*1970’li Yıllarda Batman, bölgenin ‘Paris’i sayılırdı. Türkiye’nin dört bir yanından insanların buluştuğu ‘Kara Altın’ın başkentindeki o dönemlerin gençliği; yoksulluk ve yokluklara rağmen yürüdükleri yolu altın gibi parlatmayı başarmıştı. O gençler, birçok alanda başarılı olmuştu. Sadece gençler değil, o dönemin yöneticilerinin gençliğe bakışı ve bu gençlerin geleceğinde bir parıltı yaratıp yürüdükleri yolu aydınlatmak için çaba ve  fedakarlıklarını da unutmamak gerek…

*50 Yıl öncesinin kabuğuna sığmayan petrol kentinin gençliği parmakla gösterilirdi. Esnaftan liseli gençlere… Petrol emekçilerinden kanaat önderlerine varana kadar herkesin birbiriyle barışık olduğu bir kentti Batman. Küçük de olsa bir yaşam biriminde, böylesi uyumlu bir toplum yapısı çok nadir görüldüğünü rahatlıkla yazabiliriz. O dönemin istatistiklerine bakılırsa bu uyumu; suç oranının ülke ve nüfus oranına göre yok denecek kadar az olduğu görülür. O günleri anarken demekki istenince oluyormuş diye düşünmekten alamıyoruz kendimizi…

1970’LER EN GÜZEL YILLARDI
Nüfusun henüz 50 bini bulmadığı yıllarıydı Batman’ın.

1970’li Yılların başıydı ama ‘Petrol Kenti’ kabuğuna sığmıyordu.

İlk petrolcülerin yerleşik alanı olan Raman Dağı’ndaki kamp, 1970’lerin başında tamamen Site Mahallesi’ne taşınmıştı.

Yabancı ve yerli mühendislerin de Batman’a yerleşmesiyle o eski ‘İluh’ kabuğunu kırmıştı.

50 Yıl öncesinin Batman’ı film platosu gibiydi.

Belgin Doruk-Fikret Hakan’dan sonra Beyaz Perdeye taşınan ödüllü filmin taçsız kraliçesi Fatma Girik ile Hakan Balamir’in de ‘Kuma’ filmi yine Batman’ın tarihi ilçesi Hasankeyf çevresinde çekilmişti.

1979 Yılında ise Türkan Şoray ile Talat Bulut’un başrolünü oynadığı ‘Hazal’ filmi ise Hasankeyf’in Gönülü Köyü’nde çekilmişti.

Tarık Akan-Müjde Ar’ın da başrollerini oynadığı ‘Nehir’ filminin yol hikayesi de Dicle Nehri’nde son bulmuştu.

Dillere destan ‘Mem u Zin’in filminin de öyküsünü Musa Anter, Hasankeyf girişinde Halil Dümer, Meltem Doğanay ve ünlü yönetmen Ümit Elçi’ye anlatmıştı.

İşte bu yıldız sanatçıların yıllar önce yollarının kesiştiği şehir, petrolün başkenti olmuştu.

O dönemlerde Batman gençliği, o sanatçıların filmlerinde bile rol almıştı.

Hatta bazı sahnelerin hikayesini bile Batmanlılar yazmıştı.

SEZER’İN ÖĞRENCİLERİYDİLER
1968-69 Eğitim-Öğretim yılından günümüze kadar sayısız öğrencinin mezun olduğu Batman Lisesi’nin kurucu Müdürü Gülpaşa Sezer’in yetiştirdiği öğrenciler, birçok meslek dalında kariyer edindi.

Profesör, Akademisyen, Hukukçu ve Mühendislerin de aralarında olduğu o liseli gençlik parmakla gösteriliyordu.

Böylesi dinamik, aktif ve erdemli gençlerin olması Batman’ın ayrı bir gurur kaynağı ve sevincidir. 

Batman Lisesi, şimdilerde Eğitim Fakültesi ayarında bir eğitim yuvasıydı.

Bölgenin birçok yerleşim biriminde oturanlar Batman Lisesi’nde okumak için araya çok saygın kişileri koyardı.

Efsane Müdür Gülpaşa Sezer’in başında olduğu lisede okumak ayrıcalıktı.

