12 Haziranda yapılacak olan genel seçimlerde ilimizi temsil etmek için seçimlerde yarışacak adayların isimleri netleşti.
Bu netleşmeleri değişik noktalardan okumanın anlamlı olacağı muhakkak ama listelerin çok da insanı ters köşeye yatıran cinsten olmadığı aşikar.
AKP’nin iki milletvekilini bir kenara koyarak Mehmet Şimşek ile seçime katılma manevrasını anlamlı bulmak gerekmektedir. Ziver Özdemire ikinci sırada verilen şans ise ahde vefanın bir örneği olarak görülmelidir.
Başka bir anlamı ile de “gücün varsa seçil de gel denildi” sayılır.
Değişim ve dönüşümün iyi algılanması gerektiği her defasında söylense de anlaşılan değişim ve dönüşüm belirlenmiş olan isimlerin sıralama veya yerleri konusunda bir anlamlandırma ile neticeleniyor.
BDP seçime girecek adaylarını değiştirmedi. Yani ben memnunum dedi ve listeye Bengi Yıldız ve Ayla Akat Ata ile devam dedi. Sorgularsanız temayül yoklamasındaki açık farkı da hemen önünüze koyacaklardır. Sonuçlara bir şey demek de mümkün olmaz tabi. Zaten bu partiden kimsenin aday adayı olmaması gerektiğini ilk günden itibaren ısrarla yazan ve söyleyenlerdeniz. Bırakın sonucun değişmesini sorumluluğun gereği olarak da eğer bu seçim sonuçlarından sonra parlamentodan bir çözüm çıkmasını bekliyorsak bu partinin kurmaylarının kimi istiyorsa seçme hakkını vermek gerektiğini belirtiyoruz. Bunun da bir şartı var tabi. Bundan sonraki seçimlerde artık parti politikalarının gereği olarak da tabanı serbest bırakmaları şartıyla. Seçimde parlamentoya gidecek olan her iki adaya da kolay gelsin diyelim.
AKP de yaşanan depreme gelince. Temayül yoklamasını sonuçlarına göre tavır alınmayacağı daha ilk gününde beliydi. Nitekim de öyle oldu. Milletvekillerinin yoklamaya alınmaması bu konudaki ilk işareti vermişti. Bizim için olmasa bile AKP de aday adayı olan birçok ismin bu kararlaşma sonucunda şok olduğunu belirtmek gerekmektedir.
Ve CHP deki sürpriz olmayan durum. Yani Faris Özdemir faktörü. Geçen hafta yaptığımız bir yorumda Faris Özdemirin CHP’den aday olması durumunda durumun kritikleşeceğini belirtmiştik. Faris özdemir bu seçimde geçen seçimlerde serbest bıraktığı tabanını toparlamaya çalışacak. Faris Özdemirin Batmanda bir tabana sahip olduğunu herkes kabul etmek durumunda. Geçen seçimlerde bu tabanın bir bölümü BDP’ye oy vermişti. Diğer bölüm ise AKP’ye gitmişti. Yani isteyen istediği gibi dağılma özelliği göstermişti. Bu seçimde hem BDP tabanına yönelik serbest bıraktığı hemde AKP’ye verdiği oylarını toparlamaya çalışacak. Ancak bu cephede olay sadece dağılan oyların toparlanmasından ibaret olmayacak.
Yüksek olasılıkla CHP bayrağı altında AKP ve daha evvel siyaset yaptığı bazı adaylarla bir de siyaseten hesaplaşma evresi görülecektir. Kimin dost kimin olmadığı yoklanacaktır. Sürekli Sağ kulvarda siyaset yaptığı halde ilk kez sol (Ki CHP’nin solculuğu kalmışsa) kulvarda siyaset yapacaktır. Bu durumu sadece Faris Özdemirin milletvekili olma istediğine yorumlamamak lazım. Onun için seçilmekten ziyade ilkelerin de önemli olduğunu biliyoruz. Böyle bir değişiklik kararı almış ise iyice değerlendirmek gerektiğini hatırlatmak da bizden olsun diyoruz.
Bu seçimin sonucunda artık merak konusu olan şey hangi Özdemirin milletvekili olacağıdır.
Faris Özdemir mi?
Ziver Özdemir mi?