Batman’da birçok proje gündemde. BAT-RAY başta olmak üzere birçok projeyi gündeminde tutmaya ve sayfalarımızda olabildiğince yer vermeye çalışıyoruz. Belediye’nin bu şehre kazandıracağı önemli yatırımlardan biri de Batman Çayı kenarındaki ‘Mavi-Yeşil’ projesi olacak. Geçenlerde Vali ve Belediye Başkanvekili Ekrem Canalp, ‘Mavi-Yeşil’ Batman projesini anlatırken, dönümlerce yeşil alanın bu şehrin gelecekte nefes borusu olacağını söylüyordu…
Batman’ı küllerinden doğuran Elmedina’nın 100 yıl önce Batman Çayı kenarında en güzel yerleşim birimlerinden biri olduğunu söyleyip duruyoruz. 150-200 Yıl öncesinde o yerleşim biriminin çevresinde kim bilir kaç yerleşim birimi daha varmış. Diktepe-Xıncıka’nın komşusu ‘Kale Şadi’ tepesinde oturanlar Osmanlı döneminde yılda 500 akçe öderlermiş. Şu günlerde Batman Çayı’nın ‘Mavi-Yeşil’ projesi gündemdeyken, hep o eski yerleşim birimini düşünürüz…

AKARSULAR ŞEHRİN YASAM KAYNAĞIDIR
Bir şehir, organlarıyla bir bütündür.
Bu organlar kurumlar, yollar, parklar ve akarsulardır.
Bu organlar arasındaki ritmin uyumunu sağlayan ise ‘Mavi-Yeşil’ Projelerdir.
100-150 yıl önce Batman Çayı kıyısındaki Elmedina, belki de bu coğrafyanın en güzel yerleşim birimiydi.
Elmedina’nın yanı başından geçen Batman Çayı o çevredeki yerleşim biriminin sadece su kaynağı değil, aynı zamanda o kıyıdaki yerleşim yerlerinin atan kalbiydi.
Batman’ın adını aldığı o akarsuyun, her akıntısı, çevresinin geleceğini şekillendiren bir ritim gibidir.
Tarih kitaplarında akarsu kenarlarındaki yerleşim birimleri kültürlerin ilham kaynağı, mitolojilerin ev, şairlerin dizelerine de mekan olmuş.
İnsan akarsulara bakarken hem kendi sınırlarını hem de evrenin yasalarını düşünür.
Belki de bu yüzden akarsu kelimesi birçok dilde umudu, özgürlüğü ve derin düşünceyi bir araya getirir.
AKARSULAR ARTIK YARALI
Ne var ki bugün akarsular yaralı durumda.
Plastik atıkları, araç lastikleri ve iklim değişikliği akarsuların ekosistemlerini tehdit eder duruma gelmiş artık.
Bir süre önce Belediye’nin ‘Sürücü Akademisi’ projesini uyguladığı o bölgenin yakınında gördüğümüz kötü manzara bizi bir hayli etkiledi.
Ne yazık ki; halen şehrin kanalizasyonundan akan atık sular, kanal dışında oluşturduğu kirliliği görünce çok şaşırdık.
Bu atık sular böylece o Mavi-Yeşil’in uyumlu ritmini bozuyor.
Günler önce de ilgilileri ve yetkilileri uyardık.
‘Aman’ diye tekrar edelim bu atık sulara bir çözüm bulunsun.
AKARSUDA KANAL BİTERSE…
DSİ Bölge Müdürlüğü’nün Batman Çayı kenarında hayata geçirdiği kanallar bitti, bitecek.
Tarihi Per pıra köprüsünün çevresi de arkeolog ve uzmanların görüşü alınmadan kanal içine alınmamalı.
Bu uyarıyı da yine bu sütunlarda dile getirmeyi görev bilmiştik.
İlgili kurum ve kuruluşlar Batman Çayı kıyısında kirliliğe yol açan atık sulara karşı alınacak önlemler için daha fazla geç kalmadan ortak çalışma ile konunun uzmanların ortaya koyacağı planlamayı yapmalı ve hayata geçirilmeli.
Evet, atıklar yıllar boyunca arıtılmadan bu akarsuya bırakılan evsel kanalizasyon atıkları bir zamanlar gümüşi renginde akan Batman Çayı’nda ciddi bir kirliliğe yol açmış.
Halen Batman’ın bazı semtlerinden evsel atıkları da beraberinde Batman Çayına taşıyor.
Batman Çayı’nda yapılan kanallar, kuşkusuz çevredeki arazilere eskisi gibi yayılmayacak.
DOĞAL SU DOLAŞIMI BOZULDU
Ancak, bu şehrin geçmişten günümüze altyapı eksiklikleri, düzensiz kentleşme ve kum ocaklarının çay yatağından tonlarca malzeme çekmesi doğal su dolaşımını da bozdu.
Hızla büyüyen Batman’da özellikle akarsuyun geçtiği bölgede ekosisteme zarar vermeyecek yöntemler tercih edilmeli.
Yıllar önce kıyısındaki yerleşim birimlerine hayat veren Batman Çayı gibi hassas bir ekosistemi korumak, uzun vadeli ve çok paydaşlı bir çaba gerektiriyor.
Doğa ile uyumlu, sürdürülebilir çözümler öncelik olmalı.
Hiçbir zaman unutmayalım ki; Batman Çayı petrol şehrinin kalbidir.
Bu akarsuyu korumak zorundayız.
Özetle; Batman Çayını temiz tutmak bu şehirde yaşayan herkesin; ilgili kurum ve kuruluşların, diğer bir tanımla, hepimizin topyekun sorumluluğudur.
Next