Yahya Kemal Beyatlı Lisesi’ne yapılan molotoflu saldırının yankıları devam ederken, Bağlar İlköğretim Okulu’na da Molotoflu saldırı düzenlendi. Öncelikle bu saldırıyı yapanları kınıyorum. Yaptıklarının bu şehrin ve bu halkın çocuklarına en büyük hıyanet olduğunu bilmelerini isterim.
            Ne demek okul yakmak? Hangi ideoloji, hangi düşünce yapısı böyle bir eylemi haklı ve mazur görebilir? Bunu yapanlar ancak ve ancak kendileri karanlıkta olduğu için başkalarının da karanlıkta olmasını arzulayan karanlık zihinli yaratıklardır.
            Bu eylem basite indirgenecek bir olay değildir. Bu eylemi yapanlar o okullarda okuyan binlerce öğrenciye ve ailesine eziyet çektirdiklerinin farkındalar mı? Kendi çocukları veya kardeşleri bu okullarda veya başka bir okulda okumuyorlar mı?
            “Bir okul açan, bin hapishane kapatır”, der Victor Hugo. Gerçekten de öyle değil mi? İlimin gerçek yol göstericiliğini bilen bir insan başkalarının hayatına kastedecek davranışlarda bulunabilir mi? Okumanın erdemine ulaşan bir insan ilim irfan yuvalarına en ufak bir saldırı da bulunabilir mi? Hiçbir felsefi düşünce mensuplarına okulları, ibadethaneleri, hastaneleri yakmayı, yıkmayı ve zarar vermeyi emretmez. Bu eylemi yapanlar hangi düşünceye sahip olurlarsa olsunlar, sahip oldukları düşüncenin yüzkarası temsilcilerinden başka bir şey değillerdir.
            Okullaşma oranının her geçen gün arttığı, okul binaları inşa etmede Cumhuriyet tarihinin rekorlarının kırıldığı bugünlerde, okullara saldırıda bulunmak yapılan bu çalışmalara ve bu ülke insanının alın teri ile kazanılan paraların yatırıma dönüştürülmesine bir hakarettir. Çünkü verilen bu zararlar devletin şahsında bütün halkımıza verilmektedir. Fert fert hepimiz bu saldırıları kınamalıyız. Yapanları adalete teslim etmek için elimizden gelen bütün gayreti göstermeliyiz.
EK DERSLER NE ZAMAN YATACAK?
            Her ayın 1. Günüde hak edilen öğretmenlerin ek ders ödemeleri bu ay sekiz gün geçmesine rağmen hala ödenmemiştir. Bu yazı yayınlandığında ek ders ödemeleri yapılmış olsa bile öğretmenlere bu alanda büyük bir haksızlık yapıldığını belirtmek gerekir.
            Yapılan yeni düzenleme ile Ziraat Bankası ve ödemeyi yapacak bankada belli bir süre bekletilen ücretler en geç her ayın 5’inde ödeniyordu. Bu ay her nedense hala ödemeler yapılmadı. Basından takip ettiğimiz kadarıyla da Milli Eğitim yetkililerinden ve sendikalardan bu konuda bir açıklama da yapılmamıştır.
            Bankaların ücretlilerin maaşları, ek dersleri, kredi kartlarıyla karlarına kar katması, buna karşılık bütün gelir-gider hesaplarını maaş ve alacağı ücrete göre düzenleyen ücretlileri mağdur etmeleri kabul edilebilir bir şey değildir. Bugün kredi borcu olmaya, ek hesabını kullanmak zorunda olmayan kaç öğretmen ve memur vardır? Zaten kıt kanaat geçinen ücretlilerin bir de ödemeleri geciktirilirse ne yapacak bu insanlar?
            Milli Eğitim yetkililerini, sendikaları ve bankaları bu konularda daha duyarlı olmalarını davet ediyorum. Lütfen insanlarımızın onuru ile oynamaktan vazgeçin.