12 Eylül darbesinin yapıldığı günde gidilen referandum beklendiği gibi tamamlanarak “evet” kabulünün çoğunluğu ile sonuçlandırıldı.
Yüksek bir katılım sağlanarak (%77,5) sonuçlanan referandumun öncelikle daha evvel yazdığımız şekliyle sonuçlanmış olması bizleri sevindirmiştir. Referandumdan önce yazdığımız yazıda sonucun evet çıkacağını, hayır cephesinde bir oy artışının gözleneceğini ve Bölgemizde Boykot kararının kazanacağını belirtmiştik. Seçim sonucunda da gördük ki yanılmamışız.
Ancak önemli olan bizim yanılıp yanılmamamız değil referandumun sonucundan nasıl bir hedefe kilitlenmemiz gerektiğidir. Dün akşama Başbakanını konuşmasından da anlaşıldı ki önümüzdeki genel seçimlere bu anayasa ile gidilecek. Yeni anayasa tartışmaları sürdürülecek ancak konsesyusun sağlanması ve yeni anayasanın kabulü meselesi 2011 seçimlerinden sonraya bırakılacak.
Elde bu kadar hazır doküman bulunduğu halde böyle bir uzun sürece girmenin hayra alamet olmadığını belirtmek gerekmektedir. Durum böyle olunca doğal olarak meydana çıkan sonuca bakmak gerekmektedir.
Bizim için elzem olan tabi ki bizi yakan ateştir. Bölgede 26 yıldır süren çatışmaların artık sonuçlandırılmasını talep etmekteyiz. Bu talep yalnız sayın başbakanın teşekkür etmeyi unutmadığı Kürt aydınlarının talebi değil neredeyse bütün Kürtlerin talebidir. Kürt sorununu silahlı çatışmalarla tırmandırılması mantığından vazgeçilerek siyasal zeminde çözüme kavuşturulması için bölge halkı ve Kürtler gerekli olan mesajı çok net olarak ortaya koymuştur. Bu tabloya bakılıpta hala sorunun muhataplarını aramaya kalkışmak veya gerçeği görmemek çözümsüzlükten ısrar anlamı taşıyacaktır.
Bölgede yaşayan vatandaşların Yüzde 60’lık bir bölümü sandığa gitmeyerek sayın başbakanın ifadesi ile “ Hür bir şekilde iradesini ortaya koymuş” sandık başına giden %40’lık bölümün %95 ise Başbakanın tercihi doğrultusunda oyunu kullanarak çözüm için elini güçlendirmeye çalışmıştır. Bunların arasına katılan yetmez ama evetçileri de dahil etmeyi unutmamak gerekmektedir.
Vatandaş %22 oranında sandığa gelmeyerek yapılanları tasvip etmediğini ortaya koymuştur.
Vatandaş %58’lik bir evet oyu ile değişimden ve özgürlükten yana olduğunu belirtmiştir.
Vatandaş %42’lik bir oranla uzlaşmaya dayanmayan bir anayasal değişikliği tasvip etmediğini hatırlatmıştır.
Vatandaş doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesinde %60’lık bir boykot ile Kürt sorununun siyaset yoluyla çözümlenmesi ve Kürt siyasetçilerinin muhatap alınması gerektiğini hatırlatmıştır.
Batmandaki duruma gelince konunu dikkatlice incelenmesinde fayda bulunmaktadır. Referandum seçim sürecinde olup biteni yakından takip eden insanlardan biri olarak belirtmeliyiz ki amaca hizmet etsin diye kullanılan araçlar görünmezlikten gelinmiştir.
%39,5 oranındaki katılım.
%60,5 oranındaki boykot.
Katılımın %95’lik bölümünün evet.
Katılımın %5’lik bölümünün hayır olarak çıkmış olması bir sürprizi değil bilinen bir sonucu deklere etmiştir. Bu sonuca boykot ya da evet mantığının yol açtığını hatırlatmak gerekmektedir.
Ortaya çıkan bu sonuç gerginliklerini artırılmasını değil uzlaşı kültürünün kökleşmesine yardımcı olmalıdır. Kentin siyasetçilerinden de yöneticilerinden de beklenti budur. Bu sonuç herkesin kazandığı bir sonuçtur ve uzlaşı bu kazanımlar üzerinden yürütülmelidir.
Next