Sağlık çalışanları ülke genelinde ektili olan bir eylemle seslerini hem kamuoyuna hem de hükümete iletmeye çalıştılar. Eylemin grev olması ve başarılı bir şekilde kamuoyunun desteğini de alarak gerçekleştirilmiş olması aslında karar vericileri konuya hassasiyetle yönlendirmiş olmalıdır. Ülkede böylesi sorunların çalışanları tehdit ederek çözümlenemeyeceğini hepimiz bilmek zorundayız.
Etkinliğin ilimiz ile ilgili bölümünü yerinde izleme şansına sahip olduk ülke demokrasi tarihine atılan başarılı bir imza olarak kabul edilmelidir. Demokratik bir ülkede insanlar çalıştıkları alalarla ilgili olarak belirlenen kuralların karar aşamasında dikkate alınmazlarsa elbette üretimden gelen güçler dahil olmak üzere ellerinden geleni yapacaklardır. Bu konuda hükümetin açıklamasını zaten dinledik. Tabipler konseyi de bir açıklamada bulundu açıklama aynen şöyle; “19-20 Nisan 2011 tarihinde; Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Türk Dişhekimleri Birliği (TDB), Türk Medikal Radyoteknoloji Derneği (TMRT-DER), Devrimci Sağlık İş Sendikası (DEV SAĞLIK İŞ), Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (TÜM RAD-DER), Sağlık Hizmetleri Sınıfı Çalışanları Derneği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanlarının Sözü (SÖZ-SEN), Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUD), Tıbbi Laboratuar Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği’nin çağrısıyla, Türkiye çapında hekimler ve sağlık çalışanları GöREV etkinliği düzenlediler.
Ülke çapında tüm sağlık çalışanları büyük bir coşku ve sağduyu ile bu eyleme destek verdiler. Üniversite hastaneleri, eğitim araştırma hastaneleri, devlet hastaneleri, aile sağlığı merkezleri (ASM) etkinliğe büyük bir çoğunlukla katıldılar. Adana, Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa, Antalya, Çanakkale, Eskişehir, Antep, Batman, Hakkari, Van, Tunceli, Hatay, Kocaeli, Bursa, Kırklareli, Manisa, Muğla, Aydın, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Mardin illerinde yüzde 100’e varan oranda katılım oldu. Diğer illerde de kısmi katılımlarla basın açıklamaları yapılarak GöREV etkinliği desteklendi. Halkımız da, acil durumlar dışında, ayaktan tanı ve tedavi hizmetlerine başvurmayarak çok ciddi bir destek verdi.
Türkiye’deki tüm sağlık çalışanlarını böylesi bir etkinliğe yönelten neydi?
30 bini aşkın sağlık çalışanı, 13 Mart’ta iş güvencesi, gelir güvencesi, can güvencesi, mesleki bağımsızlık talepleriyle Sıhhiye Meydanı’ndaydılar. Talepleri sadece kendileriyle ilgili değildi. Halkımız için de katkı/katılım payı ödemelerini gerektirmeyen, eşit, nitelikli, ücretsiz, erişilebilir sağlık hizmeti talep etmişlerdi. Bu taleplerin görünür kılınması ve hayata geçirilmesi için kararlılıkla, ısrarla, sağduyulu ve ağırbaşlı bir biçimde, tek bir hastaya zarar gelmemesine büyük özen göstererek, mücadeleye devam edeceğiz.
Öte yandan, GöREV etkinliğine katılan sağlık çalışanlarının bazı özel güvenlik görevlileri, hastane başhekimleri ve il sağlık müdürleri tarafından engellenmeye çalışıldığı; katılmama yönünde baskı uygulandığı ve tehdit edildiği de gelen bilgiler arasındadır. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının haklı taleplerini, hiç kimseye zarar vermeksizin, görünür kılma çabalarının engellenmesi kabul edilemez. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının haklı taleplerini ve mücadelesini destekleyen halkımıza şükranlarımızı sunar, bu desteğin yarın da süreciğine olan inancımızı belirtiriz.
Öte yandan, bu süreçte baskıya uğrayan bütün sağlık çalışanlarının her aşamada yanında olacağımızı ve bu baskıyı uygulayan meslektaşlarımızı dikkatle izlediğimizi duyururuz.”
Aslında başka söze gerek yok açıklama bir çok şeyi anlatıyor zaten..
Next