Bu lisede Vali, Büyükelçi, üst düzey bürokrat, eğitimci, politikacı, Milletvekili, başarılı iş insanı, yıldız futbolcular ile sanatçılar da yetişti.

Kimler mezun olmadı ki o Sanat Sokağı’nın ışığı sayılan Batman Lisesi’nden…

O lisenin de alternatifi eski Endüstri Meslek Lisesi’ydi.

Şimdilerde bahçesi küçük ormanı andıran Batman Lisesi ile aynı yıl eğitim-öğretime açılan EML’de farklılık yaratan mezunların teknik ve bilimsel yeterliliklerinden dolayı hemen iş bulurlardı.

Rafineri ve TPAO,  koluna meslek bileziği takana hemen kadro verirdi.

Nereden nereye…

Şimdilerde üniversiteli gençler bile iş bulamıyor maalesef.

O SİMALARI KAYBETTİK

50 Yıl öncesinin Batman’ın sempatik ve sevilen simaları bu şehrin birer altın resmiydi.

Lokantacılık sektöründe geride ünlü kebabını bırakan Siverekli Cuma Yılbaşı’nın mekanı, halen Küçük Sanayi Sitesi ile iç içe.

Ondan bu işi devralan lokantacı Mehmet Güneş, her yeni bir işyerini farklı dizaynla açardı ve Güneş’e ‘Bayındırlık ve İskan Bakanı’ derlerdi.

Petrol-İş’in ilk Sendikacıları; Emin Zorluoğlu, İhsan Dündar ve 1990’lı yıllarda sendikacılıkta adından söz ettiren Ahmet Teymurtaş…

Belediye’de de ilk Sendikacılığı örgütleyen Mehmet Kadak ile Osman Künteş…  

Okul malzemelerinin adresi sayılan kırtasiyeci Serbes Koyuncu…

Kabadayılığıyla nam salan ‘Gırgo Ahmet’… 

Batman’ın kalbi sayılan Cumhuriyet Meydanın’da bankacılık hizmetini ilk yayan Nurettin Sapan ve Samet Aydın…

Tekel Caddesi’nin fırıncılarından Tahir Baysal…

Birkaç metre ötesinde Kadakların elektrik malzemelerinin satıldığı o mekanın emektarlarından Cemal Kadak…

Yine Tekel Caddesi’nin hemen girişindeki Kıvırcıklar ailesinin önde gelen isimlerinden İsmet Güre…

Yanı başındaki Çalışkan Apartmanının sahibi Seyfettin Çalışkan…

Petrol kentinin ilk marketçisi sayılan Fahri Balcı… 

TPAO Batman Bölge Müdürlüğüne adı altın harflerle yazan Mehmet Yamaç ve yardımcısı Şeref Ekinci…

Petrol emekçilerine şifa dağıtan Dr. Cengiz Özer ve Dr. Kadir Sungur…

1960-80’li Yıllarda Batman’ın olmazsa olmazı sanatçılarından Yılmaz Kurt, Doğan Binici, Kemençeci Süleyman Davulcu, Murat  (Murade Kınık), İbrahim Oynar ve İsmail Göze…

Petrol şehrinin ilk profesyonel ekibi Petrolspor’un temel taşlarından Diyarbakırlı Muzaffer, Şükrü Baba, Nihat Tan, Salih Eren…

Son 40 yılda Kırmızı-Beyazlı ekibin formasını terleten Halil Türe, Veysi Olgun, Basir Ercan, Feridun Yeni, Zeki Erken…

Yine bu ekibin 12’nci adamı olan amigolar Can Tanık ve Mehmet Gülsever…

Bu güzel insanlara ne yazık ki Meydan semtinin güzel insanı Mehmet Atayan da eklendi.

Mekanları cennet olsun.

Bu şehrin sembolü olan belki birkaç isim daha unuttuk.

Ama kim ne derse desin Batman’ın 1970’li yılların altın ismiydi bu karede yer alanlar.

Acı ama gerçek, bu değerli isimlerin hiçbirinin adı bu şehrin cadde ve sokağında yaşatılmıyor.

Bu şehrin evlatlarına vefa gösterilmesi açısından cadde, sokak veya parklara isim verilirken onları unutmamaları dileğiyle.