Batman’ın doğal güzellikleri, tarihi eserleri, akarsuları, ören yerleriyle turizmden yeterli payı alamıyor ne yazık ki. 700 bin nüfuslu Batman’ın her bir ilçesi turizm potansiyeli taşıyan yerlere sahiptir, ama maalesef bu şehir bir türlü turizm pastasından payını alamıyor…
Batman Çayı üzerinde yer alan ve Unesco’nun dünya mirası geçici listesinde bulunan Malabadi Köprüsü, dünyanın en geniş kemer açıklığına sahip köprü konumunda. Artuklu Medeniyetinin eserlerinden olan ve üzerindeki figürleriyle hâlâ ilk günkü gibi ayakta duran bu köprünün birçok özelliği var ama nedense turizmin zirvelerine çıkarılamıyor bir türlü.
EN GENİŞ KEMER AÇIKLIĞINA SAHİP KÖPRÜ
Geçen gün Çağdaş ekibi Batman-Diyarbakır il sınırındaki Malabadi Köprüsü’ndeydi.
Tarihi kurcaladığınızda bu köprü, İrfan Tapan arkadaşımızın deyimiyle adı “Batman”dır ama nedense 100 yıl öncesinde bölgede tanınan bir ailenin önde gelen bir siması, köprü yakınına kurduğu taş eviyle o büyüyen yerleşim birimine “Malabadi” adını veriyor
Haliyle o isim de köprünün adıyla özdeşleşmiş oluyor.
Gel de ayıkla pirincin taşını…
Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde de köprünün adının “Batman” olduğu yazılmış.
Ama biz bunu böyle kabul edelim.
Adına şarkı yapılmış, haliyle analım; daha fazla bilgiyi tarihçilere bırakalım…
Sözü uzatmadan asıl meseleye gelelim.
Neden turizm zirvesine çıkamıyoruz?
Yani bir başka deyimle bu şehir 12 ay boyunca turizm sektöründen yararlanabilecek programları bir türlü hayata geçiremiyor.
Son yıllarda Batman Kültür ve Turizm İl Müdürü İhsan Aslanlı'nın da turizme yönelik bazı projeleri de hayata geçirdiğini unutmayalım.
Geçenlerde Hasankeyf Belediye Başkanı Hamit Tutuş’un konuğuyduk.
2025 yılında Hasankeyf’e 600 bin civarında turistin geldiğini söylüyordu Başkan Tutuş.
Bu rakam elbette Hasankeyf için yeterli değil.
Oysa 2000 öncesinde Hasankeyf’e yılda ortalama gelen turist sayısı bu rakamın iki katıydı.
2003 yılında dönemin Batman Valisi olan eski İçişleri Bakanı Efkan Ala, turizm haftası etkinliklerini Hasankeyf’e kaydırınca yer yerinden oynamıştı.
Yerli-yabancı turist sayısı Hasankeyf baraj altında kalmadan öncesine kadar 1,5-2 milyon arasındaydı.
Bu da turizmde ne kadar gerilediğimizi gösteriyor.
Evet, bu şehirde Hasankeyf’i mi, tarihi Malabadi’yi mi, Sason’u mu, Kozluk-Hazo’yu mu, Gercüş’ün tarihi konaklarını mı… birbirinden farklı olabilecek turizm etkinliklerinin hangisini yazmalıyız!
Bakın dünyada eşi benzeri olmayan bir köprüye sahip Batman.
Batman Çayı üzerinde yer alan ve Unesco’nun dünya mirası geçici listesinde bulunan Malabadi Köprüsü, 40,86 metrelik sivri kemeriyle dünyanın en uzun taş kemerine sahip köprü özelliğini taşıyor.
Artuklu medeniyetinin eserlerinden olan ve üzerindeki güzel figürleriyle hâlâ ayakta duran, efsanelere ve aşk hikâyelerine konu olan, adına şarkılar yazılan tarihi yapı, günümüzde film ve dizi çekimlerinde de tercih ediliyor fakat nedense burayı değerlendiremiyoruz.
