansiklopedi toplamak isteyenler, kuponları almak için yarışırdı adeta.

Bir dönem bazı gazeteler televizyon bile vermişti.

Bazı gazetelerin ilk çıktığı yıllarda; promosyon çalışmaları artmıştı.

Neredeyse insanlar, evlenecek kızların çeyizini kuponlarla düzerdi.

Kuponlar kesilince gazete dörde bölünür, paket kağıdı olarak kullanılırdı.

PERONDA BİR ANI…

Batman’da gazete dağıtım işi Cafer Gülsever’den sorulurdu.

Gülsever’in yakın arkadaşı Bayram Sayın, 70'li yıllarda çalıştığı Raman Sineması’ndan kalan zamanını peronda geçirirdi.

Bu alışkanlığını günümüzde de sürdüren Sayın'la önceki gün peronda karşılaştık.

Gazete kokusunu özleyen Sayın'ın bize söylediği güzel bir söz vardı:

“Gazete kokusunu almak için bir Batman Çağdaş'a gelirim, bir de yaygın basına göz atmak için DDY peronuna uğrarım.”

Sayın ağabeyimiz bu sözleriyle bizi eski günlere götürdü.

Tabii internet medyasının Basın İlan Kurumu'ndan reklam almaya başlamasından sonra basılı gazete, yerini yavaş yavaş dijital gazeteye bırakıyor.

Artık gazeteciler bile gazete alıp okumuyor.

Çoğu gazete geri dönüşüm yolunu tutuyor. Emekliler, tek tük okurlar, bulmaca alışkanlığı sürdürmek için haftada bir gazete alabiliyor. Oysa basılı gazetenin yeri her zaman ayrıdır diyoruz.

GAZETE EKMEK KOKUSU GİBİ

Peronda gazete baş dağıtım işini bir zamanlar Siverekli Muharrem İdman’la birlikte yapan Cafer Gülsever ile ailesinin fedakarlığını da hatırlatıyor bize Bayram Sayın;

“Gençliğimiz burada geçti. Cafer arkadaşım gazete dağıtımını yaptığı dönemde ben de Raman Sineması'nda muhasebeciydim. Sinemadan kalan zamanımı geçirmek için mutlaka perona gelirdim. O dönemin çok satan gazetelerindeki köşe yazılarını ve röportajları okurdum. Yine rahmetli Enver Arslan abimizin çalıştığı matbaaya gider, matbaa kokusunu alırdım. Bu benim için fırından yeni çıkan ekmek kokusu gibi olurdu. O dönemlerde el dizgisiyle hazırlanan yerel gazeteleri ilmek ilmek dokumak, her harfe ayrı özen göstermek gerekirdi. Zaman değişiyor. İnternet dünyası geliştikçe basılı gazete bitme noktasına geldi. O günleri yaşamak için halen DDY peronundan kopmayan bir okurum. Günümüzde Batman'ın yerel medyası da desteklenmelidir. Yerel medyanın sayfalarını okumak benim için ayrı bir keyiftir.”

Bugün de Batman Belediyesi’nin eski ünite yöneticilerinden Bayram Sayın, bize DDY peronundaki gazete geleneğini anımsattı.

Sağlıkla kalın, Batman Çağdaş'la kalın.