*Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, uzun bir aradan sonra Diyarbakır’daydı. Geçen Cuma komşu İl Diyarbakır’da bölgedeki İl Sağlık Müdürleriyle toplantı gerçekleştiren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bölgede bazı illerde yapılacak ‘Şehir Hastaneleri’ ile ‘Yeni hastanelerin’ de yapılacağının mesajını verdi. Batman’ın 500 yatak kapasiteli hastanesinin de aralarında bulunduğu yeni hastanelerin yapılacağına dair mesajlar veren Bakan Koca, bu sağlık yatırımını yıllardır bekleyen Batmanlıların gönlüne su serpti…
*İlk petrolcüler, bu şehrin tarihine dip not tutmuşlar. ‘Yaşam, Gelenek ve Göreneklere’ dair ne varsa kayıt altına alan kara altını keşfedenler, ‘Giyim, Kuşam ve Yaşam’ tarzını da kayıt altına almış. 70-80 Yıl öncesinde Batman çevresinde yaşayanların giyimini de anlatan ilk petrolcülerdir. Batman Rafinerisi’nin ilk müdürlerinden Hasan Göker, yöre halkının tipik giysisini şöyle özetliyor: ‘Yöre halkı beyaz uzun bir don üzerine yine beyaz kumaştan mini bir etek giyerlerdi.’ Batman Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ‘Şehrimi Tanıyorum’ adlı ders kitabında ise Diyarbakır ve Elazığ’a özgü olan ‘Şalvar’ın Batman’a ait olduğu iddia ediliyor…
500 YATAKLI HASTANEYE DOĞRU
Geçen hafta içinde yerel basın turunda Batman’ın 500 Yatak kapasiteli yeni Hastanesi ile Araştırma-İhtisas Hastanesi için mesaj veren AK Parti Batman Milletvekili Ziver Özdemir, bu şehri sağlık yönünden rahatlatacak yeni hastanenin 2021’in ilk 6 ayında temelinin atılmasını beklediklerini söylüyordu.
Ve de hayalinin Batman’a bir ‘Araştırma-İhtisas Hastanesi’ ile ‘Tıp Fakültesi’ olduğuna dikkat çekiyordu Milletvekili Özdemir.
Batman kamuoyunda 500 yatak kapasiteli hastane uzun süredir gündemde.
Hele Pandemi döneminde bu şehrin ne kadar bu yatırıma ihtiyaç duyduğunu anlatmaya gerek yok.
Geçen Cuma günü Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, komşu Diyarbakır’daydı.
Bölgedeki İl Sağlık Müdürleri, saha koordinatörleri ve başhekimlerin katılımıyla bölge toplantısı gerçekleştiren Bakan Koca, bölge halkına da mesaj veriyordu:
“Diyarbakır başta olmak üzere bölgedeki tüm hemşehrilerimi bir kez daha tedbirlere sıkı sıkı sarılmaya davet ediyorum. Geçtiğimiz haftalarda bölge hastanelerindeki yoğunluk yalnızca Diyarbakır değil, Güneydoğu Anadolu illerimizde de sıkıntılı günlerden geçtik.”
Bakan Koca, Korona virüs salgınıyla birlikte yeni sağlık yatırımlarına ‘yeşil ışık’ yakıyordu.
Bölgede nüfusu büyük bazı illere ‘Şehir’, Batman’ın da aralarında bulunduğu diğer illere de yeni hastanelerin yapılacağının mesajını veren Bakan Koca: “Korona salgınıyla birlikte bu ihtiyacın daha da büyüdüğünü gördük ve adımlarımızı buna göre atacağız” diyordu.
Evet… Bakan Koca, Batman’a 500 yatak kapasiteli hastanenin de yapılacağını duyurdu.
Diyarbakır hariç komşu illere göre hasta potansiyelinin daha yüksek olduğu Batman’ın, 500 yatak kapasiteli hastanesinin yeni yılın ilk aylarında temelinin atılması, bu şehri sağlık yönünden çok daha iyi yere getirecek…

ESKİ GİYİM-KUŞAM TARZIMIZ
Tüpraş Batman Rafinerisi’nde tam 65 yıl önce ilk müdürlük yapan Hasan Göker, yörenin gelenek-göreneklerine varan birçok yaşam tarzını kaleme almış eski bir yönetici.
