Bu yıl gök yarıldı, bardaktan boşalırcasına yağışlara tanık oluyoruz. Doğal afet benzeri günlerin yaşandığı bir süreçteyiz. Arkadaşlarımız Batman Çayı üzerindeki köprünün bağlantı yollarının çöktüğü bölgede görüntü alırken, gözüm bir anda akarsu kenarındaki kirli manzaraya takıldı… Dayanılmaz kötü kokular da burun direğini kıracak seviyedeydi…

Şehir merkezinden gelip Batman Çayı kenarında biriken evsel atıkların yaydığı kötü koku aynı zamanda çevreyi yaşanılmaz hale getireceği bilinmelidir. DSİ, Batman Çayı’nda 30 kilometreyi bulan kanal projesini tamamlamak üzere. Daha önce il koordinasyon kurul toplantısında, bu örnek projeye de dikkat çekmiştik. Ama bu proje hayata geçirilirken yanı başında akan atık sular, çevre felaketinin habercisi gibi…

BALPINAR ÇEVRESİNİ TEHDİT EDEN ATIK SULAR

Birkaç yıl önce köşemde Batman Çayı’nda DSİ’nin kanal projesinden övgüyle söz etmiştim fakat önceki gün Batman Çayı kıyısındaki çevre felaketine yol açacak tabloyu görünce adeta şok oldum ve bu yergiyi yazmak zorunda kaldım.

Son yağışlarla birlikte diz boyunu bulan otlar, büyükbaş hayvan yetiştiricileri başta olmak üzere, çiftçiye ve kırsalda yaşayan hemen herkese güzel bir baharın başlangıcının müjdesini veriyordu.

Mera alanı olan o bölgeyi tehdit eden evsel atıklar ile lağım sularını görüntülerken yanımıza Balpınarlı bir besici yanaştı.

Yaklaşık 3 aydır mera alanında biriken atık sular, besiciler başta olmak üzere çevredeki sakinleri bayağı kaygılandırmış.

Neden kaygılanmasınlar ki…

Atık ve lağım sularının oluşturduğu gölet etrafa kötü kokular saçarak sağlığı tehdit ediyor.

Balpınar’ın o muhteşem mera alanını her gün biraz daha yok eden o atık sular çevre felaketini beraberinde getirdi.

Şu günlerde gerek Vali Ekrem Canalp, gerekse de Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, şehir girişini güzelleştirmeye yönelik projeleri hayata geçirdiği şu günlerde o manzara bu güzelliği bozuyor

O manzara şehir girişine hiç de iyi olmayan bir imaj bırakacak…

O yol güzergahındaki ilk tesis işletmecisi yanımıza yaklaşıp, sitem etmeye başladı;

“Ağabey siz gazetecisiniz galiba. Geçen hafta buraya tur operatörleri konuk oldu. Hasankeyf’e yolculuk yapacaklardı. 5 dakika oturup misafirimiz oldular ama burun direğini kıracak düzeydeki lağım sularının oluşturduğu kokudan fazla duramadan ayrılıp, gittiler.”

Bu durum bir anlamda turizme de bir darbedir.

Bu manzaranın o yol güzergahına yakışmadığını sadece biz değil, o güzergah sakinleri söylüyor.

Şehrin giriş imajının değiştirileceğine dair yeni projelerin hayata geçirildiği şu günlerde bu manzara şehir girişine çok olumsuz bir etki bırakıyor.

Batman Çayına Akan Kirli Su

ŞEHİR GİRİŞLERİNE DİKKAT

Batman Çayı’nda yaklaşık 30 km’lik kanalın mükemmel bir proje olduğunu yine belirtelim.

Batmanlılar yıllardır bu projenin hayata geçirilmesini istiyordu.

Batman Çayı havzasında binlerce dönüm alana yayılan akarsuyun kontrol altında tutulması kadar güzel bir şey olamaz.

