Referandum bitti ve kazanan silahsız demokrasi oldu. Silahların ve vesayetin tahakküm etmediği demokrasiye merhaba dedik.
Halk kendi geleceğine sahip çıktı, CHP ve MHP’ nin korkutmalarına ve tehditlere aldırmadı. Siyasetçilerin bile göremediği gerçekleri gördü. Siyasetçilere “siz ne derseniz deyin ben bildiğimi okurum” mesajını verdi.
Yalnız şu da var ki, bugün “evet” diyerek yolunu açtığı demokratikleşme adımlarının arkasının kesilmesi durumunda da en feci şekilde genel seçimlerde hesabını da sorar. Anlayacağınız bizim halkımız göbeğini de kaşısa, bazılarına göre bidon kafalı bile olsa irfan sahibidir.
Gelelim boykot kararının bölgede etkili olup olmadığına. Her türlü şart altında halkımız demokrasiye inandığını gösterdi. Bu durum, BDP’ yi böyle kararlar aldığında bir kez daha düşünmesi gerektiğini göstermiştir. Bugün BDP’nin boykot ettiği sandığa önümüzdeki seçimde ihtiyacı olmayacak mı? Oysa bu referandum, Kürtlerin Türkiye’ de demokrasinin yerleşmesine büyük katkılarının olacağı bir referandum da olabilirdi. Bu fırsat heba edildi kanısındayım.
Aslında BDP bu kararla bir taşla iki kuş vurdu da diyebiliriz. Birincisi sandığa gitmeyen kitleyi kendi seçmeni olarak saymak, ikincisi de her halükarda kabul edilecek bu değişikliklerin getireceği demokratikleşme adımlarından istifade etmek. Tabii ki bu yasalar uygulanırken sen hayır dedin veya sen boykot ettin diye kimse kimseye sormayacaktır ve bu değişikliklerin her biri bu ülkede yaşayan her birey için hayati önemi haiz değişikliklerdir. Hayırlısı olsun diyelim.
Yeni anayasanın gündeme geleceği önümüzdeki süreçte PKK tarafından ilan edilen eylemsizlik kararının sürekli hale dönüştürülmesi önemli olacaktır. Çatışmasız geçen her bir gün yaşatılan canlar demektir. Ülkedeki Ergenekon uzantılarının yapabileceği eylemler bu süreci geriye döndürebilir. Bu arada Akın Birdal’ a yapılan saldırıyı nefretle kınadığımı belirtmek isterim. Ve kendisini gösterdiği sağduyulu yaklaşımından ötürü tebrik ederim. STK’ların cesur girişimleri artarak devam etmeli ve seslerini daha da yükseltmelidirler.
Bununla beraber sandığa giden bölge seçmeninin siyasilere verdiği mesaj da önemlidir. Bölge halkı demokrasinin gelişmesi ve özgürlüklerin genişletilmesi hususunda ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gösterdi. Buradan AK Parti kadar BDP’ de gerekli mesajı çıkarabilecek mi bekleyip göreceğiz.
Ak Parti Kürt sorununa bakış tarzını bir kez daha gözden geçirmelidir. Halkın kendisine verdiği desteği bu sorunun çözümüne yönelik bir destek olarak görmelidir. BDP de sadece bölge partisi olma görüntüsünden kurtulmak için daha kucaklayıcı bir tarz benimsemelidir. Batman Milletvekili Sayın Bengi YILDIZ’ın açıklamalarına göre bugün bu sonuç kendileri açısından yeterli olabilir ama önümüzdeki seçimde neler olur hiç kimse kestiremez.
Tüm bu sonuçlar gösterdi ki, artık kimden gelirse gelsin vesayeti kabul etmemek çok da zor değilmiş. Silahsız ve bekçisiz bir demokrasiye merhaba.
Next