Bugün objektifimizi geriye doğru tutarak zamanda yolculuk yaparak 19 yıl öncesine gidelim. 31 Ekim ile 1 Kasım 2006 öncesine, şehrin iki yakasını ayıran İluh çevresinde kaybettiğimiz 11 canı yazalım. Onlar her şeyden habersiz, sel sularının azgın dalgaları arasında ölümün en acısıyla aramızdan ayrıldılar…

2006’da 11, 2023’te de 4 canı kaybetmiştik. “İluh artık can almasın” diyerek 15 canı bugün rahmetle anıyoruz. Hepsinin umutları vardı, geleceğe yönelik hayalleri vardı ama olmadı. Onları o sel felaketi aramızdan aldı. Hâlen o derenin çevresine gittiğimizde 19 yıl öncesinin acısı içimizi sızlatıyor…

DÖNÜŞÜM O BÖLGENİN CAN SİMİDİ OLDU
Evet, o acı tablonun üzerinden 19 yıl geçti.

Yine İluh Deresi’ne akan Seyitler Mahallesi’ndeki derede de 4 canı kaybetmiştik.

Ne yazık ki, selzedelerin yaraları uzun süre sarılmamıştı.

Selzedelere önce Kuyubaşı-Cegerlu’da konutlar yapıldı ama o bölgeyi terk etmeyen bazı semt sakinleri, ağır hasarlı binalarda 19 yıl süreyle inadına yaşamaya devam etmişti.

Yerel yönetim, son 1.5 yılda dereye komşu olan ve iskân-ruhsat izni olmadığı halde orayı terk etmeyen bazı semt sakinlerini uzun uğraşlar sonucu ikna etmeyi başarmıştı.

Oysa İluh Deresi’ndeki amansız can kayıplarından ders almamız gerekirdi.

Son yıllarda yapılması gerekenler, geç de olsa yapıldı.

Batman’da kentsel dönüşümün ilk adresinin İluh çevresindeki yapıların olması çok önemliydi ve oradan başlamanın çok değerli olduğunu belirtmeliyiz.

Her yıkıcı sonuca rağmen ne doğal afetlerden ne de depremlerden gerekli dersleri aldığımız yok.

Uzmanların “Deprem değil, yapı öldürür” sözü çok doğru.

Japonya’da daha büyük depremler olsa bile can ve mal kaybı olmuyor.

Çünkü yapılar bilimin kontrolünde, depreme uygun halde inşa ediliyor.

İrmi ile Petrolkent arasında yapılan yeni hastane, izolatörünün olduğu tek binadır Batman’da.

Bazı vatandaşlar, “Keşke izolatörler yeni binalarda da kullanılabilse” diyor.

SELZEDELERİ UNUTMADIK
Zaman su gibi akıyor.

Şimdi de İluh’un 2.5 kilometresi tamamlandı.

DDY köprüsünden eski İluh köprüsüne kadar olan bölge de kentsel dönüşüm projesi kapsamına alındı.

Eminiz ki bu karar Batman’ın kanayan yarasına en etkili merhem olacaktır.

Yazar arkadaşımız Recep Kadak, romanında İluh’un o köprüsünü ve çevresini, özellikle derenin kanatlarında yaşayan insanların, mikrop saçan derenin kenarında yaşamak zorunda kalışlarının hüznünü öyle güzel anlatmış ki, o hüznü hissetmiştim ve bugün hâlâ aynı şekilde hissediyorum.

O köprü de sel sularının taşkınıyla yıkılmıştı.

Oysa bir köprü deyip geçmemek gerekiyor; çünkü orada en canlı insan hareketliliği vardı.

O köprünün yıkılışıyla o hareketli anılarımız da yıkılmış oldu.

Yerine yapılan köprü, o eski köprüden uzak ama şimdi bu köprü de yenilenecek gibi.

Batman’ın çekirdeğini oluşturan İluh Deresi’ndeki tehlikeye yıllarca bıkmadan, ısrarla görev gereği değindik.

Tam yarım asır önce yağmur sularının oluşturduğu bu dereye, geçmişten günümüze yerel yönetimlerde görev alan başkanların bu önemli sorunu hep ertelemeleri, ne yazık ki istenmeyen felaketlere çanak tuttu.

Her sonbahar mevsiminde “Bu dere yeni bir felaket yaşatmadan bir çözüm bulmalı” diye üzerinde hem insani hem mesleki olarak ısrarla durduk, belirttik ve yazdık.

