*1926 Yılında Batman Çayı’nın haritadan sildiği Elmedina’nın ruhunu yeniden canlandıran petrol şehrinin bir parkı var artık. Akarsu yatağındaki muhteşem devasa parkın böyle bir manzaraya kavuşacağını kimse tahmin edemezdi.

*Dün bilinen açıklamalardan öteye gitmeyen 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günüydü. Dostlar alışverişte görsün açıklamaları… Klasik ve aynı şablonla yazılan sıradan ‘10 Ocak Gazeteciler Günü’ artık pek ifade de etmiyor.

ELMEDİNA’NIN RUHUNU CANLANDIRAN ALAN

Kim ne derse desin Batman’ın çekirdeği ‘İluh Tepebaşı’ bölgesi değil, 1926 yılında Batman Çayı’nın haritadan sildiği Elmedina’dır. 

Yüz yıllar öncesinden Batman Çayı kıyısında tarihe ışık tutan eski yerleşim birimleri ve höyükler vardı.

Şimdilerde o eski yerleşim birimlerinin izleri bile kalmadı.

Hep söyledik…

Bu sütunlarda dillendirmeye çalıştık.

Batman’a nefes aldıracak, daha da kıymetlisi Elmedina’nın ruhunu canlandıracak projeydi.

Batman Çayı’nın iki yakasını da ‘yeşil alan’a dönüştürecek devasa park olmasının gerektiğinin altını çizmiştik.

2011 Yılında memleketi Batman’da Milletvekili seçilen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, proje çalışmaları için talimat verdiği Özel İdare Genel Sekreteri Abdülkadir Özer, ‘Yeşil alan’ kuşağını olgunlaştıran isimdi. 

Dört yıl önce dönemin Batman Valisi Hulusi Şahin, çay yatağını hem kirlilikten kurtarmıştı hem de her yıl boğulma vakalarının yaşandığı o alanın çevresindeki 183 dönümü ‘İstiklal Kent Parkı’na dönüştürmüştü. 

O parkın yapımını üstlenen, gecesini gündüzüne katıp güzel bir eseri bu şehre kazandıran iş insanı Faik Nasıroğlu, telefonumuzun ucundaydı.

Nasıroğlu anlatıyordu; 

“Her şeyden önce Batman’a mükemmel bir tesis kazandırdık. Bu projenin hayata geçirilmesi için de birçok sıkıntı yaşadık. Hak etmediğimiz söylemlerle de karşılaştık. Projede zarar bile ettik ama böyle bir eserin Batmanımızın bir ihtiyacı olduğunu da biliyorduk. Biz vicdanen rahatız. Hafta sonları, mesai saati sonrası park alanındaki kalabalık kitleyi ve binlerce insanın ailesiyle oraya gitmesi, bizi son derece mutlu ediyor. Çünkü Batmanımızın böyle güzel alanlara da ihtiyacı var…”

Aslında söylenecek pek bir şey de yok. 

Çünkü arkadaşımız fotoğraf sanatçısı İrfan Tapan’ın çektiği mükemmel kare; her şeyi anlatıyor.

Fazla söze ne hacet.

PEK DE İFADE ETMEYEN BİR GÜN

Dün ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler’ günüydü. 

Her 10 Ocak’ta aynı şablonlarla yazılmış, tabiri caizse ‘dostlar alışverişte görsün’ açıklamaları yapılır.

Çalışanla, çalışmayanın aynı kategoride tutulduğu ve adı ‘Çalışan Gazeteciler’ günü bayramı olur mu hiç? 

Bakın, günümüzde kırsal alanda kaç muhabir haber kovalıyor? 

Kurumların haber bültenleri, partilerin açıklamaları, STK’ların genel merkez çıkışlı açıklamaları, uzman-doktorların çarşaf çarşaf açıklamalarıyla doluyor yerel gazeteler. 

Ne yazık ki yerel medyada özgün ve özel bir haber yok.

Çünkü haberler birbirinin benzeri.

Sosyal medyadan kes, kopyala, yapıştır haberleriyle habire kan kaybediyor yerel gazeteler.

Yıllar önce Batman’da bu mesleğe başlayan ve bu dünyadan göçüp giden üstatlardan Nazım Sökmen, Haluk Yargıcı, Enver Arslan ve Hüsamettin Turan’ın adını bu şehrin cadde, sokak ve güzergahlarında yaşatmamışsak; bu günün ne önemi var bizler için?

Bugün sözlerimizi George Orwell’ın bir cümlesiyle bitirelim;

“Gazetecilik birilerinin yayınlamasını istemediği haberleri yazmaktır, gerisi halkla ilişkilerdir.” 

Sağlıkla kalın