Başsavcılığın talebi ve özel yetkili mahkemenin kabulü ile Blok Milletvekillerinden Aysel Tuğluk, Leyla Zana ve Nursel Aydoğana toplam 150 yıl hapis istemi ile dava açıldı.
Bu dava ile Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan hangi bireyin başının göklere kadar yükseleceğini merak ettik doğrusu. Öncelikle haklarında dava açılan bu insanların bağımsız olarak girdikleri seçimlerde karşılarındaki rakiplerini sandığa gömercesine elde ettikleri bir başarıdan sonra milletvekili seçildiklerini ve parlamentoda milletvekili olduklarını belirtelim. Davanın bu milletvekillerinin seçimler sırasında yaptıkları çalışmalardan kaynaklanıyor olması ise işin ayrı bir ucube tarafı.
Konu ile ilgili olarak yayımlanan habere bir bakalım;” Diyarbakır bağımsız Milletvekili Leyla Zana, Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk ve BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan hakkında, 12 Haziran seçimleri öncesi yaptıkları propaganda konuşmalarında ’terör örgütü propagandası yaptıkları’ iddiasıyla, 72 ile 33 yıl arasında değişen hapis cezaları istemiyle dava açıldı. Milletvekilleri Nursel Aydoğan, Leyla Zana, Aysel Tuğluk’un, seçim öncesi katıldıkları toplantılarda PKK terör örgütünün propagandasını yaptıkları, örgüt adına suç işledikleri ve izinsiz gösterilere katıldıkları iddiasıyla, haklarında ayrı ayrı dava açıldı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Leyla Zana, Aysel Tuğluk ve Nursel Aydoğan hakkında hazırlanan iddianameler, Özel Yetkili 7’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 
Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana ile ilgili hazırlanan iddianamede, Zana’nın 5 ayrı suça karıştığı belirtildi. Zana’nın, ölü ele geçirilen teröristlerin cenaze törenlerine katıldığı, seçim çalışmaları yürüttüğü Bismil ve Hazro ilçelerine bağlı köylerde yaptığı konuşmalarda ’Terör örgütünün propagandasını yaptığı’ kaydedilen iddianamede, Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda gerçekleştirilen mitingdeki konuşmasında da suç unsuru tespit edildiği yer aldı.
ZANA’YA 45 YIL İSTEMİ
İddianamede Leyla Zana hakkında 4 kez ’Terör örgütünün propagandasını yapmak’, 2 kez ’2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek’ ve 2 kez de ’Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek’ suçlarından toplam 45 yıla kadar hapis cezası istendi.
AYDOĞAN’A 72 YIL
BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan hakkında hazırlanan iddianamede de, Aydoğan’ın 13- 14 Mayıs 2011 tarihinde Uludere’deki çatışmada ölü ele geçirilen 12 terörist için Diyarbakır’da düzenlenen yasadışı yürüyüşe katılarak, örgüt mensupları için saygı duruşunda bulunduğu, ayrıca Tunceli’nin Pülümür İlçesi’nde ölü ele geçirilen 7 örgüt üyesinden 4’ü için düzenlenen cenaze törenine katıldığı belirtildi.
Aydoğan’ın MEYA-Der’in 18 Mayıs 2011 günü, 1982’de cezaevinde kendisini yakan 4 örgüt üyesi ile Uludere’de 12 teröristin ölü ele geçirildiği operasyonları protesto etmek amacıyla organize ettiği yürüyüşe katıldığı da kaydedilen iddianamede, Aydoğan’ın ayrıca 20 Nisan 2011 tarihinde Kahramanmaraş’ın Pazarcık İlçesi’ndeki çatışmada ölen örgüt mensubu için düzenlenen cenaze törenine katılarak suç işlediği iddia ediliyor.
Aydoğan hakkında da, 4 kez "’Terör örgütünün propagandasını yapmak’, 4 kez ’2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek’ ve 4 kez de ’Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek’ suçlarından toplam 72 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Bağımsız Van Milletvekili Aysel Tuğluk için hazırlanan iddianamede ise sanığın Hatay’ın Hassa İlçesi’nde 6 Nisan 2011 günü çıkan çatışmada ölü ele geçirilen örgüt üyesi için Ergani’de gerçekleştirilen cenaze törenine katıldığı bilgisi yer aldı. Tuğluk’un, 5 Mayıs 2011 günü düzenlediği toplantı ile 8 Mart 2011 tarihinde Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda gerçekleştirilen Dünya Kadınlar Günü etkinliğinde yaptığı konuşma ve 11 Eylül 2011’de bazı basın organlarında yer alan açıklamalarında suç unsuru tespit edildiği kaydedilen iddianamede, Tuğluk’un ayrıca terör örgütü PKK üyesi 4 kişi için Diyarbakır’da düzenlenen cenaze törenine de katıldığı belirtildi.
TUĞLUK’A 33 YIL
Aysel Tuğluk için de 4 kez ’Terör örgütünün propagandasını yapmak’, bir kez ’2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek’ ve bir kez de ’Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek’ suçlarından 33 yıla kadar hapis cezası istendi.
Leyla Zana, Aysel Tuğluk ve Nursel Aydoğan’ın yargılanmalarına önümüzdeki günlerde Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.”(DHA)
Bu davanın ceza ile sonuçlanması durumunda Anayasa mahkemesinden veya ardından gideceği Avrupa İnsan Hakları mahkemesinden Türkiyenin mahkumiyeti ile geri döneceğinden sanırım hukukun “H” sinden anlayanlar eminlerdir. Buna rağmen asıl mesele cezadan ziyade perhiz karşısında ortada duran lahana turşusundan kaynaklanmakta.
Siyaset yapanın siyasi propagandasını böyle yorumlarsak sonucu kime izah edeceğimizi düşünen var mı?