Nihayet bir seçimi daha geride bıraktık. AK Parti ülke genelinde bir rekor daha kırarak % 50 oranında oy almayı başardı. Türkiye çılgın projelere onay vererek gerçekleştirilmeleri için onay verdi.
İnsanımız aklını ön planda tutarak 8,5 yıl boyunca yapılanları takdir etti ve bunların devamının gelmesini istedi. Ancak bölgemiz illeri için durum biraz daha farklı. Hizmet siyasetinden çok kimlik siyasetinin ön planda olduğu ilimiz ve bölgemizde bağımsız adaylar önemli bir fark atarak zafer kazandılar. Ben bu vesile ile hem Ak Parti’yi hem de yüksek oranda oy alarak seçilen ilimiz bağımsız milletvekillerini tebrik ederim.
Seçim gecesi sonuçlar resmi olarak açıklanana kadar seçim kurulundaydık. Bu dönem bizleri temsil edecek üç vekilimiz de oradaydı. Her ne kadar basın onları bir araya getirip fotoğraf çektirmeyi başaramasa da yine de aynı karede göründüler. Birbirlerini tebrik ettiler. Oradakileri tek tek tebrik ettiler. Birbirlerine başarı dilediler. Bizim da onlardan ortak dileğimiz Batman ve ülkemiz için daha güzel projelere imza atmaları ve teferruatlarla uğraşmaktan çok Batman’ın kalkınmasına ve Kürt sorununun çözümüne birlikte katkı sağlamalarıdır.
Seçim kurulundan ayrıldıktan sonra World Mar kavşağına geldiğimizde ise bambaşka bir manzara ile karşı karşıya kalmıştık. Kavşaklarda panzerler ve polis araçları vardı. Yollar bomboştu. Ne olduğunu çözmeye çalışırken yollardaki taşlar dikkatimizi çekti. Yoldaki yüzlerce taş güzel şeylerin olduğunun habercisi değildi. Havai fişekler patlamaya devam ediyordu. Her zaferin kutlanması doğaldı. Havai fişekler havaya atıldığı müddetçe kutlamalara eşlik ederken başkalarına atıldığına protestoya ya da tacize dönüşüyordu.
Peki ama neden? Seçim kazanılınca da taşlarla başkalarını protesto etmeye gerek var mı? Neticede seçim döneminde herkes propagandasını yapmış, söyleyeceğini söylemiş ve son sözü halka bırakmıştı. Sonuçlar da açıklanmıştı. Artık herkes kendi zaferini kutlayabilirdi. Ama başkalarını rahatsız etmek, hele bunu taşlarla yapmak hiç de kabullenilecek bir davranış değildir sanırım.
Bir an için düşünmeye başladım. Yoksa taşlar bundan sonraki hayatımızın vazgeçilmez nesneleri mi olacak? Üzüntü durumlarında taş atılmasını anladık ama sevinçleri taş atarak kutlamak da neyin nesi acaba? Bu aşamada partilerin ileri gelenlerine ve akil insanlarına büyük iş düşmektedir. Gençlerin heyecana gelmemesi, taşkınlıklar yapmamaları için onları durdurmak, sağduyuya davet etmek onları görevi değil mi?
Ben seçim sonuçlarının hem bölge insanımıza hem de tüm Türkiye’ye hayırlara vesile olmasını ve taşların atılmadığı, sevgi hoşgörü ve merhametin hâkim olacağı aynı zamanda silahların susacağı, anaların ağlamayacağı güzel günler diliyorum.
Next