Suriye’de insan avı sürüyor. Her gün insanlar ölüyor, her saat ve her dakika. Kimi üniformalı, kimi sivil. Ancak sonuçta can taşıyorlar.
Ece Temel Kuran’ın Twitter’de paylaştığı gibi; sınırımızdan sadece 20 kilometre ötede insanlar uyuyor. Bende uyuyorum ancak uykularımız aynı değil. Arada sadece dikenli bir tel var….
Sevgili Kuran’ın kimi yazılarını severek okuyan bir kişi olarak düşünüyorum da evet sadece incecik bir sınır teli var bizi ayıran. Ancak tarihsel geçmişimize bakarsak bize, yani Osmanlı İmparatorluğuna bağlı bir eyalet veya bir vilayetti Suriye. Sözde bağımsız olmuşlar. Ancak zalim hükümdarlar hükümranlıklarını hoyratça sürdürüyorlar. Evlere keskin nişancı ateşi serbest. Binalara 60 tonluk Alman tanklarıyla top mermileri yollanıyor. Black Hawk helikopterleri ile göstericilerin üzerine yaylım ateşi açılıyor. Suriye halkı zor durumda. Tüm bunlar yetmezmiş gibi birde zalim bir ordu komutanı tarafından vurulanlar parçalanıyor, dokunmaya giden yakınları da aynı şekilde öldürülüyorlar. İsmi Mahir.
Beşar Esad’ın kardeşi Mahir ile ilgili DHA’da geçen haber şöyle;
“Mahir Esad, ülkenin en seçkin askerlerini barındıran 4. Tümen’in ve Cumhuriyet Muhafızları’nın başkumandanı olduğu gibi Suriye istihbaratı Muhaberat üzerinde nüfuza sahip. Protesto gösterilerinde sivillere ateş açan ve işkenceden geçirenlerin bu birliklerde yetiştiği ileri sürülüyor. Mahir Esad ismi Suriyelilerde büyük korkuya yol açıyor. Devlet başkanının kardeşinin eline tüfek alıp bizzat göstericilere rastgele ateş açtığına inanılıyor. ABD’ye sığınan Suriyeli eski diplomat Bassam Bitar, Mahir’in “ülkenin bir numaralı hükümdarı” olduğunu ileri sürüyor. SURİYE ordusunun Türkiye sınırına 20 km uzaklığındaki Cisr eş Şuğur kentini kuşatması sürüyor. DPA, kasabanın 4 km dışına 40 tank geldiğini, on binlerce mültecinin Türkiye sınırına doğru kaçtığını yazdı. Suriyeli eylemci Mustafa Osso’ya göre, Mahir Esad’a bağlı birlikler kasabaya ilerliyor. Acımasızlığı ile bilinen Tümen’in katliam yapmasından korkan Suriyeliler sınıra yığılıyor. FP’ye göre Türkiye’ye yaralı halde sığınan Suriyelilerin tamamı Kanas diye tabir edilen hassas özelliklere sahip suikast silahı ile keskin nişancılar tarafından vuruldu.”
Böylesi zalim ve de insanlıktan nasibini almamış bir kişiden ne beklenir ki? Allah belasını versin demekten başka. Bunlar hiç mi tarih okumazlar, hiç mi ibret almazlar? Saddam dünyaya kafa tuttu.
Ne oldu sonu? İt gibi bir delikte ele geçirildi. Bitlenmişti, korkuyordu. Astılar kendisini. Kaderin cilvesine bakın ki Kürtlerin üzerine attığı kimyasal silahlardan ve ölümlerden sonra yine bir Kürt savcı tarafından yargılandı. İnsanlara sokak ortasında infaz yapan, yenilen takımı yüzünden sinirlenip rakip takım taraftarlarına stadyumda yaylım ateşi açtıran, evli bekâr fark etmeden güzel bayanlara zorla sahip olan Saddam itinin oğulları Uday ve Kusay Amerikan Deniz Piyadelerince kıstırılıp ağızlarına mermi sıkılmadı mı? Suriyeli Mahir bilsin ki zulmü yapan kim olursa olsun yaptığı zulümlerden sonra gökyüzü titreyecek ve akıttıkları kanda boğulacaklardır. Ama Amerikalı ama bilmem ne, her kim tarafından olursa olsun bir şekilde ettiklerinin bedelini canlarıyla ödeyeceklerdir. Bu taraf gene neyse, ya öte âlemde ne yapacak bu zalimler? Allah bizi ne zalim ne de mazlum etin. Bugün kendini güçlü zannediyor olabilir Mahir köpeği ama inşallah çok yakında tarihin sayfalarından birine yazılacaktır ibretlik hikâyesi. Tıpkı Hitler gibi, tıpkı Miloseviç gibi.
İnsanoğlu değil mi en çıkılmaz sorunlardan feraha eren? Suriye halkı da bir gün özgürlüğüne kavuşacaktır. Bu belki biraz kanlı olacak ama artık bu gidişatın dönüşü olmayacaktır. Göstericiler yavaş yavaş organize olmaya başladılar. İnsan ölümlerine sevinmek gibi bir tarafımız yok ancak daha geçen günlerde 120 polis Suriyeli göstericiler tarafından yok edildi. Silahları var, cesaretleri var. Zaten kaybedecekleri pek bir şeyleri de kalmamış. Bir canları var o’da Allah’a emanet. Artık baskı ve zulüm altında yaşamak istemiyorlar. Demokrasi istiyorlar. İnsan olduklarını Dünya’ya haykırmak istiyorlar. Yeni nesilleri çağdaşları gibi büyütmek istiyorlar. O yüzden Esad ne kadar ödün verirse versin, maaşlara ne kadar zam yaparsa yapsın bu göz boyamalar kötü bir kâbustan uyanmak isteyen bu halkı durdurmaya yetmeyecektir. Tek dileğimiz çok fazla can kaybı olmadan Esad yönetimindeki hükümetin bir an önce yönetimden çekilmesi ve özgür bir ortamda seçimlerin yapılarak halkın yönetime ortak olması ve insanca bir yaşamın tadını çıkarması. Suriye halkı asil bir halktır. En az bizler gibi, en az İngilizler, Fransızlar gibi. Aslında zaten asil olmayan bir halk ta yok. Hepimiz insanız ve hepimiz Âdem Peygamberin çocuklarıyız. İçimizden bir takım şahsiyetsiz, onursuz zalimler çıkabilir. Ancak aklın yolu bir ve iyi insanlar tarihin her döneminde çoğunlukta olmuştur. Her ne hikmetse azınlık olmasına rağmen onursuz ve şahsiyetsiz insanlarda yönetimde olmuştur ve iki dünya harbinde bu psikopatlar sayesinde yüz milyon insan hayatını kaybetmiştir. Suriye’de de böyle onursuz, şahsiyetsiz bir aile var. Bunların başında da Beşar ve eli kanlı katili Mahir. Umarım bu iki zalimin nefesi bir an önce kesilir, kalpleri tekler de katliamlar bir an önce bitiverir. Sınırımızdan bu tarafa gelen binlerce insan vatanlarına sorunsuz bir şekilde dönerler. Dualarımız Suriye Halkına.
Next