** Bu bayramda bir kaç günlüğüne Ege’deydim. Kuşadası, Denizli ve Pamukkale’de turizmci, ‘umduğunu’ bulamamıştı.
**Kötü geçen sezonun yaralarını 9 günlük bayram tatilinde sarmaya çalışan turizmciler, tesislerin bir bölümü dolmasına rağmen eski günleri mumla arıyordu.
TURİZM SEKTÖRÜ MUTSUZ
Kurban bayramında bir kaç günlüğüne Ege bölgesindeydik...
Kuşadası, Söke, Denizli ve Pamukkale’ye konuktuk...
Harika bir sonbahar...
Turizm için kötü bir sezon geride kalmıştı...
Kadim dostum Kuşadası Belediye Başkanvekili Zekeriya Tünk ile Kuşadası’nın kalbi olan sahili dolaştığımızda çok yakın mesafedeki Yunanistan’ın Samos adasına günübirlik yolculuk yapanlar da vardı.
Ancak o eski hareketlilik yoktu Kuşadası’nda...
Yılda 7 Milyon turistin konuk olduğu Kuşadası’nda, bu yıl 350 bin civarında turist gelmişti.
Kuşadası’na çok yakın olan Yunanistan’ın Samos adasına günübirlik gidilebiliyor.
Suriyeli sığınmacılar, karşı adaya gidebilmek için kaçakçılarla buluşuyor. Sığınmacılar, 1000-2000 dolar karşılığında geçiş yapabiliyor Samos’a...
KOMŞU’DA TURİZM DERSİ
Bu yıl bazı olumsuzluklar nedeniyle büyük bir sıkıntı yaşayan turizm sektörüne nefes aldırmak için geçen bayram olduğu gibi bu bayramda da 9 günlük tatil vardı.
Turizmciler, bu tatille bir ölçüde yaralarını sardı ama bu tatilde özellikle Yunan adalarını tercih edenlerin sayısı da bir hayli fazlaydı...
İrili-ufaklı 3 bin adaya sahip olan Yunanistan’da halkın yaşadığı 130 ada bulunuyor. Bu adalardan en çok tercih edilenleri; Samos, Sakız, Midilli, Rodos ve Girit...
Hiçbir özelliği olmayan adaları turizm cenneti haline getiren Yunanistan modelinden Türkiye’deki turizmcilerin alacağı çok ders var.
Bu modeli, turizmcilerin bazı kurumlarla birlikte strateji oluşturarak hayata geçirmesi gerekiyor.
Kuşadası ve tekstilin başkenti Denizli ile ilgili değerlendirmeyi hafta içinde bu sütunlarda paylaşacağız...
EĞİTİM BAŞLIYOR AMA..
Bugün okullar açılıyor...
Anne ve babalarda bir telaş ve elbette heyecan...
Maalesef eğitim, parasallaştı!
Yani; ‘paran varsa iyi eğitim alırsın...’
Son yıllarda Batman’da o kadar çok özel okul açıldı ki sayısına Milli Eğitim bile yetişemiyor.
İşin ilginç yanı; eğitimin bu kadar özelleşmesi can sıkıcı bir durum...
“Ayda 1000-1500 lira veririm, çocuğu özel okulda okuturum. En azından yabancı dili iyi olur” diye düşünüyor anne-babalar...
Kendinizden yola çıkın, siz böyle düşünmüyor musunuz?
Ya da düşünmediniz mi?
Elbette herkes evladının en iyi eğitimi alıp en iyi yerlere gitmesini ister.
Peki paranız yoksa ne yapacaksınız?
Ne yazık ki kimse artık çocuğunu devlet okuluna göndermek istemiyor.
Parası olan zaten sıkıntı çekmiyor ama geliri belli olanlar da şartları zorluyor.
Bundan yola çıkarak, Batman’daki bazı okul fiyatlarını araştırdık. İsim yapmış okullara ciddi rakamlar ödeniyor. Anaokulu fiyatlarına değinmiyoruz bile. İlkokul bile 5 bin TL’den başlıyor, liseler 15 bini aşıyor. Bir de buna yemek ve servis ücretlerini de ekleyin.
“Devlet okullarını nasıl cazibe merkezi haline getiririz” konusunu tartışmamız gerekiyor.
Eskiden Anadolu liseleri, özel okullarla yarışırdı. Halen böyle mi bilen söylesin. Bu konuya Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğilmesi gerekiyor.
Gerçeği gündem o kadar yoğun ki; bu konuya bu sıralar sıra geleceğine pek ihtimal vermiyoruz.
DENİZLİ’NİN TAHTINA GÖZ DİKEN BATMAN
Batman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Abdulkadir Demir, Başbakan Binali Yıldırım’ın ‘Doğu ve Güneydoğu’ya teşvik’ paketine olumlu katkı sunacağına dikkat çekiyor.
Demir’in ilginç bir projesi de yaygın basında yer buldu; “Pamuğu üretirsiniz, entegre olarak kumaş ve tekstile kadar gelişim olabilir. Gençler tekstille işe katılabilir. Daha sonra farklı, daha fazla nitelik isteyen işlerde çalışabilir...”
BATSO Başkanı Demir, başka bir projeye daha dikkat çekiyor; “İşsizlik oranımız yüzde 25. On kişiden birini Suriyeli çalıştırabilirsiniz maddesi de eklenince, işsizlik oranımız nereden bakarsanız bakın yüzde 35-40’larda. Biz hem sanayi olsun, hem istihdam olsun istiyoruz. Teknoloji o kadar ilerlemiş ki devasa fabrikalarda 5-10 kişi çalışıyor. Özellikle bu bölgelerde tekstil kentleri oluşturulmalı. Türk Silahlı Kuvvetleri, polis ve korucuların elbiseleri zorunlu olarak bu kentlerde dikilsin. İhale mi yapılıyor bilmiyorum, bizi ilgilendiren konu tekstil kentlerin oluşturulması. Bu tekstil kentlerde dikim yapılma şarttır. Bu yapılınca işsizliği bir anda sıfıra indirme şansınız var. Mutlaka yapılması gereken bir proje.”
Başkan Demir, özetle diyor ki; işsizliğin yoğun olduğu bölgelere pozitif ayrımcılık tanınsın.
Demir’in bu noktada ‘tekstil kent’i olmaya aday Batman’a bu projesi hayata geçirilmeli.
Next