Batman’da kurum yöneticileri zaman zaman kendilerini dev aynasında görebilmekteler. Bunun sebebi de bir şekilde kurumun başına geçebilmiş olmalarındandır. Ama Batman Çağdaş Gazetesi olduğu müddetçe özgür basın halkın sorunlarının üzerine cesaretle gitmeye devam edecektir. Bunun son örneğini Sağlık Bakanının azarlamış olduğu görme engelli vatandaşımızın haberini yaygın medyaya taşımamız ve sonunda da Recep Akdağ’ın özründe görebilirsiniz. Hiç kimse ama hiç kimse yapmış olduğu kepazeliğin hesabını vermeme özgürlüğüne sahip değildir.
Bugün yakın markajımıza iki kurumu alacağız.
TPAO MÜDÜR SAYIN ÇALIK
Ekipleriniz bir taraftan petrol arama çalışmaları yaparken öte yandan doğanın dengesini koruyucu tedbirler alamaz mı? Çevre Gönüllüleri Dernek Başkanı Sayın Argünağa’nın bir yazısından alıntı;
Gördüklerim karşısında gözlerime inanamadım. Gündoğdu köyü ve Dovan mezrası sakinleri imdat çağrılarında son derece haklıydılar…
Sarp kayaların bulunduğu dağın tam zirvesindeki sondaj kuyusu uzaktan bile dikkat çekiyordu. Dağın aşağı eteğinde bulunan köyün kaynak suyu resmen pislik akıyordu. Köylüler için en büyük nimet olan kaynak suyunun bir damlasını bile içmek mümkün değildi…
Normalde pırıl pırıl ve tertemiz olan buz gibi kaynak suyunun sondaj çalışmalarının ikinci gününde kirli akmaya başladığını belirten köylülerden Sayın A.Menaf Köse, Enver Kurt, İlham Kurt ve A. Halim Köse, ektikleri sebzeleri gösteriyordu. Bir mühendisin kendilerine bu suyu kesinlikle hem kendilerinin, hem de hayvanlarının içmemesi konusunda uyardığını belirten köylüler, 52 hanenin göç etme aşamasına geldiğini belirtiyordu. Kimsenin uyarısına gerek yoktu, çünkü su zaten içilmekten uzaktı. Çamur gibi akan, köpükler saçan, bahçelerdeki ekili sebzelere verdiği zarar aşikâr olan o kaynak suyunu kim içebilirdi ki?
. Edirne’de petrol arama çalışmaları yürüten TPAO’nun, “Sondaj faaliyetleri sonucu oluşan atıkların toplandığı Mud-pit’lerde geçirimsizliğin sağlanması ile yeraltı suyunun ve toprağın kirlenmesinin önlenmek için mud-pit’lerin içinin geomembran ile kaplanması veya betonlanması(kaynak: geopet energy)” tedbirini aldığı, Batman’da ise bunu yapmadığını biliyoruz. TMMOB’un sempozyumunda bu gerçeği TPAO Genel Müdürlüğü adına katılan bayan mühendis itiraf etmişti. TPAO’nun Dodan sahasındaki 19 M Lokasyon kuyusu kaynaklı kirlilik yüzünden 52 hanelik köyün ve mezranın asırlık kaynak sularının çamur, köpük ve toz şeklinde aktığını, perişan olduklarını belirten köylüler, yardım talebinde bulunmuşlar.
Sevgili Dostum Hasan Argünağa olmasaydı kim bilir bu çevre felaketinden hiç birimiz haberdar olmayacaktık. Yazık günah değil mi?
Edirne’de çalışmalar yaparken her türlü tedbiri alacaksınız ama iş Batman olduğu zaman çevre felaketlerini yaşatacaksınız, bu olur iş mi?
TPAO Müdürü Sayın Çalık çalışmalarını yaparken çevre bilincini ön plana almalı ve yüklenmiş olduğu sorumlulukları yerine getirebilmelidir. Çünkü bu kurum Batman’da insanları ve doğayı hiç sayıyor. Ya görevini doğru dürüst yapacaksın ya da bırakıp gideceksin ki bu işi hakkıyla yapan birileri bu sorumluluğu üstlensin. İnsana ve doğaya saygısızlık gibi bir lüksünüz yok. Öyle bahar şenliği, uçurtma şenliği ile göz boyaması olmuyor.
TEDAŞ VE YARIM METRELİK ENERJİ TELLERİ
Yakın markaja alınan ikinci kurum TEDAŞ. Kardeş Gazetemiz Petrol Gazetesinin haberinde şunlar yazılıydı;
Kozluk’un Bekirhan Beldesinin Ulaşlı-Tomurcuk mezrasında ana okul öğrencisi 6 yaşındaki Faruk Acar, yüksekliği insan boyunu bile geçmeyen elektrik kablosuna çarparak ağır yaralandı. Vücudunun büyük bölümü feci şekilde yanan Faruk Acar uçakla İstanbul-Kartal Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Olayın ardından konuşan küçük Faruk’un babası ilhan Acar TEDAŞ ve Enerji Bakanlığından davacı olduklarını açıkladı. 6 çocuk babası Acar, Maalesef burada insan hayatı ucuz. Mezra yakınında geçen elektrik hatlarının yere yakın olduğunu TEDAŞ yetkililerine iletmemede rağmen hiçbir önlem alınmadı. Eğer hatlar biraz daha yüksek olsaydı, Faruk’un başına böyle bir olay gelmeyecekti. Yetkililer ile Enerji Bakanlığından davacıyız.
Evet, sevgili okurlar, maalesef yarım metrelik enerji telleri bir tek bizim bölgede var, herhalde. Kıta Afrika’sında bile böyle bir sorumsuzluk, bir ilkellik devlet yetkilileri tarafından yapılabiliyor mudur, bilemiyorum?
Fotoğrafına baktığınızda mini mini bir erkek çocuğunun gülümseyen resmini görürsünüz. Ancak o çocuk, resmi yetkililerin sorumsuzluğu sayesinde ölüm ile yaşam arasındaki o ince çizgide gidip geliyor.
2011 çağında böylesi ölümler ve böylesi çevre felaketlerinin yaşanmaması gerekiyordu. Ama burası Batman ve ne yazık ki kurum müdürleri kimseye hesap vermemenin özgürlüğünü yaşıyorlar. Hükümet yetkililerinden vazgeçtim, çünkü kurumlardaki kişiler kendileri tarafından atandı. Savcılardan ve duyarlı STK’lardan vazgeçmedim. İnanıyorum birileri bu gidişata dur diyecek. İnanmak istiyorum ki bu kurum müdürlerini, birileri yaptıklarından ötürü hesaba çekecek. En azından böyle inanmak istiyorum.
Next