Batman Çağdaş Gazetesi manşetten,
Baş Yazar Arif Arslan’ın köşe yazılarından
“Batman’a 500 yataklı hastane,
Batman’da sağlık sorunu,
Aciller Poliklinik gibi…” yazıları ile
Sağlık sorunlarına dikkat çekiyorlar.
Geçen hafta da;
Sayın Mesude Erşan’ın
Türkiye Acil Tıp Derneği (TATD) Başkanı
Prof. Dr. Serkan Yılmaz ile
yaptığı haber röportajını okudum.
Kırk yılı geçkin hekim olarak çalışıyorum,
Sağlığa ve hekime talep
hiç bu kadar artmamıştı.
Aciller poliklinik olmaz.
Aciller yaşatmak içindir.
İlk müdahele yerleridir.
aciller yaşam riski bulunanların
ilk başvuru yeri.
Acilen müdahale edilmesi gereken hastaların,
yaralıların başvurması gereken yerler.
Tıpta acil durumlar bellidir.
Mesela;Trafik kazaları,
silahlı yaralanmalar,
kalp krizleri,
mide kanamaları,
felç (inme),
travmalar,
zehirlenmeler ve
daha pek çok insan için
hayati tehlikesi bulunan durumlarda
adeta dakikalarla Azrail ile yarışırcasına
ölümün kıyısından çekilmeye çalışıldığı
sağlık birimleridir aciller.
Daha sonra ise durumunun
değerlendirilip ilgili branşlara
tedavisinin sürdürülmesi için
yönlendirildiği hastane birimleridir.
ACİL SIRADAN POLİKLİNİK DEĞİLDİR!
Ne yazık ki Batman Çağdaş’ın
Yayınladığı fotoğraflara dikkatli bakınca
durumun acillik mi,
yoksa poliklinik sırasında mı olduğunu
anlamakta insan güçlük çekiyor.
Acillik olay beklemez,
Hemen müdahele edilir.
Kendini acil vaka olarak değerlendiren
acil olmayan acil vakalar,
gerçek acillerin müdahelesini
geciktirdiğinin farkında olmalı.
ACİL TÜRKİYEM
Medyada yer alan haberlere göre;
Yayınlanan istatistikler
acillere keyfi başvuruların göstergesi.
Türkiye nüfusun iki katı sayıda
acil başvurusu var.
Kısaca hastanelere
her dört başvurudan birinin kaydı
acillerde.
Yine Acil Tıp Derneği Başkanı’nın
söyleşisinden öğreniyoruz ki;
Acile başvuruların sadece yüzde 20’si
gerçek acil, yüzde 80’i ise
polikliniklerde çözülebilecek,
aciliyeti olmayan başvurular
olduğunu belirtmesi.
Türkiye Acil Tıp Derneği Başkanı diyor ki;
“Dahası acilin kapısından adım atan herkes,
kendini gerçekten ‘acillik’ sanıyor ve
öncelik bekliyor.
Kalbi duran hastayla uğraşan hekime,
“İlgilenmeniz için ölmemiz mi gerekiyor”
diyebiliyor.
Acil olmayan,
yeşil alan hastası
öncelik talep edebiliyor.
Gebelik testi isteyebiliyor.
Tehdit, aşağılama, hakaretse
acillerin rutinleri arasına çoktan girdi.
Bıçakla, silahla acillere dalıp
her türlü şiddet uygulanabiliyor.
Gerek keyfiyetler,
gerekse acil servislere yüklenen
(enjeksiyon, pansuman, adli muayeneler,
Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nden (MHRS)
randevu alamayanlar vs.) gibi durumlar
aslında gerçek acil hastaların,
bazen yaşam hakkını gasp ediyor.”
Unutmayalım;
Sağlığımızın sigortası
başta hekimler olmak üzere,
hekim dışı sağlık mensuplarıdır.
Next