Bir haftayı aşkın süredir saygıdeğer okurlarımızdan uzak kaldık. Bir bayram sonrası yazısıyla yine ‘merhaba’ diyor, tüm okurlarımın Kurban Bayramını tebrik ediyorum.

Yerel basında günlük yazan benim gibiler için uzun bir tatil oldu diyebilirim.

Yirmi altı yıldır Batman halkının, değerli okurlarımın karşısındayım.

Dile kolay, 26 yıl ve Pazar günleri hariç her gün yazmak…

Yazdıklarımı ciltli kitaplar haline getirsem 26 kocaman kitap çıkar…

Sizlerin takdirine layık olmaya çalışıyorum.

SİZLERE LAYIK OLMAK…

Siz saygıdeğer okurlarımın takdirleri, destekleri olmasaydı yirmi altı yıl boyunca köşe yazılarımla hitap edemezdim.

Tabi ki şükran borçluyum…

Yerel gazeteleri ve elinde kalem tutan benim gibi acizane yazarları ayakta tutan sizlersiniz….

Sizden aldığımız güç ve kuvvetle yazı yazıyor,

sorunların üzerine gidiyor,

işiten kulağınız,

gören gözünüz,

konuşan diliniz olmaya çalışıyoruz…

Eksikliğimiz olduğunda bizi uyaran,

yanlışımız olduğunda bizi eleştiren,

doğrularımız olduğunda bizi destekleyen,

tepki aldığımızda bize kalkan olan okurlar her zaman baş tacımızdırlar.

Size layık olmadığımızda,

yanlış yaptığımızda,

korktuğumuzda,

kalemimizi çıkarımız için kullandığımızda,

mazlumdan değil,

zalimden yana saf tuttuğumuzda lütfen bizi açık şekilde eleştirin,

yanlışımızı yüzümüze vurunuz…

Basın ahlak ilkelerine bağlılık temelinden hareketle sizlere layık olmaya çalışırken, lütfen yapıcı eleştirilerden kaçınmayınız. Yapıcı eleştirilerden kaçınırsanız, yanlış yolda olsak bile kendimizi doğru yolda sanmaya devam edeceğiz…

Yirmi altı yıl elimde kalem sizlere hitap ederken gerçekten büyük sıkıntılara göğüs gererek görevimi yapmaya çalışıyorum. Geçen zaman sürecinde gücüm yettiği kadar kalemimle daha güzel yarınlar için bu kente katkı sunmaya çalıştım.

Yine geçen zaman sürecinde nice bayramlar geçirdik.

Acı, tatlı, sevinçli ve hüzünlü bayramlar yaşadık, birlikte sevindik, birlikte üzüldük.

Her yıl için iki dini bayram sayarsak 52 kez bayram yazılarıyla karşınızda olmuşum.

Kurban Bayramı öncesi son yazımda; “Evet, sevineceğimiz, neşe içerisinde kutlayacağımız bayramlar olmalı. Toplumumuzun böyle bayramlara ihtiyacı var. Böylesi bayramlar hepimizin hakkı” demiştim.

Ne yazık ki sevindiğimiz bir bayram geçirmedik milletçe…

Kurban dini bayramımızdır, sıla-i rahm vesilesi sayılı günlerdir. Ancak yaşanan gelişmeler eğer içinde bulunduğunuz toplumu huzursuz ediyorsa, sizin neşe ile bayram kutlaması yapmanız mümkün olmuyor…

DÜŞÜNDÜREN GELİŞMELER…

Malumunuzdur Kurban Bayramı için halkın alışverişe hazırlandığı bir süreçte, kentimiz için söylüyorum tanıdığımız, bildiğimiz, çocuklarımızı yıllardır emanet ettiğimiz yüzlerce öğretmen açığa alındı…

Misal vermeyi gereksiz görüyorum ama bir örnekle yetineyim; tanıdığım ve tüm eğitim camiasının, tüm eğitim yöneticilerinin de tanıdığı bazı öğretmenler açığa alındı ki, bu kentin en dindar, en mutaassıp, en muhafazakar aileleri öğrencilerini onların yanında okutturmak için can atardı…

Sırf zengin ve varlıklı çocuklara değil, Batman’ın yoksul aile çocuklarına eğitim vermek için özel okulların yüklü maaş tekliflerini ret ederek, devletin okullarında öğretmenlik yapmaya devam eden malum öğretmenlere üzülmemek elde mi?

