11 Ayın Sultanı Ramazan’dayız artık. Atalarımızın çok güzel bir sözü vardır; “Bir elinin verdiğini diğer elin görmesin.” Yardımlar yoksullara verilirken gizlenirse, gizlenmelidir de eminiz ki yardım eden hayırseverlerin iyilik hanelerine daha büyük hayır olarak yazılacaktır. Ramazan ayında iftar yemekleri artık neredeyse gelenekselleştirildi. Durumu iyi olan da olmayan da iftar sofralarında bir araya geliyor…
Son yıllarda belediyelerde iftar yemeği neredeyse gelenekselleştirildi. Bazı belediyeler ise daha çok gıda yardımlarına yöneliyor. Kuşkusuz sosyal yardımlar iyidir, hoştur… Bu yardımlarla hassasiyet gösterenlere de saygı göstermek lazım fakat, yardım yapılan insan kim olursa olsun yüzü gösterilmemeli, incitilmemeli. Bu duruma azami hassasiyet gösterilmesi gerektiğini belirtmek zorundayız…
KÜLTÜRÜMÜZÜN EN GÜZEL DEĞERİ YARDIMLAŞMAKTIR
11 Ayın Sultanı Ramazan için bu akşam ilk sahura kalkacağız.
Ramazan ayı geldi mi Batman bir başka güzelleşiyor.
Bu ay sayesinde yoksullar da seviniyor.
Tabii bu yardımların sadece bir ay ile sınırlı kalmaması ve ciddi bir organizasyonla düzenli olarak yapılması gerektiğine inanıyoruz.
Çünkü bu insanlar gelirden yoksun oldukları için yoksuldurlar.
Yani yıl boyunca yokluk içindeler…
Kuşkusuz bu ayda yardımın ulaştırılacağı dar gelirli aileleri de düşünmek gerek, zorunludur.
Özellikle yardım yapılan kesim incitilmemeli.
Atalarımızın çok güzel bir sözü var;
“Bir elin verdiğini, öbür el görmesin.”
Şayet o yardımı yoksullara verince gizlerseniz bu çok daha makbule geçer.
Bakara suresinde de bu yardımlar şu şekilde ifade edilir;
“Bir sadaka verip de, sol elin verdiğini sağ el bilmeyecek şekilde gizleyen kişi ve tek başına iken Allah’ı anıp gözleri yaşaran kimse büyük sevap kazanır.”
Dinimizin bu suresinde yoksullara yardımı zorunlu kılmıştır.
Kültürümüzün diğer bir güzelliği de hemen her Ramazan ayında belediyeler daha çok iftar yemeği verir.
Bazı belediyeler de gıda yardımını tercih eder.
Sadece yerel yönetimler değil, oda ve dernekler de gıda kolilerini birçok dar gelirlinin evine ulaştırmaya çalışır.
YARDIMLARDA ŞOVDAN KAÇINILMALI
Kuşkusuz sosyal yardım iyidir, güzeldir, sevaptır…
Fakat bazıları nedense verdiği gıda kolilerinin ulaştırıldığı dar gelirlilerin oturduğu mahalle, cadde ve sokağından evine kadar videosunu sosyal medyada paylaşıyor.
Bu çok rencide edici ve gün görmemişliktir.
Yardımın şova dönüştürülmesi utanç verici bir ayıptır.
Yetmiyormuş gibi bazı kendini bilmezler fotoğrafları çekip, yaptığı yardımları neredeyse herkese duyurmaya çalışıyor.
Kuşkusuz bu yardımlarda hassasiyet gösteren duyarlı kesimlerin olması hatta çoğunlukta olduğu sevindirici…
O çevreyi tebrik etmek gerek.
Olması gereken de bu.
Yıllardır bölgemizdeki belediyelerin Ramazan ayında yaptıkları sosyal yardımlar zaman zaman tartışma konusu oluyor.
Son birkaç yıldır böyle yardımları aksatmayan birçok belediye var.
Ancak, bazı STK’lar neredeyse dağıttıkları koli adedinin sayısını ve içinde ne kadar gıda malzemesi varsa sosyal medyada paylaşıyor.
