Hafta başında sizlerle 2006 Ekim’in son gününde yaşadığımız o acı sel felaketini paylaşmıştık. Ekim’in sonu gelince hep o günü, ürpertiyle anımsıyorum. Son yıllarda ise Ekim ayı Batman’da farklı aktivitelerin, farklı etkinliklerin olduğu bir aya dönüştü…

İki festival geride kaldı. Kitap fuarı yerini hafta başında Gastronomi Festivali’ne bırakacak. Kitap fuarı bu yıl, hafta boyunca adeta bir şölen alanına döndü. Yazarlar stantlarda ve söyleşi mekânlarında okurlarla buluştu, sohbetlere katıldı. Yazar ve şairlerle birlikte olma şansı yakalandı. Haliyle merak edilenler de soruldu. Bugün fuarın son gününde ben ve diğer yazarlar, son kez okurlarla bir araya gelip fuara veda edeceğiz…

EKİM’İ GERİDE BIRAKIRKEN

Ekim sonunun unutulmayan o günü ve kitap fuarında buluşacağımız son gün bugün.

Bazı günler yumru olur, gelir yüreğinin üstüne oturur ve sıkar boğazını; nefes almakta zorlanırsın.

Ben de 2006 yılındaki Ekim’in son gününü unutamıyorum hiç…

O gün, o balçık içinden çıkarılan 11 cansız bedeni görmek, o ana şahitlik etmek, onulmaz bir yara gibi hatırlandıkça acıtacaktır canımı her zaman.

31 Ekim ile 1 Kasım tarihleri arasında İluh taşmıştı.

Karşıyaka ve çevresindeki o vahim manzara bizde derin bir iz bıraktı.

Son yıllarda o acının yaşandığı yerlerde artık yeşil alanlar, parklar ve yeni güzergâhlar var.

Habip Başkan Parkı’nın olduğu alanda tam 19 yıl önce foto muhabiri Reşat Yiğiz arkadaşımızın çektiği kare hâlâ masamın üzerinde duruyor.

Henüz çocukluğunu yaşayamayan üç kardeşin, enkaz altında yarı çamur içindeki cansız bedenlerinin manzarası kolay kolay gözümün önünden silinmeyecek.

Elbette o acıları her yılın 31 Ekim tarihi geldiğinde hatırlayacağız.

O sel felaketinden geç de olsa ders aldık artık.

O derenin etrafındaki yapılar ve çevresindeki mahallede oturanlar artık kendilerini güvende hissetmeliydi.

Yerel yönetimin son yıllarda o bölgeye, kentsel dönüşüm projesi kapsamında kazandırdığı yeni bulvar ve yeşil alanlar tartışılmaz.

O felaketi yaşayan aileler, projenin hayata geçirilmesinden bir hayli mutlu.

Az da olsa o günün acı izlerini sildiği için buruk bir sevinç içindeler.

Geçen gün geçtiğim İluh Bulvarı’nda karşılaştığım bir semt sakininin yüz ifadesi görülmeye değerdi:

“Ağabey, siz burayı çok yazıp gündemde tuttunuz. Olması gereken proje hayata geçirildikten sonra rahat bir nefes aldık. Eskiden kış mevsimi gelince, özellikle sel felaketinden sonra burayı terk ederdik. Şimdi yeni bulvar ve derenin güvenli hale getirilmesiyle dere daha güvenli hale geldi. Keşke bu proje yıllar önce yapılabilseydi. Yine de emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.”

KİTAP FUARINDA SON KEZ OKURLARLA BİRLİKTEYİZ

Kitap fuarı neredeyse bir haftadır Batmanlılara kitap sayfalarındaki sıcaklıkla şölen sundu.

Karanlık erken saatlerde çöküyor, hava soğuyor ama kitap kurtları fuar alanını terk etmiyor.

Yazarlar, stantlarda ve özel söyleşi alanında okurlarla kısa sohbetler yaptılar.

Yazar ve şairlere sorular soruldu.