ELİMİZDEKİLERİN KIYMETİNİ BİLMEMİZ GEREK
Evet, Batman bir türlü turizmde istenilen düzeyi yakalayamıyor.
Her zaman söylüyoruz; elimizdekilerin kıymetini bilemiyoruz.
Bu da bize gösteriyor ki; zirveye çıkmak için daha çok çalışmamız gerekiyor.
Hedefler belirleyip, o hedeflere ulaşarak zirveye tırmanmalıyız.
Bu coğrafyada güneşin doğuşu ve batışı en güzel izlenecek yerlerden biri de bu şehirdir. Bahar günlerinde, ki dünyanın hiçbir yerinde öyle güzel bir baharın ve baharın müjdecisi en güzel kokan nergisin olmadığı bir Batman, sadece baharda bile yığınla turist çekebilir. Bahar gecelerinde yıldızlar öyle yakınlaşır ki Batman’da uzatsan elini yetişecekmiş gibi.
Malabadi Köprüsü’nün altından akan akarsuyun iki yakasına yapılan dinlenme ve mesire alanları bu baharı ve serin yaz akşamlarının tadını çıkarmak için harika bir yer.
Yeter ki insanları onlara yönlendirebilecek doğru öyküleri yazabilelim.
GASTRONOMİSİ ZENGİN ŞEHİR
Geçen yıl Hasankeyf’e gelen bir grup yerli turistle karşılaşmıştık.
Mardin-Midyat ve Diyarbakır’ı da gezen o ekipte Eskişehirli bir kadın itiraf ediyordu;
“Türkiye’nin hemen hemen her iline gittim. Birçok yemek tattım ama buraya gelirken mola verdiğimiz Batman’ın zengin mutfağıyla karşılaşınca şaşırdım. Yemekleri tek kelimeyle harika. Özel lezzetleriniz var. Bunları tanıtamıyorsunuz.”
HASANKEYF MİSAFİR ODAMIZDIR
Hasankeyf’i anlatmaya gerek yok.
Bu antik kentte nedense bahar ve güz döneminde turist geliyor.
Oysa bu kış mevsiminde de yerli ve yabancı turistlere ev sahipliği yapacak yer Hasankeyf olmalıdır diyoruz.
Burada her adımda ilgi çeken yerler var.
Geçenlerde Batman’a konuk olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin bile Hasankeyf’in Dünya Mirası Listesi’ne alınmamasına şaşırmıştı.
Hemen girişimlerin başlatılmasına yönelik de yeşil ışık yakmıştı bu güzelim şehre.
Şahin’den sonra Batman’a konuk olan Kültür ve Turizm Bakanı M. Nuri Ersoy da tekneyle Dicle Nehri’nden Şap Vadisi’nin yolunu tutmuştu.
Bakan Ersoy gördüğü manzara karşısında şaşkınlığını gizleyememişti;
“Hasankeyf, turizm için müthiş yer.”
Canınız sıkıldığı zamanlarda gün batımı öncesinde Hasankeyf’te olun, neşe dolar içiniz.
Buranın da Malabadi Köprüsü’nün de mistik bir havası vardır.
Yeter ki bu değerlerimizi tanıtacak ve şehrimize ilgiyi arttıracak öyküler yazalım.
Özellikle Hasankeyf’teki esnafı, turizm sektörüne yönelik bir dizi farkındalık yaratacak projelere yönelmeli.
Sadece bir yemek ve kahve ikramıyla ağırlanmamalı.
Buraya gelen konuklar 5 yıldızlı otellerde de tesislerde de ağırlanmalıdır.
Bir de tarihini derinliğine anlatabilecek ve yabancı turistleri karşılayacak İngilizce bilen rehberlere de ihtiyacı var antik kentin.
Eğer yukarıda değindiğimiz eksiklikleri giderirsek, eminim birkaç yıl içinden turizmden yeterli payını alacak olan şehir Batman olur.
Bilmem yanılıyor muyum…
Her şey Batman için diyerek, henüz sezon başlamadan kolları sıvayalım…
Sağlıkla kalın, Çağdaş'la kalın.
Next