Yukarıda da değindik, DSİ ilgili kurum ve kuruluşlarla harekete geçip, bu evsel atık ve sular için de bir projenin, henüz yaz gelmeden bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini hatırlatmış olalım…

Aksi takdirde Batman’ın seracılık bölgesi olan Balpınar ile çevresinin hem mera hem de verimli arazilerini yok edecek.

Balpınar’da oturan birçok sakini tanıyoruz, biliyoruz.

Daha önce Balpınar, yeşilliği ve verimli arazileriyle Batman’ın nefes alan yerleşim bölgesiydi.

Bahar ayları geldi mi Balpınar ile çevresindeki bereketli topraklara baktığınızda farklı otlardan mis gibi koku gelirdi.

Şimdi ise lağım suları ile evsel atıkların yavaş yavaş yuttuğu o topraklardan artık dayanılmaz kötü kokular yayılıyor.

7000 nüfuslu Balpınar beldesinde geçimini tarım ve hayvancılıkla yapan aileler… 500-600’e yakın sera alanı…

Bu yıl seralara yeni alanlar da eklenmiş.

Binlerce insanın geçim kaynağı olan bu alanın lağım suları ile evsel atıklara terk edilmemesi için herkese düşen sorumluluklar var.

Biz o tarım ürünleri deposu olarak bilinen Balpınar’da çevre felaketine yol açan evsel atıklar ile lağım sularına değinirken, doğayı koruyacak, çevreye zarar vermemesine dikkat çekiyoruz.

**************

Metin Güneş-6

GÜNEŞ’E TEBRİK YAĞDI
Batmanlı iş insanı dostum, arkadaşım Metin Güneş’in Batman Petrolspor’a 20 yıllığına bağışladığı araç muayene istasyonu projesine yönelik haberimiz, büyük yankı uyandırdı.

Daha önce arkadaşım Güneş, bu projeyi ilk benimle paylaşmıştı.

Batman Petrolspor’un gizli kahramanı iş insanı Muzaffer Nasıroğlu’nun bilgisi dahilinde bu proje gelişti ama bazı çevreler neredeyse kendilerine mal edecek bir hava oluşturunca biz de doğrusunu okurlarımızla paylaşmayı bir görev bildik.

Haftanın ilk gününde Çağdaş’ın sürmanşetine gelen sayısız yorumlardan birkaç taneyi sizlerle paylaşmak da bir görev.

Bakın Güneş’e gelen sayısız mesajlardan bir kaçı;

Mert Demir; “Tebrik ederim. Batmanlı iş insanları umarım örnek alırlar Metin Beyi. Allah yolunu açık etsin.”

Hakkı; “Batman’daki araç muayene istasyonunda kalite yoktu. Vatandaşın doğru dürüst bekleyecek yeri de yoktu. İnşallah bunları da yaparlar ve Batman’a yakışır bir araç muayene istasyonu olur.”

Hasan; “İnşallah bu bağış ile beraber istasyon daha da gelişir, teknolojik imkanlara kavuşur. Batman halkının burada beklerken çektiği çile sona erer.”

Metin Akın: “Canı gönülden teşekkür ederiz sayın Metin Güneş’e, helal olsun gerçekten hayırsever bir insandır, saygılarımla arz ederiz.”

Gök Mavi: “İşte böyle, yıllarca bu şehre, bu takıma büyük haksızlıklar yapıldı. Yok yani bize ne Beşiktaş’tan, Kocaelispor’dan, üç büyüklerden, ondan bundan… Oysa memleket takımına maddi manevi destek vermek onur meselesidir….”

Muzaffer Geçit: “Batman’da böyle iş insanları Batman Petrolspor’a böyle yardım ederlerse artık Süper Lig’e rahatlıkla mücadele eder ve çıkar.”

Yarın da bu konuyu biraz daha açacağız okurlarımıza.

Sağlıkla kalın, Çağdaş’la kalın…