Batman’ın tarihi, kültürü ve gastronomisiyle bölgenin örnek şehirlerinden biri olduğunu sürekli dile getiriyoruz. Bir de önümüzdeki günlerde başlayacak festival ile fuarların bu kente ayrı bir hareketlilik kazandıracağını yazıyoruz.

Buraya kadar her şey bu şehre uygun olan şeyler; ancak iş toplu taşımaya gelince, güzelliğin gölgesinde kalmış bir tabloyla karşı karşıya kalıyoruz. Özellikle son dönemde bazı okul servislerinde öğrencilerin ayakta yolculuk yapması, velilerin şikâyetine neden oluyor…

TOPLU TAŞIMAYA DİKKAT

Yeni eğitim-öğretim yılının üçüncü haftasına geldik ama hâlen yaşanan bazı sorunlar giderilemedi.

Okulların toplu taşımada her yıl tekrarlanan bir sorunu var.

Okul servis ücretleri netleşmiş değil…

Bazı firmalar keyfî fiyat uyguluyor.

Bakalım bu sorun nasıl çözülecek.

Bunun yanı sıra herkesin gözden kaçırdığı bir başka sorun ise öğrencilerin araçlarda ayakta yolculuk yapmaları.

Bir kere şunu kabul edelim:

Okul servisleri, öğrencileri düşük bir fiyattan götürmüyor.

Geçenlerde bir öğrenci velisi, çocuğunun serviste ayakta yolculuk etmesinden yakınıyordu.

Düşünün, öğrenci velisi belki de astronomik bir ücreti okul servisine ödüyor ama çocuğu, oturmak yerine ayakta okula gidiyor.

Bu durumu trafik ekiplerinin bilgisine sunuyoruz.

Eskiden trafik ekipleri yollarda denetimlere ağırlık verirdi, özellikle okul servislerine yönelik denetimleri aksatmazdı.

Öğrenci velisi haklı olarak sitem ediyordu:

“Çocuklarımızın eğitimlerini rahatlıkla yapabilmeleri için okul servis fiyatlarına hiç itiraz etmiyoruz ama araç içinde ayakta yolculuk etmesini içimize sindiremiyor ve nereye başvuracağımızı bilemiyoruz. Lütfen ilgili merciler bu konuda harekete geçsin. Biz ulaşım maliyetlerine katlanıyoruz ama ne yazık ki bazı firmalar böylesi bir ulaşım ile geleceğimiz olan çocuklarımıza eziyet ediyorlar.”

Kış mevsimindeyiz.

Bundan böyle toplu taşımacılıkta çileli günler de başlayacak gibi.

Özellikle sabah saatlerinde, mesai bitiminde Turgut Özal Bulvarı başta olmak üzere bazı güzergâhlarda araç kuyruğu vatandaşları canından bezdirecek.

Batman’ın BAT-RAY projesini konuştuğu şu günlerde, trafiğe soluk getirecek hafif raylı sistemin, nüfusu 700 bine ulaşan Batman’ın böyle bir projeye gereksin duyduğunu herkes tarafından dile getiriliyor.

Ancak bu işin uzun vadeli bir proje olduğunu da unutmayalım.

Toplu taşıma bir şehre ferahlık getirir.

Toplu taşıma etkinliği zayıflarsa, şehrin nefesi de daralır.

SANAT O SOKAKTA OLSUN

Ekim ayında festivaller ve fuarlar başlayacak.

Kuşkusuz son yıllarda Batman’da festivallerin adresi Kültür Mahallesi oldu.

Valilik ile Emniyet Müdürlüğü arasındaki Adalet Caddesi, 40 gün süreyle hem festival hem de fuarların yapıldığı yer oldu.

Festivaller sonbaharda kent merkezini canlı tutuyor.

Kimsenin buna itirazı yok.

Şimdi bu kimliği daha da güçlendirmenin en güzel yolu; sanatı halka, halkı da sanatın içine taşımak gerekiyor.

Tam 21 yıl önce eski Lise Caddesi’nde sanatsal etkinlikleri o bölgeye kaydırmak için örnek bir proje hayata geçirilmişti.

O sokaktan kültürel canlılığı taşımanın zamanı gelip geçiyor.

Özellikle sanatı artık bazı güzergâhlardan çıkarıp, adını taşıyan ‘Sanat Sokağı’ndaki yaşamın içine yerleştirmek gerekiyor.

Böyle bir çalışmayla o sokağın ruhu yeniden canlandırılabilir.

Batman’ın sosyal hayatına da yeni bir başlık atılmış olur:

‘Kültür mahallede, sanat sokakta…’

RAMAN RUHUYLA UYUMLU BİR FESTİVAL

1947’de kara altının keşfedildiği 1.200 rakımlı Raman’ı da festivallere katmak bir zenginlik olacaktır.

1940’lı yılların sonunda Raman Dağı’nda açık-kapalı sinema ve konserler, ilk petrolcüleri burada tutmuştu.

Aradan uzun yıllar geçse de artık kent merkezindeki festivalin bir ayağını, nostaljik ve tarihi bir ambiyans yaratması açısından bir-iki günlüğüne bile olsa Raman Dağı’na kaydırılabilir.

TPAO ve Tüpraş gibi kuruluşlar da Raman Dağı’na karşı ahde vefalarını yerine getirir ve Raman’ın ruhuna en çok yakışacak projelerden birini hayata geçirir.

Kara altının başkentine böyle anlamlı bir etkinlik farkındalık yaratır.

Bu öneri de bizden.

Böyle bir etkinliğin Raman’da da hayata geçirilmesi zor olmayacaktır.

Batman’daki festivalleri güçlendirmenin en güzel yollarından biri de kara altının dünden bugüne olan tarihsel sürecini gelecek kuşağa taşımak olacaktır.