Sahipsizlik, vurdumduymazlık bizim bir gerçeğimiz. Elin oğlu elli yıllık plan programlarını hesaplarken bizler gelecek ayın bile bize neler getirebileceğini hesaplamayız.
Büyük ülkelerin seçkinleri olası problemlere karşı önlem alır
Bizim gibi halen emekleme aşamasında olanlar ise var olan problemlere bile çözüm üretemez
İnsan haklarına saygılı hükümetler sanal âlemde problem oluşturur ve ülke imkânları ile bu problemlere ve sonuçlarına karşı çareler üretir
Bizimkiler ne yazık ki mevcut sorunlara karşı bile kırmızıçizgi diye tutturabilirler
Rönesans bizde yaşanmadı. Reform bu ülke topraklarına uğramadı bile.
Şimdi bazı ukala tipler hemen yapıştırı verecekler “ne alaka” diye. Buyurun o zaman:
- Kızamık aşılarımız hatalıymış. Bu yüzden de 1975–1990 yılların arasında doğanların tekrar aşı olmaları gerekiyormuş. Erişkin 30 kişi bu hastalık ile boğuşmakta
- Urfa’da fakir bir ailenin bebeği, Kızılay’ın verdiği kandan AİDS hastalığına yakalandı. Bebek büyüdü, çocuk oldu ama çocuklar ve komşuları aileye karşı tavır aldı. Aile büyüğü evini başka bir yere taşımak zorunda kaldı.
- Askerlerine keskin nişancılığını göstermek isteyen bir ordu mensubu insan hayatını tehlikeye atacak şekilde atış yaptı ve bunu tüm ülke izledi
- Türk Silahlı Kuvvetlerindeki mevcut generallerin yarısı şu an Ergenekon Terör Örgütü suçlamasıyla gözaltına alınmış durumda
- Kürtlerin çoğunluk yaşadığı topraklarda birçok toplu mezar çıkarılmakta
- Türklerin çoğunluk yaşadığı topraklarda birçok cephanelik çıkarılmakta
- İlköğretim öğrencisini taciz ettiği ileri sürülen öğretmen gözaltında
- Beklenen Marmara depremi ile İstanbul yıkılacak ama önlem alınmamakta
- Sex videosu ile dillere düşen ve parti başkanlığından istifa eden de var
- 85 yaşında hakkın rahmetine kavuşuncaya kadar koltuğuna yapışanlar da
Acı bir tablo ama ne yazık ki durum bu. Bu ülke tıpkı sarhoş bir adamın yaptığı gibi iki ileri bir geri gidiyor. Bu yazılanların olmaması, yaşanmaması gerekirdi.
Şimdi bu vurdumduymazlığı bir şey daha eklemek istiyorum; BAZ İSTASYONLARI
Cep telefonu sinyal sağlayıcıları olan Baz İstasyonları kanser saçmakta. Bu bilimsel makalelerde yazılıp çizildi. Baz istasyonlarından öte uzun süre yapılan cep telefonu görüşmelerinin de bu kanser riskini arttırdığı söylentileri var.
Uzun bir zaman diliminden sonra İstanbul’dan Batman’a dönen bir arkadaşımızın şu sözleri de bu gerçeği adeta vurgular gibiydi;
“Batman’a dönmenin sevincini yaşıyordum. Ta ki bir olaya tanık olana kadar. İnsanımız halen aynı düz mantıkta. Benim bir tanıdığım var. Bu ailenin apartmanının tepesinde de kocaman bir baz istasyonu. Baz istasyonlarının yıllık ne kadar ücret ödediklerini bilmiyorum ama çok yüksek bir meblağ olduğunu duydum. Ama sır gibi saklıyorlar. Eve kuş konsa alarma geçiyorlar. Mal bulmuş mağribi gibi çöreklenmişler bu tatlı paraya. Hatta evde, sokakta kendilerine bu konu ile ilgili bir şey sorulduğunda, mesela ne kadar para aldıkları falan, köy meydanında olduğu gibi taşla saldıracaklar millete adeta. Ben anlamadım niye bu kadar gelişi güzel baz istasyonu koydurturlar mahallenin orta yerine. Hadi adam bal kaymak para bulmuş ama ya öteki komşular ne olacak? Baz istasyonu yüzlerce metrelik alana kanser yayıyormuş. Batman’da bunu sorgulayan kimse yok mu? Ama şunu da hemen belirteyim ki bu akrabamın iki evladı üst üste öldü. İkisi de kanser hastası. Bu ailenin kanser hastalığından ölen tek bir ferdi bile yokken üst üste iki kişiyi yitirmesi şüpheli bence. Yani baz istasyonu birkaç yıldan beri var damlarında ve o tarihten beri evlerinde hastalık eksik olmuyor. Son olarak iki de cenazeleri oldu ama hala akılları başlarına gelmiyor. Hatta başka mahalleye taşınmayı bile düşündüler sırf hasta olmamak için ama altın yumurtlayan tavuklarına bir zarar gelir diye buradan da kopamıyorlar. İyi ki de öyle oluyor. Onlar başka mahalleye gidince kendilerini kurtarmış olacaklar ama ya etraflarındaki yüzlerce insan nereye gidecek? Baz istasyonları ile ilgili bir şeyler yapın lütfen. Batman’da onlarca, belki de yüzlerce baz istasyonu yüksek apartmanların tepesine konmuş olabilir. Ev sahibi onbinlerce doları cebe indirirken mahalleli kanser oluyor. Siz gazeteci değil misiniz? Bir şeyler yapsanıza”
Bu okurumuz biz gazetecileri Herkül zannediyor herhalde. Keşke böyle bir gücümüz olsaydı da bazı şeylere engel olabilseydik.
Baz istasyonları ile ilgili bu sorun salt Batman’ın değil, tüm ülkenin sorunu aslında. Ama yasal prosedür ne kadarına izin veriyor, araştırmak gerekiyor. Çünkü Batman’da şehrin her bir tarafının baz istasyonları ile kuşatıldığını iddia edenlerin doğru mu, yanlış mı olduğunu test edemiyoruz. Tek tek çatılara çıkmak gerek. Ama bu seferde gözünü para hırsı bürümüş ev sahibinin hışmına uğramak var nasipte. Çünkü baz istasyonu demek para demek. Bunu ancak Valilik, Sağlık İl Müdürlüğü yapabilir.
Bu gün biraz karamsar bir tablo sundum sizlere. Ne yapalım, her gün Pembe Dizi izlemeyeceğiz ya. Yanlışları, olumsuzlukları da dile getireceğiz ki çareler üretilsin. Bu ülkede iyi şeyler de oluyor, olmuyor değil. Ama bu gün olumsuzları dile getirdik.
Next