Görevden uzaklaştırma tedbiri nedeniyle bir günde yüzlerce ev yasa bürünürken, neşe ile bayram kutlaması yapamazdık. Çünkü inancım buna el vermezdi.

Bu konuda zaten yorum yapmış, evrensel değerleri, hukuku savunmuştum. Neyse ki hükümetin en üst düzey yöneticileri yargı yolunun işletileceğini, kurunun yanında yaşın yanmayacağını, bu konuda titiz davranılacağını açıkladılar. Tunceli’de 400’den fazla öğretmenin görevlerine iade edilmesi gelişmesi olumlu bir gelişme oldu. Bir kere daha görüşümü özetleyeyim; suç işleyenler her kimse savunmayız. Hukuk içerisinde yargılansınlar, savunma hakları olsun. Cezai yaptırımlar ancak yargı eliyle olsun. Hükümetin de, toplumun da selameti için en doğrusu budur.

Yine tam da bayram öncesinde hükümetin aldığı kararla Batman Belediyesi’ne de kayyum atandı. Kentimiz gerildi.

Yirmi altı yıl boyunca hukukun üstünlüğünü, evrensel değerleri savunmuş biri olarak Kayyum atamasını doğru bulamazdım, bulamam. Hendek ve barikatlarla gündeme gelmeyen Batman için kayyum beklenmeyen bir gelişmeydi. Ancak bu bir Valilik değil, hükümet kararıdır. Belediye işçilerinin işbaşı yapmaları olumlu gelişme oldu. Kentimizin çöplerini toplayan emekçilerin ekmek ve rızık davasını önemsiyorum. Zaten düşük ücretle bu topluma hizmet edenlerin emeklerine saygı gösterilmiştir. Yargı ve hukuk yolu açıktır.

Bize düşen evrensel değerleri savunmak, hükümete de doğruları telkin etmektir. AB Uyum yasalarını çıkarmış, Kopenhag Kriterlerinin altına imza atmış, AİHM kararlarını yasalarının üzerinde kabul etmiş, insan hakları, ifade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğünün önünü açmış Ak Parti iktidarına yakıştıramadığım bir karar olan kayyum için düşüncem açıktır; Danıştayın, Yargıtayın, Sayıştayın, tüm denetim mekanizmalarının işlediği bir hukuk devletinde belediyeler yasaların suç saydığı fiilleri işliyorsa, yargılar, hukuk içerisinde cezai yaptırımları uygularsınız. Bunun dışındaki uygulama halkın iradesine, seçilmişlerin hukuklarına aykırıdır. Tersini söylesem bütün savunduğum evrensel değerlere aykırı hareket etmiş olurum. Belediye hizmetlerini en çok eleştiren, bunun için tepkilere maruz kalan biri olarak bunu söylüyorum.

Hiçbir hükümet durup dururken yukarıda örnek verdiğim adımları atmaz, bunu da belirtmek isterim. Bu ülkenin Kürd sorunu gibi çok hayati ve önemli problemleri çözüm bekliyor. Halka rağmen, kitlelerinin, tabanlarının benimsememelerine rağmen hendek ve barikatları dayatanlar, yanlışlarda ısrarcı oldular. Bombalarla, mayınlarla, 10-15 tonluk patlayıcılarla, canlı bomba ve intihar kamyon eylemleriyle hak aranmaz ve bunlar hak arama yöntemi olarak da görülemezler. Bunu dayatanların, kanlı yöntemlerde ısrar edenlerin, son Hakkari örneğinde olduğu gibi siyasi infazlar gerçekleştirenlerin, siyasi iktidarı demokrasi dışına ittiğini ve böyle gerilim üreten, toplumsal ve sosyal barışı tehlikeye düşüren kararlara zorladığını özellikle ifade etmek isterim.

Yukarıda özetlediğim olumsuzluklar nedeniyle neşe ile bayram kutlaması yapamadık. Elimde kalem tutan biri olarak ortak aklın gereğini, sağduyuyu öneriyorum. Cenabı Allah bu topluma, halkımıza, ülkemize ve tüm insanlık alemine hayırlı başka bayramlar diliyorum.