Hafta sonunda akraba ziyareti nedeniyle bulunduğumuz Diyarbakır’dan Batman’a dönerken, her zaman olduğu gibi yine trenle yolculuğu tercih ettik.

Çocukluğumdan beri çok sevdiğim tren yolculuğunu tercih etmemin en büyük nedeni nostalji yaşamaktır.

Ancak her zaman olduğu gibi hala ilkel dürtülerle hareket eden, çocuklarını eğitmeyenler yüzünden yine sinirlerimi geren bir gelişmeye tanık olduk…

Beni inanılmaz sinirlendiren ve düşündüren gelişme ile ilgili olarak bir kere daha tepkilerimi ifade edecek bir değerlendirme yapmak istiyorum.

Neden mi söz ediyorum?

Tabi ki yine yolcu trenlerine taş atılması ilkelliğinden…

Gerçekten el oğlu uzayın derinliklerine seyahat ederken, yaşadığım kentimin içinde hareket halinde olan yolcu trenlerine taş atılması kadar vahim bir geri kalmışlığı içime sindiremiyorum…

Trenlere taş atılması ilkelliğine isyan ediyorum…

**

**

Elimde kalem 1990 yılından beri Batman kamuoyunun karşısındayım.

Trenlere taş atılması ayıbı ve utancı ile ilgili yazdıklarım bir ciltlik kitap tutar.

Ama hala bu utançtan kurtulamadık…

Eskiden köylerden geçen trenlere taş atılıyordu.

Gerek gözlemlerim, gerekse edindiğim bilgilere göre artık köylerde trenlere taş atılmıyor.

Ancak Batman ve Bismil giriş-çıkışlarında hala trenlere taş atılmaktadır…

Batman-Diyarbakır arasında sefer yapan, ulaşımda halkımıza kolaylıklar sağlayan trenlerin içerisinde seyahat edenler hepimizin anne, baba, çocuk, hala, dayı, yeğenleri, yani insanlarımızdırlar…

Uzaylılar, başka galaksilerden gelenler trenlerimizde seyahat etmiyorlar…

**

**

HUZUR MAHALLESİNDE HUZURSUZLUK!..

İne zaman trenle seyahat etmişsem Batman giriş ve çıkışında, adı “Huzur” olan mahallede taş atılması hadisesine tanık olmuşum.

Trenle seyahat ederken Huzur mahallesinden geçen vatandaşlarımızın huzursuz olmasını da içime sindiremiyorum…

Adı huzur olan bir mahallede huzursuz olmamız, kentimiz için, hele o semt için büyük eksiklik ve utançtır…

Taş atanların çocuklar olması bizi utançtan kurtarmaz, bunu unutmayalım.

Trenlere taş atılması ayıptır, utançtır ve açıkça ifade edeyim; ilkelliktir…

Çocuklarına trenlere taş atılması edebini, ahlakını vermeyen ailelerin büyük sorumsuzluğu söz konusudur…

Bu ilkelliğe son verilmesi için yine önerilerim, eleştirilerim olacaktır.

Çocukları hala trenlere taş atanlar ya medeni olacaklar, medeni olmayı öğrenecekler, ya da öğrenecekler…

**

**

Son yolculuğumuzda havanın henüz aydınlık olduğu bir zamanda Bismil’e ulaştığımızda, demiryolu boyunca toplanan çocuklardan bazıları bizlere el sallamaya başlamıştı.

Trendeki yolcular, görevliler gibi eşim ve kızım da çocuklara el sallıyordu.

Tam o esnada içlerinden biri yerden taş aldığında, eşimin uyarısı oldu. “Bak bak bak taş atacak” der demez, bizden önceki ikinci kompartımanın cam sesi ile irkildik…

Çift cam olduğundan yalnız biri kırılmış, taş atılması hadisesi ucuz atlatılmıştı.

Kırılan camı görüntüleyip, takdirlerinize sunuyorum.

Batman’a vardığımızda yine Huzur mahallesinde bu kez atılan bir taş, bizim kompartımanımızın camına denk geldi, ancak cam kırılmadı.

Neyse ki atılan taş küçük olduğundan, camı kıramadı, ama eşim ve kızımla huzursuz olduk…

**

**

Bu ilkellikle mücadele için yine kırılmaz cam önerimi sunuyorum.

Halkımızın cam emniyeti için gereken adımların TCDD Genel Müdürlüğü tarafından atılması gerektiğine inanıyorum.

DDY Batman yöneticileri ve tren görevlileri halkın rahatı için ellerinden geleni yapıyorlar. Ancak bir bütçe gerekiyor.

Kırılan camların ağır faturası ile ilgili geçmişte yapılan açıklamalar var.

Bazı otobüs, minibüs ve otomobillerin camlarına taş geldiğinde kırılmıyor ve dağılmıyor, lastik gibi çatlıyorlar. Yolcu trenlerimizin camlarının artık kırılmaz malzemelerden yapılması şarttır.

Batman-Diyarbakır trenimizin çift camlarından bazılarının kırık olduklarını gözlemledim. Tekli kalmış cama gelecek taş, can emniyetini tehdit edecektir. Çift cam az da olsa koruma sağlamaktadır.

Öte yandan Batman ve Bismil giriş ve çıkışlarında, özellikle tren geliş saatlerinde bekçiler görevlendirilebilir. Taş atanları anında tespit edip, yakalayıp hesap sorulmalı, caydırıcı cezalar verilmelidir.

Hangi ailenin çocukları trenlere taş atılıyorsa, ağır para cezası uygulanmalıdır.

Semt sakinlerinin eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi için çalışmalar yürütülmelidir. Cami imamları, öğretmenler ve muhtarlık bu konuda çalışma yapabilir.

Bu ayıba, bu ilkelliğe, bu çağ dışılığa artık son verilmelidir. Başımızı önümüze eğecek yanlışlar artık tarihe karışmalıdır vesselam…