Bu büyük ve rencide edici bir ayıptır.
Ne tuhaf bir şey…
Oysa yoksullara ulaştırılan yardımlar ne kadar gizlenirse bu o kadar da hayırlıdır…
YARDIMLAR BİR GELENEKTİR AMA…
11 Ayın Sultanı Ramazan ayında sosyal yardımlar olması gereken önemli geleneğimizdir.
Sosyal yardımlar dışındaki iftar yemeklerine ne yazık ki dar gelirliler kadar maddi durumu elverişli çevrelerin de gelmesi hep tartışma konusu oluyor.
İftar yemeklerinde durumu çok iyi olan çevreyi de görünce şaşırıp kalıyorsunuz.
Oysa o sofrada bulunması gereken dar gelirlilerdir.
Bizde tam tersi yaşanıyor.
Bir de sofrada oturup, neredeyse selfie yapacak bazı çevreler var ki sormayın gitsin…
Yukarıda da belirttik; yardım yapılan insanın yüzü asla gösterilmemelidir.
O sosyal medyada görüntüleri paylaşanlar ya da STK temsilcilerinin görüntü alırken buna hassasiyet göstermeleri gerekir.
Özellikle sosyal medyada paylaşılan o görüntüler, videolar, yardım alanın eşi, çocuğu, kardeşi, annesi ve de babası rencide olur.
Kuşkusuz yardım yapmak hayırdır, yardım yaptığını duyurmak da bir anlamda iyidir ama yardım yapılanların gizli kalması koşuluyla…
Bu ayda daha çok iftar yemekleri ve sosyal yardımlar gündemde olacak.
Bizim de yardım yapmayı planlayan gerek yerel yönetim, gerekse de oda, dernek ve STK’lara hatırlatacak bir çift sözümüz var;
Lütfen ama lütfen yardım ulaştırmayı hedeflediğiniz kitleyi incitmeyin.
Ve bu yardım dağıtımlarında gerekli hassasiyete azami özen gösterin.
***
KISA SÜREDE REKOR YAĞIŞLAR
Batman’da son yıllarda yaşanan aşırı hava olaylarına bir bakalım isterseniz.
Bir yandan su kaynaklarının alarm verdiği kurak dönemler, diğer yandan kısa sürede düşen rekor yağışlar…
Kent altyapısının zorlandığı, günlük hayatın aksadığı günler artık istisna değil.
Bu dalgalanmalar doğanın kaprisi değil; yanlış planlama ve kalkınma tercihlerinin sonucudur.
Bugün başka ülkelerde alınan kararlar ne yazık ki şehrimizi de kapsıyor.
Yaşadığımız coğrafyayı da etkiliyor.
İklim meselesi romantik bir çevre tartışması değildir.
Bu durum ekonomik ve hayati bir meseledir; gıda ve enerji faturasıdır, sağlık harcamasıdır.
Daha kirli hava soluyan şehirlerdir.
Kuraklığın etkisiyle sorunlarla boğuşan çiftçi, artan girdiler karşısında çaresiz.
Evet, iklim krizine açık bir coğrafyada yaşarken, küresel sorumsuzlukların sonuçlarını görüyoruz.
Bu nedenle temiz enerjiye geçişte güçlü çevre standartları bir tercih değil, zorunluluktur.
Hani derler ya “Gökyüzünde pasaporta ihtiyaç yoktur.”
Doğa, tüm insanlık içindir bu söz.
Batman ovasına bakıldığında 30-40 yıl önce tercih edilen ürünlerin çoğunun unutulduğunu görüyoruz.
Artık dünyanın bir başka ülkesinde artırılan karbon salınımı, başka bir ülkede kuraklık, sel ya da tarım kaybı olarak geri dönüyor.
Doğanın kendini hapsedebileceği sınırları yoktur, kendi dengesini sağlamak için her yerde yıkım yaratabilir.
Son yıllarda Batman’ı ikiye ayıran İluh Deresi’nde belli aralıklarla yaşanan sel taşkınlığı hem can hem mal kaybına da yol açmıştı.
Açıkçası eski hata ve ihmallerin faturası bize çok ağır olarak dönüyor.
Next