*1926 ile 1930 Yılları arasında Batman Çayı’nın haritadan sildiği Elmedina, Siirt’in Kobin köyünü ‘Beşiri’ ilçesine dönüştürmüştü. Eski Beşiri’de oturan ailelerden biri de Tapan’lardı. İlk fotoğrafçılığı Beşiri’den Batman’a taşıyanlar da yine Tapan ailesiydi. Beşiri Belediye Başkanı Alpaslan Karabulut’un daveti üzerine İrfan tapan ile ilçeye kısa bir gezinti yaptık…

*Beşiri ilçe merkez nüfusu günümüzde 14 bine dayanmış. Beşiri’nin genç, dinamik ve girişimci Belediye Başkanı hiç boş durmayıp harıl harıl çalışıyor. Alpaslan Karabulut, tabiri caizse Atom Karınca gibi. Bir ayağı Beşiri’de bir ayağı Ankara’da. Bahar mevsimiyle birlikte bizi Beşiri’nin sokaklarında dolaştırdı. Bir yandan yaptığı hizmetleri gösteriyordu bir yanda da yapacaklarını….

BEŞİRİ DEZAVANTAJLI DEĞİL…
Batman’a en yakın ilçe Beşiri’dir.

"16 Kilometre uzaklıktaki Beşiri aslında Batman’ın bir mahallesidir" diyerek devam etti tecrübeli deklanşör ustası İrfan Tapan;

“Eskiden büyüklerimiz Batman’a yürüyerek giderlerdi. Kıra Dağı’nı aştın mı soluğu Batman’da alırsın. Çok da uzak bir yer değil. Ağabeylerim Batman’a hep yürüyerek giderlerdi.”

Tapan’ın bu sözlerine, Beşiri Belediye Başkanı çok güzel bir ek yaptı;

“Evet yerinde bir tespit. Aslında Beşiri Batman için dezavantajlı bir yer değil. Aksine avantajlı bir ilçedir. Eğer 96 yıllık bu ilçe petrolün başkentine yakınlığının olanaklarını bugüne kadar kullanabilseydi bu kadar da geri kalmayacaktı belki. Bu bakımdan,  Beşiri geçmişten günümüze büyük fırsatlar kaçırmış maalesef.”

Yukarıdaki iki görüşe de katılmamak elde değil.

Önceki gün manşetimizde Kıra Dağı zirvesindeki modern villalara dikkat çekmiştik.

Önceki gün de Beşiri’nin merkezine indik.

Beşiri'nin, çehresi hızla değişiyor.

Yaklaşık 100 yıllık hükümet konağı yıkılmış, yerine devasa modern bir bina kazandırılmış.

Okuyucularımız, eski ve tarihi binaların korunmasının gerektiği uyarı ve temennilerimizi bilir.

O tarihi bina, ‘Yıkılmayıp güçlendirilseydi iyi olurdu’ diye yazmaktan kendimizi alıkoyamadık.

Hemen karşısındaki saat kulesinin çevresi ve meydanı asfalt serimine kavuşmuş.

Karayollarının araçları harıl harıl çalışıyor.

Karayollarının yanı sıra DSİ araçları, Tarım-Orman Bakanlığının ekipleri, Beşiri’nin yeni projeleri için kolları sıvamış.

Bu çalışmaları gördüğümüzde Beşiri’ye ‘bahar’ın erken gelmiş olduğunu hissettik.

Sessiz ve berrak akan Garzan, Beşiri Ovasına hayat vermiş ama o kontrolsüz akan akarsuyun şimdi hayat vereceği yeni projeler var.

230 Dönümlük bir alan, Kır Düğün Salonu ve Mesire alanına kavuşacak.

O alanda 5 bin civarında ağaç ekimi planlanıyor.

Ekmek fabrikasının da kurulacağı o mesire alanı 2027’de tamamlanacak.

Beşiri Belediye Başkanı Alpaslan Karabulut, Beşiri için hayata geçirmeye hazırladığı projeleri hatırlatınca İrfan Tapan arkadaşımız hemen araya giriyordu;

“Bir soluklanın Başkanım, anlattıklarınız ve gördüklerimiz karşısında Beşiri’yi çok sevmeye başladım. Burası doğduğum topraklar. Hiç de hayalimden geçiremeyeceğim projelerden söz ediyorsun.”

Başkan Karabulut gülümseyerek yanıt veriyordu Tapan’a;

“O zaman bu kareleri geleceğe taşı lütfen. Birlikte Mesire Alanının açılışını yapacağız.”

“BELEDİYE SORUN ÇÖZMENİN ADRESİDİR”
Sıra dışı Başkan Karabulut, ilginç bir mesaj veriyordu;

“Geçmişten günümüze ne yazık ki bazı makamlar sanki insanların işini zorlaştıran yerler olagelmiştir. Oysa yerel yönetimler insanlar için zorlaştırma yeri değil, kolaylaştırma makamlarıdır. Ne yazık ki Belediyemiz vatandaşların basit işlerini zor bir zincir halkasına bağlayarak hep zorlaştırmış ama biz bu zinciri kıracağız artık.”

Beşiri ilçe merkezinden Garzan Çayına yol alıyoruz.

Bahar havasının estiği Beşiri Ovası’nda boy atan ekinler, erken açan badem ağaçları, adeta renk cümbüşü olmuş, ovayı süslüyor.

Beşiri’ye veda etmeden Başkan bizi iki ayrı adrese daha götürdü.

Kobin Mahallesi’nin arka taraflarında mera alanının çöplükten kurtulması için Tarım-Orman Bakanlığına proje hazırlayan Başkan Karabulut’un yüzü gülüyordu;

“Kocaman geniş bir mera alanını görüyorsunuz. Buralara yıllar boyu çöp atılmış. Beşiri’ye mikrop saçarak hastalık yayan bu çöp alanıydı. Buralar geçen yıl sinek ve haşerelerden geçilmiyordu. Burayı kapattık, ilçe sakinleri rahat nefes almaya başladı. Bu alanı Tarım-Orman Bakanlığıyla birlikte yeniden meraya dönüştüreceğiz.”

Yine Kobin Mahallesinde Hoti Pınarı ve Çamaşır Deresi de tıpkı  Batman’ın İluh Deresi gibi.

60-70 yıllık bu dere de etrafa dayanılmaz kötü kokular ve mikrop saçıyor.

Derenin çevresindeki mahalle sakinlerinden Yurdagül Altun, Altan Çubukçu ve Gürgün Altay, Başkan Karabulut’u karşılarında görünce başladılar teşekkür ve duaya;

“Başkan bir an önce bizi bu atıklardan kurtar. 5 Kilometreyi bulan derenin içindeki tortu, çamur ve evsel atıklar mikrop saçıyor. Burada yılan, akrep ve haşerelerden kaçacak hale geldik. Kiracılar bile 1 yıl süreyle dayanamayacak hale geliyorlar.”

Başkan Karabulut, çevresindeki iş makinelerini gösteriyordu;

“Rahat olun çok yakında bu derede artık temiz sular akacak” diyerek gönüllere ferahlık veriyordu.

Aslında Beşiri’de hayata geçirilecek birçok proje daha vardı.

Başkanın bu özverili, kapsayıcı ve hizmet aşkı bizi kendine bir daha hayran bıraktı.

Başkana kolaylıklar diliyoruz.

Beşiri’deki yeni projeleri başka bir yazıya bırakıp, bugünlük bu kadar diyerek yazımızı bitiriyoruz.

Sağlıcakla kalın.