Fikir alındı, kitaplar imzalatıldı, uzun kuyruklarda yeni dostluklar edinildi.

Her bir yazarın mutlaka hayranları vardı.

Yazarlarla fotoğraf çekilerek onları anılar denizindeki sıcaklığa yerleştirdiler.

Benim açımdan da fuar, dostlarla buluşmak anlamına geliyor.

Geçenlerde standımıza gelen Cumhuriyet Başsavcısı Enver Eroğlu ile futbolu konuştuk.

Beyefendi ve mütevazılığıyla bilinen Batman Cumhuriyet Başsavcısı Eroğlu, aynı zamanda bölgemizin eski futbol takımlarından birinde forma da giymiş.

Kemal Tarhan ağabeyimizle birlikte Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Eroğlu ile o sohbetimiz paha biçilemezdi.

Bazı eğitimci dostlarımızla bir araya geldik.

O eski günlerin, eğitimin kısıtlı olduğu dönemlerinde büyük başarılara imza atan Batmanlı bazı eski yazarları konuştuk.

Belçika ve Almanya’dan Batman’a gelen bazı dostlarımızı da stantlarımızda ağırladık. Her şey o kadar içten ve samimiydi ki anlatılamaz.

Özellikle liseli gençler ve bazı okurların standımızın önünde kuyruk oluşturması bizi o kadar mutlu etti ki…

Okurlar için yazarından imzalı kitabın değeri paha biçilmezdir.

Kitap fuarında kitaplar çok da pahalı değildi.

Kitap almak isteyen, istediği eseri de aldığına inanıyorum.

BİR DE KÜLTÜR YOLU YÖNÜNÜ BU ŞEHRE ÇEVİRSE…

Batman, 8 yıldır fuar ve festivaller düzenleyen bir şehir.

Pazar günü kitap fuarı son bulacak.

Bu kez festivalin adı Gastronomi…

Sokak lezzetlerinden tutun da yöreye özgü yemekler bu alanda sizi bekleyecek.

Damak tadı almak ve mide şöleni yaşamak isteyenleri önümüzdeki hafta bu alanda göreceğiz.

Yukarıda da değindiğimiz fuarlarla birlikte belki de tüm fuarları içine alacak Kültür Yolu Projesi kapsamına önümüzdeki yıllarda Batman’ın alınması, bu festivallerin şehrin sınırlarının ötesine geçmesi demek olacak.

Kültür Yolu Projesi, sadece bir alana sıkıştırılması değil, şehrin bütün noktalarına yayılması demektir.

Bu kapsam sanat ve kültür anlamında bir bütün olarak sergi, konser, söyleşi, panel, tiyatro, sokak müzisyenleri ve gastronomi etkinliklerini kapsayacaktır.

Belki de Batman’ın tarihi Gar’ında kültür-sanat sergileri ve etkinlikleri de olacak.

1940 ve 50’li yıllarda ülkenin ilk başbakan ve devlet bakanlarının ayak izlerinin olduğu tarihi Batman Garı’nın bahçesi, tarihin sanat ve kültürle buluşabileceği en ideal yer olduğunu belirtmeliyiz.

Tabii, oradaki ağaçların gölgesinin huzur vereceğini de eklemiş olalım.

Kültür Yolu Batman’a yönünü çevirirse önümüzdeki yıllarda sergilerin yegâne alanı burası olacak belki de.

Bu yıl Batman’daki festival ve fuarların yanı sıra ilçelerdeki festivaller de göz kamaştırıcıydı.

Özellikle Hasankeyf, Gercüş ve Beşiri’deki festivaller hiç de küçümsenmeyecek etkinliklerdi.

İlçe sakinleri, yılda bir defa yapılan o fuarlarda bir araya gelip zevkli anlar yaşadı. Organik ürünleri alma imkânı buldu.

Özetle; memleketin fuar ve festivalleri, çok yorgun olan bölgemize rahat ve huzurlu bir soluk getirdiğini belirtmeden geçmeyelim.

Sağlıkla kalın.