Evet, 60-65 yıl önce küçük bir akarsu iken, o dereye yıllarca atık sular ve TPAO ile rafinerinin eski evsel atıkları bağlanınca dere artık şehrin en büyük sorunu haline gelmişti.

DERE ETRAFINDA YAPILARA İZİN VERİLİNCE…
Bu dere gibi Batman’ın tarım arazisi de korunamadı maalesef.

Böylece hem dere can aldı, hem de birinci sınıf tarım arazileri yok oldu.

Konya Ovası kadar verimli tarım arazisi, rafineri etrafındaydı.

Rafineri ile TPAO yerleşkesine, yani Site Mahallesi’nin yakınlarına yapılan o eski yapılara izin verilmeseydi belki de bugün bu sorunları tekrar yazmak zorunda kalmayacaktık.

Her zaman söylüyoruz; bu şehrin tarım arazilerini korumak adına, eski mahallelerin “kentsel dönüşüm” projesi kapsamına bir an önce alınmasının şart olduğuna inanıyoruz.

Şimdilik Şirinevler ile Cumhuriyet Mahallesi kentsel dönüşümde ‘pilot’ mahalle seçilmiş ama şehrin karşı yakasında birçok mahalle de ileride kentsel dönüşüm projesine alınması gerektiğini hatırlatmakta yarar görüyoruz.

Belki o mahalleler için bu proje henüz erken ama İluh Deresi’nin devamındaki Kısmet, Huzur, Yeşiltepe ve Çay Mahallelerinde oturan sakinlerin aciliyeti açısından bu projeyi dört gözle beklediğini hatırlatalım.

Derenin şehir içinden geçen geri kalan yaklaşık 2 kilometresinde de bu proje devam etmezse ileride maalesef aynı doğal afetler tekrar yaşanabilir.

Evet, bu dere son 19 yılda sel felaketinin en büyüğünü yaşadı.

Sevindirici ki Batman, 19 yılda iki felaketten de ders çıkardı ve çevredeki herkes son 1.5 yılda başlatılan bu örnek projenin mutlaka devam etmesi gerektiğini dile getirmekte.

Geçmişte felaket, bilinen önlemsizliklerden dolayı hep ‘geliyorum’ dedi ve bu sorun hep ötelenip durdu ta ki can alana kadar.

Yılların kanayan yarası derenin ıslahının yarısının yapılması çok önemli ve değerli bir adım.

Emeği geçen siyasi temsilcilere ve bürokratlara teşekkür ediyoruz.

Bununla birlikte, bu derenin iki kanadında kentsel dönüşüme devam edilmesinin aciliyet gerektiren bir durum olduğunu tekrar hatırlatmış olalım.

ONLARI UNUTMAK MÜMKÜN DEĞİL!
Hafta sonu, 19 yıl önce 11 talihsiz canın hayatını kaybettiği İluh felaketinin yıldönümüydü.

Habip Başkan Parkı’nın bulunduğu alanda Kanat ailesinden 3 çocuğa o tek odalı ev mezar olmuştu.

Gece yarısı bir evin iki katına yükselen suyun dolduğu o evlerde, korkunç bir şekilde ölen Kanat ailesinden 3 çocuğun olduğu yeri unutmadım.

Nasıl unutulur ki?

Üç can ve yiten hayatları…

Diz boyu çamura battığım, gece ihata duvarının yıkıldığı, içi dolu o tek odalı evden 3 çocuğun cansız bedeni çıkarılmıştı.

O gün yitip giden o üç çocuk…

Acı dolu, hüzün dolu bir roman gibi beynimin içinde uğuldayıp duruyor!

O dönemin itfaiye erleri başta olmak üzere acil yardıma koşan görevliler de benim gibi gözyaşı dökmüştü.

Yazımın başında da belirttiğim gibi 31 Ekim ile 1 Kasım 2006’daki yüreğimizin acısı hâlâ dinmemiş.

Bu yüzden yana yakıla dile getirdiğimiz, kentsel dönüşümün şu günlerde hayata geçirildiği bu anlamlı projenin İluh Deresi yakasındaki semtler ve insanları için ne kadar önemli ve hayati bir çalışma olduğunu hem hatırlatıyor hem de müteşekkir olduğumuzu belirtiyoruz.