Bu gezide öğrendim ki
Hasankeyf adı çok duyulmuş.
Yalnız güzergah olarak tarif şöyle;
Mardin;Midyat’ı gez ve kal.
Geçerken Hasankeyf’e uğra.
Anlayacağanız yol üstünde
Görülüp geçilip gidilecek yer.
Oysa ben Her Hasankeyf
söyleminde heyecanlanırım.

Geçmiş dönem
Batman günlerindeki
Hasankeyf hatıralarımda.
Her hafta gittiğimiz bir belde.
Zeynel Abidin Bey Türbesi’nin
yeşilliklerinde çocuklarla piknik.
Dicle sularına batmış
eski köprü ayakların yalayıp
nazlı nazlı akan Dicle,
nehirde yüzen kelekler,
ve çocuklar…
Sonra mağara evler,
Camilerin güzelliği,
Kaleye tırmanış,
Büyük, küçük saraylar.
Efsaneler.
Midyat’a giden
yol ayrımında kahveler,
çay molası.

Demir köprüde yürüyüş…
Belleklerimde kaldı.
Yıllarca görmediğim Hasankeyf.
Gece geç vakit ulaşabildik.
Eskinin “kayalar ve
mağaralarkenti”’ne.
Yani “HISN-I KEYFA” ve
bu günün HASANKEYF’ine.
Üniversitenin Uygulama Otelinde
bir geceleme.
Anladığım kadarı ile turizm
belde de emekleme döneminde.
Kaldığımız otelde her kişiye
bir el yüz havlusu bile yeterli değilmiş.
Görevliler de turizm farkındalığı yönünden
mesleki eğitimle eğitilmesi katkı sunabilir.
Geç vakit Ilısu baraj gölüne bakan
Kafelerde indik.
Koskocaman bir yapı.
Adı da içinden geçtik.
İçinde yüzlerce kırlangıç
yuva yapmış.
Hanmış.
Bu tarihi mekanda Hasankeyf Hanı
yapısını zihnimizin bir yerine oturtamadık.
Bu topraklardaki hanlara benzemiyordu.
Hem çevreye uyumsuz ve üstelik devasa.
Sabah erkenden
YENİ ARKEO-PARK ALANI
Hasankeyf yeni Arkeo-parkta
kısa bir gezinti.
Baraj kenarındaki oturma terasları
Seyirlik ve konser gibi açık hava
Toplantıları için düzenlenmiş belli.
Müzeyi ve barajdaki sandal sefasına
zaman ayıramadık.
Sonra elveda…
Daha önceden
yerinde gördüğüm yapılar
Artuklu Hamamı,
İmam Abdullah Zaviyesi ve
Zeynel Bey Türbesi ve
pek çok yapı taşınmış.
Yerleşim alanı da
Halka açılmış.
İki katlı,
özel mimari özelliği olmayan
tek düze evler.
Evlerin bazıları site belli.
Kel gibi duvarları ile
çepeçevre.
Dış cepheler gri.
Çevrenin hakim renk tonu
açık kahverengi gibi duruyor.
Minareler, karşı kayalıklar,
Türbelerin rengi öyle.
Hasankeyf’in de
bir renk ruhu olmalı.
Mesela kahverenginin tonları.
Misal; nasıl Mardin ve Midyat’ın
Bir taş işçiliği ruhu varsa…
ZEYNEL BEY TÜRBESİ
Herkesin dikkatini çeken
ilk yapı Zeynel Bey Türbesi.
1471 Otlukbeli savaşı.
Yavuz Selim ve
Akkoyunlu Hükümdarı
Uzun Hasan karşı karşıya.
Savaşta ölen oğul
Zeynel Bey hatırasına
inşa edilen yapı
çağlardan bu yana ayakta.
Anadolu Selçuklu şaheserlerine ve
Orta Asyada’daki
yapılara benzer.
Ne var ki tarihi eserlerimizin
tam kıymetini bilmiyoruz.
Zeynel Abidin Bey Türbesi
hemen korumaya alınmalı.
Gördüğüm manzara
merdivenlerden tırmanma,
renkli mozaikleri el sürmeler,
dokunmalar.
En azından yapıya
çıkılmaması için
koruyucu bir engel
yapılabilirse iyi olur.
Ayrıca Arkeo-park alanı
henüz şantiye görünümünde.
Yeni Hasankeyf’te öyle.
Yeme içme mekanlarında
fiyatlar çok yüksek.
Belki ki turizm tarifesi.
Her şey menü tarifesi üzerinden..
Sevindiren birkaç şey ise;
Öncelikle bölge insanının sıcaklığı,
dostluğu ve misafirperverliği.
Hiçbir şeye değişmem.
İş yerlerindeki insanların,
çalışan gençlerin samiyeti
hepimizi mutlu etti.
Üzüldüğüm ve vaktin
Uygunsuzluğundan,
grupdinamiği nedeni ile
çok sevdiğimiz dostlarla görüşememek.
Gazeteci Arif ve Barış üstadlar başta
Pek çok dostumuz haber almış sonradan
Sitem üstüne sitem.
Bu seferlik affınıza sığınıyorum.
Sizler,Batman ve Hasankeyf kalbimizde.
İkinci olarak;
Yetkililerin Hasan keyf’in tanıtılması,
yaşanacak bir yer olması için
elinden geleni yaptığından eminim.
Elbette her şey mümkün ama
imkan meselesi.
İmkansız değil.
Bir de Hasankeyf merkezli
çevre trekking ve
bisiklet yolları olsa ne iyi olur.
Mesela Batman Hasankeyf arasında
Raman dağlarını aşarak gidilebilen
Bir trekking güzergahı.
Hasankeyf merkezli Batman
veGerçüş istikametine
Midyat’a kadar uzanan bir
gidilip gelinen bir güzergah.
Mesela Gerçüş’e bir bağ ve
pekmez rotası neden olmasın.
Söylemesi kolay,
yapması zor diyeceksin ama,
ben de diyorum ki her şey
hayalle başlar.
Evet her şey yeni
Hasankeyf için
Next