Referandum bitti. Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın istediği anayasa değişiklikleri %58’lik bir oy çoğunluğu ile kabul edildi. 13 Eylül sabahı uyandığımızda hayatımızda söylendiği gibi değişiklikler gözlemleyemedik. Kulağa gelen tek olumlu şey başbakanın her seçim sonrası yaptığı yumuşak sesli konuşması oldu.
Anayasa değişikliklerinden biri de 12 Eylül darbecilerinin yargılanması önündeki engellin kaldırılmasıdır. Peki, cuntacılar yargılanacak mı? Halk ve özellikle STK lar bu konuda taraf. Yargılansınlar.
Peki, bu yargılamayı kim yapacak?
Sayın Başbakanın statükoculukla suçladığı yargı mekanizması!
Kim yargılıyorsa yargılasın orası ayrı bir tartışma konusu ama cuntacıların artık yargılanması gerekiyor. Davaların açılması için başvurular başladı. Bu sürecin de bir pazarlık konusu olarak milletin önüne gelmemesi için sürecin hassasiyetle ve dikkatlici takip edilmesinde fayda var. Darbeciler vicdanlarda çoktan yargılandılar. Beklenti vicdanlardaki kararın duruşma salonlarında da karara bağlanmasıdır.
12 Eylülün bilinen bilançosu hatırlayalım;
Ordu yönetime el koydu.
Parlamento feshedildi,
Siyasi faaliyetler durduruldu,
Tüm yurtta sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
TBMM kapatıldı,
Anayasa ortadan kaldırıldı,
Siyasi partilerin kapısına kilit vuruldu ve mallarına el konuldu.
Yeni anayasanın 26.maddesine ilaveten 2932 sayılı yasa ilen Kürtçe resmen yasaklandı.
650 bin kişi gözaltına alındı.
1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
7 bin kişi için idam cezası istendi.
517 kişiye idam cezası verildi.
Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1'i Asala militanı).
İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi.
71 bin kişi TCK'nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
98 bin 404 kişi ''örgüt üyesi olmak'' suçundan yargılandı.
388 bin kişiye pasaport verilmedi.
30 bin kişi ''sakıncalı'' olduğu için işten atıldı.
14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
30 bin kişi ''siyasi mülteci'' olarak yurtdışına gitti.
300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
171 kişinin ''işkenceden öldüğü'' belgelendi.
937 film ''sakıncalı'' bulunduğu için yasaklandı.
23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.
400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
31 gazeteci cezaevine girdi.
300 gazeteci saldırıya uğradı.
3 gazeteci silahla öldürüldü.
Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
39 ton gazete ve dergi imha edildi.
Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.
144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
14 kişi açlık grevinde öldü.
16 kişi ''kaçarken'' vuruldu.
95 kişi ''çatışmada'' öldü.
73 kişiye ''doğal ölüm raporu'' verildi.
43 kişinin ''intihar ettiği'' bildirildi.
Hepsinin bunlardan ibaret olduğunu düşünmeyin sakın bunlar herkesçe bilinenler. Bilinmeyenlerin ortaya çıkarılması için cuntacılar yargılanmalıdır.
Diyarbakır cezaevinde yaşananlar için, Bayrampaşa cezaevinde yaşananlar için, Mamak cezaevinde yaşananlar için tüm ülkede yaşananlar için…
Yedirilen bokların, sokulan copların hesabını versinler diye cuntacılar yargılanmalıdır.
Next