İlk petrolcülerin anılarında dikkat çeken bir ayrıntı var:
İlk Rafineri Müdürü Göker, yıllar öncesinden yöre halkının giydiği ‘Giyim ve kuşam’ tarzını şöyle özetlemiş:
“O dönemlerde yöre halkı tipik giysi olarak beyaz uzun bir don üzerine yine beyaz kumaştan mini bir etek giyerdi.”
Kara altını bu şehirde keşfedenler; aynı zamanda yıllar öncesinde bu yöreye dair ne varsa, bugünlere ‘ışık tutma’ adına kayıt altına almış.
İyi ki de yazmışlar.
Bizde 80-100 yıl öncesinin belge kayıtları ne yazık ki yok.
Batman Milli Eğitim Müdürlüğü de Bakanlıkça hazırlanan ‘Şehrimiz’ seçmeli dersi doğrultusunda, ‘Şehrimiz Batman’ ders kitabını yeni sezonda öğrencilere ‘Seçmeli ders’ olarak okutulmak üzere hazırlamış.
Aslında öğrencilere iyi de bir kaynak.
Kitabın 57’nci sayfasında ‘Batman’da Giyim, Kuşam ve Yaşam’ bölümünde erkeklerin yıllar önce giydiği giysilere de dikkat çekilmiş.
Erkeklerde başa giyilenlerin, ‘Siyah püsküllü Agel, Şaşik ve Şaluşepik’ olduğu belirtiliyor. Sırta giyilenlerin de ‘Gömlek, Yelek kuşak ve Şalvar’ olduğuna dair bilgilerin yer aldığı ‘Şehrimi Tanıyorum’ kitabı, keşke çok daha geniş araştırmalarla daha doyurucu ve doğru bilgilere yer verilseydi.
Yöre halkın bildiği gibi; ‘Şaluşepik’ Şırnak’a ait.
Şalvar da Diyarbakır ve Elazığ bölgesinin.
Biz de bu saatten sonra çıkıp Şırnak’ın ‘Şaluşepik’i bizim mi diyelim?
Yıllardır folklor yarışmalarına Batman’ı temsil eden ekipler, giyim tarzından 1’nciliği kaybettiklerini de biliyoruz. Giyim tarzının bir parçasını Şırnak, bir kısmını Diyarbakır ya da Muş’un giysisinden ‘karma’ bir elbise ile yarışmalara çıkarsak; elbette eleneceğiz…

“1973 YILINDA BİRİNCİLİKTEN OLDUK”
1968 ila 1975 yılları arasında Batman Lisesi Müdürlüğünü yapan ‘Efsane eğitimci’ Gülpaşa Sezer, o dönemlerde folklor yarışmalarında okulunun nasıl elendiğini anlatıyor:
“Çok iyi bir folklor ekibimiz vardı. Bölgede birçok İl’i geride bıraktık. Finallere kadar gittik. Ancak Şalu-şepik’i Şırnak’tan getirdiğimiz için maalesef Juri tarafından elendik. Herkes ekibimizin oyun tarzına tam puan vermişti ama iş kıyafetlere gelince bizi elediler. Şaluşepik Şırnak’ın giyim tarzıdır. Şalvar da Diyarbakır ile Elazığ yöresine aittir.”
Yıllardır bunu bilmemize rağmen nedense; halen bazı yarışmalara bize ait olmayan ‘giyim ve kuşam’ tarzıyla katıldığımız için manzara da değişmiyor.
Keşke, 70-80 yıl öncesinde ‘Kara altın’ı keşfedenlerin anılarından istifade edebilsek.
Kısacası; Milli Eğitim’in hazırladığı ‘Şehrimi tanıyorum’ seçmeli ders kitabı önemli bir kaynak ama bazı bilgilerin de eksik olduğunu hatırlatmakta yarar var.
Kalın sağlıcakla…
Next